Hong Kong’un önde gelen demokrasi yanlısı aktivistlerinden Joshua Wong, Hong Kong ve Çin’e karşı yabancı yaptırımlar uygulanmasını talep etmek üzere komplo kurduğu suçlamasını kabul etti. Ulusal güvenlik yasası kapsamında yöneltilen suçlama, davanın “ağır nitelikte” değerlendirilmesi halinde ömür boyu hapis cezasına kadar çıkabiliyor.
The Guardian'da yer alan habere göre, savcılık, 29 yaşındaki Wong’u sürgündeki Hong Konglu aktivist Nathan Law ile birlikte yabancı hükümetleri Çin’e karşı yaptırım, abluka ve diğer baskı önlemlerini uygulamaya çağırmakla suçladı. Mahkemede, Wong’un farklı ülkelere seyahat ederek yabancı siyasetçilerle görüştüğü ve Hong Kong ile Çin’e yaptırım uygulanması için lobi yaptığı belirtildi.
Savcılığa göre Wong, 2020’de ulusal güvenlik yasasının yürürlüğe girmesinden sonra da yaptırım çağrılarını sürdürdü ve yabancı siyasetçilerle yaptığı görüşmeleri sosyal medya hesaplarından paylaştı.
Kasım 2020’den bu yana cezaevinde bulunan Wong, yaklaşık altı yıldır tutuklu. Normal şartlarda Ocak 2027’de tahliye edilmesi bekleniyordu.
Wong daha önce 2022’de, resmi olmayan bir ön seçimdeki rolü nedeniyle “devleti yıkmaya yönelik komplo” suçlamasını kabul etmiş, Kasım 2024’te dört yıl sekiz ay hapis cezasına çarptırılmıştı.
Çarşamba günkü duruşmada destekçilerine el sallayan Wong, suçlamaları kabul etti. Mahkemenin cezayı daha sonra açıklaması bekleniyor. Suçun cezası üç ila 10 yıl arasında değişiyor ancak “ağır nitelikte” değerlendirilmesi halinde ömür boyu hapis cezası verilebiliyor. Suçlamaların kabul edilmesi ise cezada indirim yapılmasını sağlayabilir. Duruşmayı izlemek isteyenler Hong Kong Yüksek Mahkemesi önünde geceden sıraya girdi.
“Zorunlu bir gerçeklik”
Wong’un destekçileri ise yargılamanın siyasi nitelik taşıdığını savundu. Duruşmaya katılan bir destekçi, adil yargılanma imkanının kalmadığını öne sürerek Wong’un suçlamaları kabul etmesini “zorunlu bir gerçeklik” olarak nitelendirdi.
Wong, henüz genç yaşta olduğu 2014’te Hong Kong’daki Şemsiye Hareketi’nin uluslararası simgelerinden biri olmuştu. Binlerce gösterici, daha fazla demokrasi talebiyle kentin ana yollarını 79 gün boyunca işgal etmişti. Wong aynı yıl Time dergisinin kapağında “Protestonun yüzü” başlığıyla yer aldı.
Protestoların zirve yaptığı dönemde serbest bırakıldı
2019’da suçluların Çin’e iadesini kolaylaştıracak yasa tasarısına karşı protestolar başladığında Wong, 2014 gösterilerindeki rolü nedeniyle cezaevindeydi. Protestoların zirve yaptığı dönemde serbest bırakıldı ve yasa tasarısının geri çekilmesi çağrılarına katıldı.
Pekin yönetimi, aylar süren hükümet karşıtı protestoların ardından 2020’de Hong Kong’da kapsamlı ulusal güvenlik yasasını yürürlüğe koydu. Çin ve Hong Kong yönetimleri yasanın kentte istikrarı yeniden sağlamak için gerekli olduğunu savunurken eleştirmenler, düzenlemenin muhalif sesleri bastırmak için giderek daha geniş biçimde kullanıldığını öne sürüyor.
Ulusal güvenlik yasası kapsamında iki kez yargılanan tek isim
Wong, Hong Kong’da aynı ulusal güvenlik yasası kapsamında iki kez yargılanan tek aktivist konumunda. Destekçileri, mevcut davadaki suçlamaların önemli bölümünün yasanın yürürlüğe girmesinden önceki faaliyetlere dayandığını ve düzenlemenin geriye dönük uygulandığını savunuyor.
Dava, uluslararası insan hakları örgütlerinin de tepkisini çekti. İnsan Hakları İzleme Örgütü Asya Direktörü Elaine Pearson, peş peşe açılan davalarla Wong’un cezaevinde tutulmasının ve Hong Kong’daki demokrasi hareketinin susturulmasının amaçlandığını savundu.
İngiltere’de eski Muhafazakâr Parti lideri Iain Duncan Smith de Londra hükümetine Wong’un durumunu Pekin yönetimiyle gündeme getirme çağrısı yaptı.
Kaynak: Gazete Oksijen