13 Mayıs 2026, Çarşamba
Gece Modu Gece Modu Gündüz Modu Gündüz Modu
Haber Giriş: 13.05.2026 15:20 | Son Güncelleme: 13.05.2026 15:28

Elektrik kesintileri ada ekonomisini felç etti: Küba, Çin desteğiyle tarihi bir güneş enerjisi dönüşümü yaşıyor

Küba, ağırlaşan enerji krizi ve ülke çapındaki elektrik kesintileriyle mücadele ederken Çin destekli güneş enerjisi yatırımlarını hızlandırdı. ABD’nin Venezuela petrolünü kesmesi ve diğer tedarikçilere baskı yapması sonrası ada ülkesi onlarca yeni güneş parkı kurdu
Küba'nın başkenti Havana'da bina çatılarında güneş enerjisi panelleri. (Fotoğraf: Shutterstock)
Küba'nın başkenti Havana'da bina çatılarında güneş enerjisi panelleri. (Fotoğraf: Shutterstock)
A+ Yazı Boyutunu Büyüt A- Yazı Boyutunu Küçült

Küba, son yılların en ağır enerji krizlerinden birini yaşarken ülke genelindeki elektrik kesintileri ada ekonomisini felç etti. Ancak uzmanlara göre ABD’nin enerji tedarikine yönelik baskıları, aynı zamanda Çin destekli büyük bir yenilenebilir enerji dönüşümünü hızlandırıyor.

CNN International tarafından aktarılan enerji düşünce kuruluşu Ember’ın verilerine göre Küba, son bir yılda dünyanın en hızlı güneş enerjisi dönüşümlerinden birini gerçekleştirmeye başladı. Çin’den yapılan güneş paneli ve batarya ithalatı hızla artarken Çin yatırımlarıyla ülke genelinde onlarca güneş enerjisi santrali kuruldu.

Buna rağmen ülke hala büyük ölçüde fosil yakıtlara bağımlı. Uzmanlar, ABD’nin uyguladığı ekonomik baskının ve petrol tedarikini hedef alan adımlarının Havana yönetimini yenilenebilir enerjiye yönelmeye zorladığını belirtiyor.

ABD-İngiltere merkezli araştırma kuruluşu Transition Security Project’ten ekonomist Kevin Cashman’a göre yenilenebilir enerji yatırımları, Küba’nın dış petrol bağımlılığını azaltarak Washington’ın elindeki baskı araçlarını zayıflatabilir. Cashman, temiz enerji sayesinde “zorlayıcı baskı mekanizmasının etkisinin azaltılabileceğini” söyledi.

Ancak bazı uzmanlar tabloya daha temkinli yaklaşıyor. Washington’daki American University’den Kübalı ekonomist Ricardo Torres, ülkenin enerji altyapısının çökmüş durumda olduğunu ve ekonomik krizin çok derinleştiğini belirterek “Güneş enerjisi kağıt üzerinde iyi görünüyor ama bunun için kaynak gerekiyor” dedi.

Venezuela petrolünün kesilmesi krizi derinleştirdi

Küba’nın elektrik sistemi büyük ölçüde petrole dayanıyor ve ülke petrolünün çoğunu ithal ediyor. 1980’lerde Sovyetler Birliği’nden gelen petrol desteği, Sovyetlerin dağılmasının ardından Venezuela’ya kaymıştı. Küba uzun yıllar boyunca Venezuela’ya doktor ve sağlık personeli gönderirken karşılığında petrol aldı.

Ancak 2026 başında Donald Trump yönetiminin Venezuela Devlet Başkanı üzerindeki baskıyı artırmasının ardından Caracas’tan gelen petrol akışı kesildi. Bunun ardından Meksika dahil diğer tedarikçilerden yapılan sevkiyatlar da ABD’nin ek gümrük tarifesi tehditleri nedeniyle durdu.

Petrol akışının kesilmesi ülkede ağır sonuçlar yarattı. Mart ayında yaklaşık 10 milyon nüfuslu ülkede üç kez ülke çapında elektrik kesintisi yaşandı. Sokaklarda çöpler birikti, hastanelerde ameliyatlar sınırlandı ve birçok kişi yemek pişirmek için odun yakmak zorunda kaldı.

Aslında elektrik kesintileri Küba’da yıllardır günlük yaşamın bir parçasıydı. Eskimiş enerji altyapısı uzun süredir talebi karşılayamıyor. Ancak kriz 2024’te çok daha ağır bir boyuta ulaştı ve günler süren kesintiler yaşandı. Torres’e göre bu dönem aynı zamanda güneş enerjisinin “dönüm noktası” oldu.

Çin’den gelen panel ithalatı katlandı

Ember verilerine göre Çin’in Küba’ya yaptığı güneş paneli ihracatı 2023’te yaklaşık 3 milyon dolar seviyesindeydi. Bu rakam 2025’te 117 milyon dolara çıktı.

Dönüşümün merkezinde ise Çin ile yapılan büyük enerji anlaşması bulunuyor. Buna göre Küba’da 2028’e kadar 92 güneş enerjisi parkı kurulacak. Toplam 2 gigawatt kapasiteye ulaşması planlanan projelerin 1,5 milyondan fazla haneye elektrik sağlayabilecek düzeyde olduğu belirtiliyor.

Küba Devlet Başkanı Miguel Díaz-Canel ilk santrali Şubat 2025’te açtı. Bugün ada genelinde yaklaşık 50 güneş parkı faaliyette bulunuyor.

