ABD’de Demokrat Parti içindeki sol kanadın yükselişi ve adayların siyasi çizgileri, ana akım medyada nasıl tanımlanmaları gerektiği tartışmasını beraberinde getirdi.
New York’taki Kongre ön seçimlerinde sürpriz bir zafer kazanan Demokrat aday Darializa Avila Chevalier’nin geçmişte Marksizm ve Sovyet liderlerine sempati içeren paylaşımlarının ortaya çıkması, Amerikan medyasında "sosyalizm" ve "komünizm" kavramları üzerinden sert bir yayıncılık tartışması başlattı.
Trump'ın 'Komünizm' iddiası ve CNN'deki tanım tartışması
Tartışma, New York'ta Belediye Başkanı Zohran Mamdani tarafından desteklenen Demokratik Sosyalist adayların Temsilciler Meclisi ön seçimlerinde elde ettiği başarıların ardından alevlendi.
Hristiyan muhafazakar bir gruba hitap eden ABD Başkanı Donald Trump, bu isimlerin yükselişini sert bir dille eleştirerek şu ifadeleri kullandı:
"Bunlar sosyal demokrat değil; katıksız, dinsiz komünistlerdir. Bütün komünistler dinsizdir, Tanrı'ya inanmazlar. Bana kalırsa bu durum, ülkemizin 250 yıl önceki kuruluşundan bu yana karşı karşıya kaldığı en ciddi tehdittir."
Trump'ın bu açıklamalarını canlı yayında değerlendiren CNN sunucusu Kaitlan Collins ise ekran başındaki izleyicilere partinin iç dinamiklerini aktarırken kavramsal bir düzeltme yapma ihtiyacı duydu. Collins, Demokratların bu sonuçların partinin geleceği açısından ne anlama geldiğini kendi içlerinde tartıştıklarını kabul etmekle birlikte, "Sosyalizm, hele ki Demokratik Sosyalistlik, komünizm demek değildir" diyerek Trump’ın tanımına mesafeli yaklaştı.
Bu yaklaşım eleştirileri de beraberinde getirdi. Muhafazakar yorumcular, Demokratik Sosyalistlerin geçmişte Venezuela gibi müreffeh ülkeleri ekonomik krize sürüklediğini savunarak, bu başarıların New York şehri ve Demokrat Parti adına bir "trajedi" olduğunu ileri sürüyor.
Chevalier'in Twitter arşivi masada
CNN ekranlarında bu kavramsal tartışma sürerken, kanalın kendi araştırma biriminden Andrew Kaczynski’nin yayımladığı bir rapor, "komünizm" tartışmalarına yeni bir boyut kazandırdı.
Ön seçimlerde uzun süredir milletvekilliği yapan kıdemli Kongre Üyesi Adriano Espaillat’ı koltuğundan indirerek büyük bir sürprize imza atan sosyoloji doktora öğrencisi Darializa Avila Chevalier’nin, geçmişte kullandığı ve sonradan sildiği Twitter hesabı mercek altına alındı.
Kaczynski'nin incelediği 2020-2022 dönemine ait arşiv kayıtlarına göre, aday Chevalier’nin "Darializabonet" kullanıcı adlı hesabında şu içerikler vardı:
- Hesabın 2020 yılındaki profil açıklamasında "Ne kadar da komünistçe bir hareket" ifadesinin yer aldı.
- Karl Marx’ın Kapital kitabını "mutlaka okunması gereken temel bir eser" olarak nitelendirdiği ve halk kütüphanelerinde Vladimir Lenin ile diğer devrimci yazarlara ait yeterince Marksist literatür bulunmamasından yakındı.
- Kitapçılardaki "yasaklı kitaplar" sergilerinde SSCB diktatörü Josef Stalin'in tüm eserlerinin yer almamasından şikayet eden komünist bir hesabın paylaşımını retweetledi.
- 1977'de New Jersey'de bir eyalet polisini öldürmekten hüküm giyen, ardından hapishaneden kaçarak Küba'ya sığınan Siyah Kurtuluş Ordusu (BLA) üyesi Assata Shakur’un bir sözünü paylaştı.
- Alıntıda Shakur, Marx ve Lenin'in devrimci mücadeleye katkılarını övüyor, onlardan önce "Ho Chi Minh, Kim Il Sung, Che veya Fidel Castro'yu" tercih ettiğini belirtiyordu.
- Nisan 2020'de, insanların tüketim çeşitliliğinin azalacağı (yeterli çorba markası bulunmayacağı) endişesiyle komünizmi reddetmesini eleştiren bir paylaşımı yeniden paylaştı.
Chevalier’nin silinen hesabında ayrıca "üretim araçlarına el konulması", polis teşkilatının, hapishanelerin ve sınırların kaldırılması yönünde radikal çağrılar ile Amerikan bayrağına yönelik bazı tartışmalı ifadelerin de yer aldığı aktarıldı.
Aday Chevalier, söz konusu paylaşımların ardından yaptığı açıklamada o yıllardan bu yana "bir insan olarak önemli ölçüde olgunlaştığını" iddia etse de, kendisinin komünist olup olmadığı yönündeki doğrudan soruları yanıtlamayı reddediyor.
Kaynak: Gazete Oksijen

