Çalışma, 15 terapi kedisi üzerinde uygulandı. Kediler bir odaya sırasıyla sahipleriyle, yabancı biriyle, her ikisiyle ya da tek başlarına bırakıldı. Sonuçlara göre kediler, sahiplerine yabancılardan daha fazla yakınlık göstermedi. Odaya giren kişiyi karşılama, yanında kalma ya da stres anında ona yönelme davranışlarında da anlamlı fark gözlenmedi.
Araştırmanın bulguları Applied Animal Behaviour Science dergisinde yayımlandı.
“Kedi-sahip bağlanmasına dair işaret yok”
Çalışmayı yürüten araştırmacılardan Peter Pongracz, kedilerin insanlarla iyi geçinebildiğini ancak güvenlik ya da yardım için insanlara bağımlı olmadığını belirtti. Pongracz’a göre köpekler sahiplerini bir “güvenli liman” ve “güvenli üs” olarak görürken, kediler için durum farklı.
Deneyde, hayvan davranış araştırmalarında sık kullanılan “yabancı durum testi” uygulandı. Bu test, köpeklerde çocuk-ebeveyn benzeri bir bağlanma ilişkisi olduğunu göstermişti. Kedilerde ise benzer bir bağlanma modeli tespit edilmedi.
Bağlanma göstergeleri arasında kedinin sahibiyle bir metre mesafede kalması, onu izlemesi ve ortamı keşfederken ona referans vermesi gibi davranışlar yer aldı. Aynı ölçütler yabancı kişi için de uygulandı. Bulgular, kedilerin sahibiyle yabancı arasında belirgin bir tercih yapmadığını ortaya koydu.
Stres ve ayrılık davranışları
Araştırmacılar, sahibin odadan ayrılması halinde kaygı belirtilerini de inceledi. Sandalyenin altına saklanma ya da kapıya yönelme gibi davranışlarda, sahip ile yabancı arasında anlamlı fark görülmedi. Kediler, yabancı birini de sahipleri kadar kabul edebildi.
Pongracz, kedilerin binlerce yıllık insan-kedi birlikteliğini, ev ve çiftliklerde bol bulunan kemirgenlere erişimle açıklıyor. Ona göre kediler insanlar sayesinde avantaj elde etti ancak köpeklerde görülen düzeyde bir bağımlılık geliştirmedi.
Araştırma, kedilerle insanlar arasında dostane ilişkilerin mümkün olduğunu ancak bu ilişkinin köpeklerdeki gibi güçlü bir bağımlılık içermediğini ortaya koyuyor.
Kaynak: Gazete Oksijen