Uzmanlara göre Küba yalnızca son 12 ay içinde yaklaşık 1 gigawatt güneş enerjisi kapasitesi kurdu. Ember analistlerinden Dave Jones Graham, bunun “Küba büyüklüğündeki bir ülkenin enerji karmasında ciddi fark yaratabilecek düzeyde” olduğunu söyledi.

Yenilenebilir enerjinin toplam elektrik üretimindeki payı 2024’te yüzde 3 civarındayken bugün yaklaşık yüzde 10’a yükseldi. Havana yönetimi bu oranı 2030’a kadar en az yüzde 24’e çıkarmayı hedefliyor.

Çin için stratejik etki alanı

Uzmanlara göre Çin’in Küba’daki yatırımları yalnızca ekonomik değil aynı zamanda jeopolitik sonuçlar da doğuruyor.

Texas Üniversitesi Enerji Enstitüsü’nden Jorge Piñon’a göre Pekin yönetimi bu yatırımlarla yalnızca gelir elde etmiyor, aynı zamanda Latin Amerika’da siyasi nüfuzunu artırıyor. Piñon, Çin’in bu yolla “yalnızca Küba’da değil tüm Latin Amerika’da iyi niyet oluşturduğunu” söyledi.

Güneş enerjisinin avantajları ise maliyetlerin son yıllarda ciddi biçimde düşmesiyle daha görünür hale geldi. Uzmanlara göre santraller görece hızlı kurulabiliyor ve devreye girdikten sonra yalnızca güneş ışığıyla onlarca yıl çalışabiliyor.

En büyük sorun: Para ve altyapı

Ancak uzmanlar dönüşümün önünde büyük engeller bulunduğunu vurguluyor.

Küba’daki güneş parklarının halen küçük ve dağınık yapıda olduğu belirtiliyor. Ayrıca güneş enerjisi yalnızca gündüz üretim yapabildiği için akşam saatlerindeki yoğun talebi karşılamakta yetersiz kalıyor. Batarya ithalatı artsa da ülkenin halen büyük ölçekli enerji depolama sistemlerine sahip olmadığı ifade ediliyor.

En büyük sorun ise finansman.

Piñon’a göre Küba’nın enerji sisteminin tamamen yenilenmesi milyarlarca dolarlık yatırım gerektiriyor. Cashman’ın nisan ayında yayımladığı analizine göre ülkenin elektriğinin yüzde 93’ünü yenilenebilir kaynaklardan üretmesi yaklaşık 8 milyar dolara mal olacak. Tamamen yenilenebilir enerjiye dayalı bir sistemin maliyeti ise 19 milyar doları bulabilir.

Rapora göre ilk aşama Küba’nın petrol ve doğal gaz ithalatına bağımlılığını büyük ölçüde sona erdirerek ABD’nin enerji üzerinden kurduğu baskıyı kırabilir.

Ancak “bu faturayı kimin ödeyeceği” sorusu yanıtsız kalıyor.

Piñon, Küba devletinin mali olarak çöktüğünü ve halkın da bireysel güneş yatırımlarını karşılayacak güce sahip olmadığını belirtti. Cashman ise kalkınma finansmanı kuruluşlarının kritik rol oynayabileceğini savunuyor. Ancak uzmanlara göre Küba’nın kredi geri ödeme kapasitesine dair güven vermesi gerekiyor ve ülkenin buna ayıracak zamanı bulunmuyor.

Torres ise Çin’in de Küba’ya “sınırsız çek” vermeyeceğini belirterek ekonomik gerçeklerin altını çizdi.

Halk henüz dönüşümün faydasını hissetmiyor

Bazı Kübalılar için güneş enerjisi yatırımları şimdiden günlük yaşamı kolaylaştırmaya başladı. Santa Clara kentinde açılan ilk güneş enerjili şarj istasyonunda vatandaşlar cep telefonlarını, taşınabilir bataryalarını ve elektrikli motosikletlerini ücretsiz şarj edebiliyor.

Associated Press’e konuşan Yudelaimys Barrero Muñoz, istasyon sayesinde ailesinin elektrikli üç tekerlekli aracını kullanabildiğini belirterek “Birçok insanın sorununu çözdüler” dedi.

Ancak uzmanlara göre toplumun büyük bölümü halen bu dönüşümün olumlu etkisini hissetmiyor. Birçok Kübalı için küçük güneş panelleri bile erişilemez durumda. Torres, ailesine destek olmak için bireysel güneş modülleri satın aldığını ancak halkın önemli bölümünün gıda almakta bile zorlandığını söyledi.

Torres’e göre sıradan bir Kübalıya güneş enerjisi programının hayatında bir fark yaratıp yaratmadığı sorulduğunda “muhtemelen hayır” cevabı alınacak. Çünkü elektrik kesintileri bugün geçen yıldan daha ağır yaşanıyor.

Uzmanlar yine de yenilenebilir enerjinin yalnızca Küba için değil, enerji ithalatına bağımlı diğer ülkeler için de önemli bir mesaj verdiğini düşünüyor. Fosil yakıt fiyatlarındaki oynaklık ve jeopolitik krizler, enerji bağımsızlığının önemini yeniden gündeme taşıyor.

Cashman’a göre yaşananlar “yenilenebilir enerjinin ülkelerin odaklanması gereken temel alanlardan biri olduğunu gösteren açık bir sinyal.”

Kaynak: Gazete Oksijen