Suudi Arabistan'ın ormalde Hürmüz Boğazı’ndan geçecek tankerler için ayrılan milyonlarca varil ham petrolü Kızıldeniz kıyısındaki Yanbu limanına yönlendirmesi artan petrol ihtiyacına karşı dünya genelinde bir rahatlama yaratmıştı ancak hafta sonunda İran destekli Husilerin savaşa dahil olması, bu alternatif hattı da riske sokarak küresel enerji arzına yönelik endişeleri yeniden artırdı.
CNN'e konuşan enerji araştırma şirketi Energy Aspects’in kurucu ortağı ve jeopolitik başkanı Richard Bronze, Suudi petrolünün Kızıldeniz üzerinden akışını tehlikeye atacak herhangi bir gelişmenin küresel petrol fiyatları üzerinde yukarı yönlü baskıyı artıracağını söyledi.
Veri şirketi Vortexa’ya göre, son iki haftada Yanbu’dan gemilere günde yaklaşık 4,6 milyon varil petrol yüklendi. Bu miktar, 2025 ortalamasının üç katından fazla olsa da, Hürmüz Boğazı’nın kapalı kalması nedeniyle günlük yaklaşık 15 milyon varillik kaybın yanında sınırlı bir telafi anlamına geliyor.
Bununla birlikte söz konusu 4,6 milyon varil bile küresel arz dengesini etkilemeye yeterli. Zaten son derece hassas olan petrol piyasasında, bir diğer kritik ticaret hattının da sekteye uğraması fiyatları daha da yükseltebilir ve bazı bölgelerde yakıt kıtlıklarını tetikleyebilir.
Kızıldeniz hattı yeniden risk altında
Yemen merkezli Husiler, 2023 sonlarında İsrail’in Gazze’ye yönelik saldırılarına karşılık olarak Bab el-Mendeb Boğazı’ndan geçen ticari gemilere saldırılar düzenlemeye başlamıştı. Kızıldeniz’in güney ucunda yer alan ve Arapça’da “Gözyaşı Kapısı” anlamına gelen bu boğazdaki saldırılar, deniz taşımacılığını daha uzun ve maliyetli rotalara yönlendirmişti.
Vortexa verilerine göre, Mart ayının ilk 28 gününde Bab el-Mendeb’den geçen ham petrol miktarı Şubat ayına kıyasla yüzde 21 arttı. Ancak bu sevkiyatlar artık yeniden Husi saldırılarının potansiyel hedefi haline gelmiş durumda.
Küresel referans petrol türü Brent’in fiyatı ise 28 Şubat’ta başlayan İran savaşı sonrası yaklaşık yüzde 50 artarak varil başına 110 dolar seviyesine yükseldi.
Rystad Energy’de petrol ve doğalgaz araştırmaları başkanı Artem Abramov’a göre, Bab el-Mendeb Boğazı’nın da tankerler için tehlikeli hale gelmesi durumunda Brent fiyatı önümüzdeki aylarda “büyük olasılıkla” 150 doların üzerine çıkabilir. Abramov, bu senaryonun mevcut tahminlerden daha erken gerçekleşebileceğine dikkat çekti.
Abramov, “Bu su yolunun kapanması sistemi çok daha hızlı kırar. Kızıldeniz’in kapanma ihtimali bile sigorta, navlun ve petrol fiyatları üzerinde sürekli yukarı yönlü baskı yaratacaktır” değerlendirmesinde bulundu.
Asya için yeni darbe
Husiler, Cumartesi günü İsrail’e iki füze fırlatarak savaşa resmen dahil oldu. Husi yönetiminde enformasyon bakan yardımcısı olan Muhammed Mansur, bir gün önce CNN’e yaptığı açıklamada Bab el-Mendeb Boğazı’nı kapatmanın “uygulanabilir bir seçenek” olduğunu söylemişti.
Husilerin envanterinde bulunan insansız hava araçları ve gemisavar füzeler, boğazdan geçen gemiler için ciddi bir tehdit oluşturuyor.
Bu hattan kaçınmak isteyen ve büyük bölümü Asya’ya giden petrol tankerlerinin ise Süveyş Kanalı üzerinden Akdeniz’e çıkıp Afrika’nın batısından dolaşarak Hint Okyanusu’na ulaşması gerekiyor. Bu rota, sevkiyat sürelerini haftalarca uzatıyor.
Energy Aspects’ten Bronze, Husilerin gemileri tehdit etmesi halinde Asya’ya yönelik sevkiyat sürelerinin ciddi şekilde artacağını ve bunun bölgedeki petrol arz sıkışıklığını derinleştireceğini belirtti.
Küresel arz şokunun en ağır etkisi ise halihazırda Asya’da hissediliyor. Bölge, petrol ihtiyacının yaklaşık yüzde 60’ını Orta Doğu’dan karşılıyor. Bu nedenle birçok ülke enerji tasarrufu önlemleri almaya başladı.
Örneğin Filipinler enerji acil durumu ilan ederek bazı kamu çalışanları için haftada dört gün çalışma düzenine geçti. Güney Kore’de ise vatandaşlara daha kısa duş almaları yönünde çağrılar yapıldı.
Kpler analisti Muyu Xu’ya göre, bu ay Yanbu’dan çıkıp Bab el-Mendeb’den geçen tüm petrol sevkiyatları Asya’ya yönlendirildi. Ancak boğazın Husi saldırıları nedeniyle kapanması halinde Suudi Arabistan ya Avrupa’ya öncelik verecek ya da Asya sevkiyatlarını Süveyş üzerinden gerçekleştirmek zorunda kalacak.
Xu, Asya’daki birçok ülkenin mevcut stoklarını tüketmesiyle birlikte Nisan ayından itibaren petrol sıkıntısının daha belirgin hale geleceğini söyledi. “Yüksek fiyatlar bir sorun, ancak asıl mesele yeterli petrolün temin edilememesi” dedi.
Kaynak: Gazete Oksijen
