14 Nisan 2026, Salı
Gece Modu Gece Modu Gündüz Modu Gündüz Modu
Haber Giriş: 14.04.2026 09:51 | Son Güncelleme: 14.04.2026 10:06

İran savaşı öncelikleri değiştirdi: ABD’nin Asya’daki savunma hattı zayıflıyor mu?

İran savaşı küresel dengeleri sarsarken, ABD’nin Doğu Asya’daki askeri varlığına ilişkin adımları da dikkat çekiyor. Güney Kore’de konuşlu füze savunma sistemlerinde yapılan sessiz değişiklikler, Washington’ın müttefiklerine yönelik taahhütlerinin sorgulanmasına neden oluyor
İran savaşı öncelikleri değiştirdi: ABD’nin Asya’daki savunma hattı zayıflıyor mu?
A+ Yazı Boyutunu Büyüt A- Yazı Boyutunu Küçült

ABD ve İsrail'in İran'a yönelik saldırısının ardından The Washington Post mart ayında ABD’nin Güney Kore’deki THAAD sisteminin bazı unsurlarını geri çektiğini yazdı. Hangi parçaların taşındığı netleşmezken, ABD’nin Hint-Pasifik bölgesinden Patriot füze savunma sistemlerini de kaydırdığı belirtildi. Güney Kore basını da Patriot sistemlerinin ülkeden çıkarıldığına dair haberler yayımladı. ABD’nin Kore’deki askeri varlığını yöneten ABD'nin Kore Gücü ise operasyonel güvenlik gerekçesiyle THAAD varlıklarının taşındığına dair iddialar hakkında yorum yapmadı.

THAAD, yüksek irtifa füzelerini engellemek üzere tasarlanmış bir sistem. Birkaç batarya ve güçlü bir radar sisteminden oluşan bu savunma altyapısı, polis koruması altında, Seongju’da bir tepe üzerine kurulu bulunuyor. Sistem 2016 yılında konuşlandırıldığında, Kuzey Kore giderek daha gelişmiş füze denemeleri yapıyordu ve Güney Kore yönetimi bu adımın tamamen savunma amaçlı olduğunu açıklamıştı. Bugün ise sistemin sessizce geri çekilmesi, yerel halktaki belirsizliği artırırken, ABD’nin Doğu Asya’daki müttefiklerini savunma konusundaki kararlılığına ilişkin soru işaretlerini yeniden gündeme taşıdı.

Nikkei'ye konuşan analistler, geri çekilmeye dair adımlara rağmen Washington’ın Asya’daki güçlü askeri varlığını sürdürmek için kalıcı nedenlere sahip olduğuna dikkat çekiyor. Bu nedenlerin başında ise başlıca stratejik rakip olarak görülen Çin’i dengeleme hedefi geliyor. Osaka Üniversitesi öğretim üyesi ve eski Japon diplomat Mitoji Yabunaka, “ABD güçlerinin Japonya’da konuşlanmasının amacı elbette Japonya’yı savunmak, ancak aynı zamanda ABD’nin küresel çıkarlarına hizmet etmektir” dedi.

Asya’daki üslerin korunması, ABD ordusuna Çin’e yakın bir bölgede kalıcı lojistik imkânlar sağlıyor. Bu sayede donanma unsurlarının bakım ve yakıt ikmali bölgede yapılabiliyor; Japonya ve Güney Kore’deki konuşlanma, ABD’ye geri dönüş ihtiyacını ortadan kaldırırken Pekin’in hareket alanını da daraltıyor.

Japon hükümeti ABD askerlerinin hareketliliğine ilişkin yorum yapmazken, Savunma Bakanı Shinjiro Koizumi mart ortasında yaptığı açıklamada bunun Japonya için “bir risk oluşturmadığını” söyledi.

Council on Foreign Relations bünyesinde Asya-Pasifik çalışmaları kıdemli araştırmacısı Sheila Smith ise mevcut tablo karşısında ABD’nin Asya’dan stratejik bir geri çekilme içinde olduğu yönünde kesin bir sonuca varmak için erken olduğunu belirtti. Smith, “Eğer savaş yarın sona ererse, asıl önemli gösterge THAAD ve deniz piyadelerinin yeniden Hint-Pasifik’e dönüp dönmeyeceği olacaktır. O zaman bu varlıkların geçici mi yoksa kalıcı olarak mı çekildiğini anlayacağız” dedi.

Uzmanların büyük bölümü, Orta Doğu’daki çatışmanın kısa sürede ve sorunsuz biçimde sona ermesini beklemiyor. Eski ABD Dışişleri Bakan Yardımcısı Kurt Campbell, “Deneyimlerimiz, tanımı net olmayan çatışmalara girildiğinde Amerikan stratejistlerinin bu bataktan çıkmakta zorlandığını gösteriyor” ifadelerini kullandı.

Bazı uzmanlar ise bölgedeki ABD asker sayısındaki olası azalışın risklerine dikkat çekiyor. Japonya Ulusal Savunma Akademisi’nden uluslararası ilişkiler profesörü Matake Kamiya, “Burada konuşlu güçlerin Orta Doğu’ya kaydırılması, Asya’daki askeri kapasitenin geçici olarak azalması anlamına geliyor. ABD ordusunun hızlı müdahale kabiliyeti zayıflayabilir. Hint-Pasifik’te gerilim artarsa bu durum sorun yaratabilir” dedi.

2016’daki THAAD konuşlandırması, çoğunluğu kavun üreticisi olan küçük köyde büyük tepkilere yol açmıştı. Bölge sakinleri, sistemin huzurlu yaşamlarını bozacağından endişe ederek sert protestolar düzenlemişti. Bugün bölgedeki yolda hâlâ sistemin kaldırılmasını talep eden pankartlar yer alıyor.

Seongju yakınlarında yaşayan bir çiftçi olan Lee Seog-ju Lee, THAAD ekipmanları bölgeden kaldırılmadıkça köyde huzurun sağlanamayacağını belirterek, Orta Doğu’daki savaşın da kaygılarını artırdığını ifade etti:

“THAAD bizi hedef haline getiriyor. Bir savaş çıkarsa ilk vurulacak yer biz oluruz.”

Kaynak: Gazete Oksijen