14 Mart 2026, Cumartesi
Haber Giriş: 14.03.2026 09:34 | Son Güncelleme: 14.03.2026 12:03

2020'de yazdı, 2026'da gerçek oldu: ABD Savaş Bakanı Pete Hegseth'in ajandası ortaya çıktı

ABD Savunma Bakanı Pete Hegseth, İran ile devam eden savaşı dini bir çerçevede değerlendirerek ABD'nin bir "Hristiyan ulusu" olduğunu savundu. 2020’de kaleme aldığı kitabındaki görüşlerini Pentagon doktrinine taşıyan Hegseth, orduyu "iman cephaneliği" olarak tanımladı
2020'de yazdı, 2026'da gerçek oldu: ABD Savaş Bakanı Pete Hegseth'in ajandası ortaya çıktı
A+ Yazı Boyutunu Büyüt A- Yazı Boyutunu Küçült

ABD’nin İran’a karşı yürüttüğü savaş sürerken, Savunma Bakanı Pete Hegseth’in dini söylemleri tartışma yaratıyor. Hegseth, ABD ordusunun gücünü “Tanrı’nın koruması” ile ilişkilendirirken, geçmişte yazdığı kitap ve açıklamaları ABD’nin kendisini “Hristiyan bir ulus” olarak gördüğü yönündeki görüşleri yeniden gündeme taşıdı.

CBS News’e verdiği ve pazar günü yayımlanan röportajda konuşan Hegseth, ABD’nin İran karşısındaki kararlılığının ilahi bir destekle güçlendiğini şu sözlerle anlattı:

Yetkinliklerimiz daha iyi. İrademiz daha güçlü. Askerlerimiz daha iyi. Her şeye kadir Tanrı’nın takdiri askerlerimizi koruyor ve biz bu göreve bağlıyız

Röportaj sırasında gazeteci Major Garrett, Hegseth’e savaşa dini bir perspektiften bakıp bakmadığını sordu.

Hegseth, İran için şu ifadeleri kullandı:

“Biz nükleer kapasiteyi dini bir kıyamet senaryosu için isteyen dini fanatiklerle savaşıyoruz.”

ABD askerlerinin zor zamanlarda “Tanrı ile bağ kurmaya ihtiyaç duyduğunu” da sözlerine ekledi.

Pentagon’da İncil’den savaş ayeti

Hegseth, birkaç gün sonra Pentagon’daki basın toplantısında İncil’den bir ayet okudu. Hegseth uzun süredir ABD’nin bir “Hristiyan ulusu” olarak tanımlanması gerektiğini savunuyor.

Son olarak National Prayer Breakfast etkinliğinde yaptığı konuşmada şu ifadeleri kullandı:

“Amerika bir Hristiyan ulusu olarak kuruldu. DNA’sında hala Hristiyanlık var, eğer bunu koruyabilirsek.”

Hegseth ayrıca ABD’nin yalnızca özgürlük “cephaneliği” ile değil, aynı zamanda “iman cephaneliği” ile de donanmış olduğunu söyledi.

Göğsündeki dövmeler tartışma konusu

Hegseth’in göğsünde bulunan ve Haçlı Seferleri ile ilişkilendirilen “Kudüs Haçı” dövmesi de geçmişte tartışma yaratmıştı. Bu dövmenin, 2021’de Joe Biden’ın başkanlık yemin töreninde görev alacak birliğin güvenlik detayından çıkarılmasına yol açtığını söylemişti.

Ayrıca vücudunda Latince “Tanrı böyle istiyor” anlamına gelen “Deus Vult” ifadesi de dövme olarak bulunuyor. Bu slogan, Haçlı seferleri sırasında Hristiyan şövalyelerin kullandığı bir çağrı olarak biliniyor.

“21. yüzyılın haçlı seferi” benzetmesi

Hegseth, 2020 yılında yayımlanan American Crusade adlı kitabında ABD’nin yeni bir “haçlı seferi anı” ile karşı karşıya olduğunu savunmuştu.

Kitabında şu ifadeleri kullandı:

“Biz savaşmak istemiyoruz ama bin yıl önceki Hristiyan kardeşlerimiz gibi savaşmak zorundayız.”

Hegseth ayrıca ABD’nin İsrail ile birlikte hareket ederek İslamcı hareketlere karşı mücadele etmesi gerektiğini savunuyor.

İslam hakkında sert görüşler

Kitapta yer alan başka bir bölümde Hegseth, İslam’ın tarih boyunca düşmanlarıyla savaş halinde olduğunu iddia ediyor.

“Amerikalılar İslam’ın bir barış dini olduğu yanılgısıyla yaşamaya devam ettikçe görevimiz daha da zorlaşacak” ifadelerini kullanıyor.

ABD yönetimi ise İran ile mevcut çatışmanın kökenini 1979’daki İran Devrimi'ne dayandırıyor.

Pentagon’da dini vurguyu artırma girişimi

Hegseth, savaş başlamadan önce Pentagon’da dini unsurları güçlendirme girişimleri de başlatmıştı.

ABD ordusundaki askeri papazlar için hazırlanan rehberin yeniden yazılmasını isteyen Hegseth, ordunun “seküler hümanizm” nedeniyle inançlı askerleri yabancılaştırdığını savundu.

Ayrıca Pentagon genelinde yayımlanan aylık dua programı başlattı. Şubat ayında ise Hristiyan milliyetçiliği görüşleriyle tanınan papaz Doug Wilson’ı ABD askerlerine konuşma yapmak üzere davet etti.

Askerlerden şikayetler

Military Religious Freedom Foundation adlı sivil toplum kuruluşu, savaşın başlamasından sonra askeri personelden çok sayıda şikayet aldığını açıkladı.

Kuruluşun kurucusu Mikey Weinstein, bazı askerlerin İran savaşının İncil’deki kıyamet kehanetleriyle ilişkilendirildiğini söyleyen komutanlardan rahatsızlık duyduğunu iddia etti.

Weinstein, Hegseth’in söyleminin Müslüman dünyasında ABD’nin yeni bir “haçlı seferi” başlattığı algısını güçlendirebileceğini belirtti.

“Hristiyan Siyonist” kimliği

Geçen yıl Senato’daki onay oturumunda Arkansas senatörü Tom Cotton, Hegseth’e kendisini “Hristiyan Siyonist” olarak görüp görmediğini sordu.

Hegseth ise şu yanıtı verdi:

“Ben bir Hristiyanım ve İsrail devletini güçlü biçimde destekliyorum. ABD’nin İsrail’in yanında durması gerektiğine inanıyorum.”

Bu görüş, Yahudilerin Orta Doğu’da kendi devletlerini kurma hakkını savunan Siyonizm anlayışının, İncil’deki kehanetlerle bağlantılı olduğuna inanan Hristiyan yorumuyla ilişkilendiriliyor.

“Amerikan istisnacılığı” ve dini milliyetçilik

University of Oklahoma’da siyaset ve din profesörü olan Allyson Shortle, Hegseth’in yaklaşımının Amerikan istisnacılığı ve Hristiyan milliyetçiliğiyle bağlantılı olduğunu söylüyor.

Shortle’a göre bu düşünce, ABD’yi diğer toplumlardan farklı ve ahlaki bir mücadele içinde gören bir anlayışa dayanıyor.

Araştırmalara göre Amerikalıların yaklaşık yarısı, ABD’nin Tanrı tarafından ilham alınarak kurulduğu fikrini içeren bazı Hristiyan milliyetçi görüşleri destekliyor.

Hegseth ise kendisine yönelik eleştirilere kitabında şu sözlerle yanıt veriyor:

“İsa bize diğer yanağımızı çevirmemizi söyledi. Ama o sırada bir savunma bakanına tavsiye vermiyordu.”

Kaynak: Gazete Oksijen