Rusya, Ukrayna'da savaşın başlamasından bu yana ilk parlamento seçimi için 18-20 Eylül'de sandık başına gidiyor. 450 sandalyeli Devlet Duması'nın yeni üyelerinin belirleneceği seçim, cephede Rus ordusunun ilerlemesinin yavaşladığı, savaşın ekonomik ve toplumsal maliyetlerinin arttığı bir dönemde yapılıyor.
Seçim, aynı zamanda Rusya'da siyasi rekabetin ne kadar daraldığına ilişkin tartışmaların ortasında gerçekleşiyor. Reuters, siyasi alanın sıkı biçimde kontrol edildiğini ve seçimde iktidara gerçek anlamda meydan okuyabilecek muhalefetin sınırlı kaldığını belirtiyor.
450 sandalye için iki farklı yarış
Devlet Duması'ndaki 450 sandalye için karma bir seçim sistemi uygulanıyor. Sandalyelerin 225'i parti listelerinden, 225'i ise tek üyeli seçim bölgelerinden seçiliyor. Parti listelerinde yüzde 5 seçim barajı bulunuyor.
Birleşik Rusya, 2021 seçiminde yaklaşık yüzde 50 oy alarak 324 sandalye kazanmıştı. Bu seçimde de partinin Duma'daki çoğunluğunu koruması bekleniyor.
Devlet kamuoyu araştırma kuruluşu VTsIOM'un seçim öncesi araştırmasına göre Birleşik Rusya'nın desteği yüzde 37 seviyesinde. Komünist Parti yüzde 11,6 ile ikinci sırada.
Mevcut parlamentodaki Komünist Parti, Liberal Demokrat Parti (LDPR), Adil Rusya ve Yeni İnsanlar da seçimde yarışıyor. Ancak bu partiler, Ukrayna savaşı ve Kremlin'in temel politikaları konusunda iktidarla önemli ölçüde aynı çizgide oy kullanıyor. Reuters'ın görüştüğü kaynaklar, bu nedenle seçimde parlamentoda temsil edilen partiler ile Kremlin'e açık biçimde karşı çıkan aktörler arasında önemli bir ayrım bulunduğuna dikkat çekiyor.
Savaş karşıtı Yabloko pusuladan çıkarıldı
Yabloko, Rusya'da Ukrayna savaşına açık biçimde karşı çıkan kayıtlı siyasi partilerden biri. Parti başlangıçta seçim yarışına dahil edilmişti. Ancak Rusya Yüksek Mahkemesi ağustos ayında Yabloko'nun seçimlere katılımını iptal etti. Karar, partiye yönelik seçim kampanyası ihlali suçlamaları üzerine alındı. Yabloko karara itiraz etti ancak başvurusu reddedildi.
Parti lideri Nikolay Rybakov, suçlamaları reddetti ve kararın siyasi nitelikte olduğunu savundu. Yabloko'nun seçimlere katılmasının önündeki engelin kaldırılması için hukuki mücadeleyi sürdüreceğini açıkladı.
Reuters'ın aktardığına göre Yabloko'nun parlamento sandalyesi kazanması zaten zor görünüyordu; ancak seçimlere katılabilmesi savaş karşıtı görüşlerin seçim kampanyasında görünür olmasını sağlayacaktı. Yabloko'nun çok sayıda adayının da seçimlerden önce çeşitli hukuki gerekçelerle yarış dışı bırakıldığı bildirildi. Avrupa Platformu'na göre 32 Yabloko üyesinin adaylığı farklı yasal düzenlemeler kullanılarak engellendi.
Elektronik oy seçeneği kaygı yaratıyor
Rusya'da seçim güvenliği tartışması yeni değil. Önceki seçimlerde muhalefet ve bağımsız gözlemciler, oy kullanma süreci ve sonuçların açıklanmasına ilişkin çok sayıda usulsüzlük iddiası gündeme getirmişti.
2026 seçimleri öncesinde ise tartışmanın merkezinde yalnızca sandık başındaki olası usulsüzlükler değil, seçimden önce siyasi rekabetin sınırlandırılması bulunuyor.
Seçim gözlemcileri ayrıca elektronik oylama sisteminin kullanımına ilişkin şeffaflık sorunlarına dikkat çekiyor. Rusya'da son yıllarda elektronik oy verme sisteminin kapsamı genişletildi. Muhalif çevreler, seçmenin oyunun nasıl kullanıldığının bağımsız biçimde denetlenmesinin klasik sandıklara kıyasla daha zor olduğunu savunuyor.
Muhalefet cephesinde durum nasıl?
Rusya'daki muhalefet tek bir bloktan oluşmuyor. Komünist Parti, LDPR, Adil Rusya ve Yeni İnsanlar parlamentoda yer alan ve seçimlere katılan başlıca partiler.
Ancak Kremlin karşıtı ve özellikle savaş karşıtı muhalefet açısından tablo daha farklı. Yabloko'nun temel siyasi çizgisi Ukrayna savaşının sona erdirilmesi, siyasi özgürlüklerin genişletilmesi ve Rusya'nın daha demokratik bir sisteme yönelmesi üzerine kurulu.
Savaş karşıtı bağımsız adaylar da seçimlere girmeye çalışıyor. Reuters'ın 16 Eylül tarihli haberinde, böyle bir aday olan Anna Cherkasova'nın baskılara rağmen milletvekilliği için yarıştığı aktarılıyor. Ancak Reuters, parlamento dışındaki savaş karşıtı adayların önündeki hukuki ve siyasi engellerin çok büyük olduğunu belirtiyor.
Rusya'da savaş muhalefetin alanını daralttı
Ukrayna savaşının başlamasından bu yana Rusya'da savaş karşıtı protestolar, bağımsız medya ve muhalif siyaset üzerindeki baskı arttı.
Yabloko yöneticilerinden Lev Şlosberg, Ukrayna'daki savaşa yönelik açıklamaları nedeniyle 11 yıl bir ay hapis cezasına çarptırıldı. Şlosberg'in davası, seçim öncesinde savaş karşıtı siyasi faaliyetlere yönelik baskının en dikkat çekici örneklerinden biri oldu.
Bu süreçte muhalif adayların bir bölümü tutuklandı, bazıları ülke dışına çıktı veya adaylık için gerekli şartları yerine getirmeleri engellendi. Böylece seçime katılan partilerin önemli bölümünün Kremlin'in temel politikalarına açık bir alternatif sunmadığı bir tablo ortaya çıktı.
İlhak edilen bölgelerde oy kullanılacak
Seçimin bir diğer önemli boyutu Ukrayna'da Rusya'nın kontrolündeki bölgelerde de oy kullanılması. Rusya, Ukrayna'nın Donetsk, Luhansk, Herson ve Zaporijya bölgelerini 2022'de ilhak ettiğini ilan etmişti. Bu bölgelerde seçim yapılması, Ukrayna ve uluslararası toplum tarafından tanınmıyor ve seçimlerin meşruiyeti konusunda yeni tartışmalar yaratıyor.
Seçimde ayrıca yaklaşık 200 savaş gazisinin aday olması dikkat çekiyor. Kremlin, Ukrayna savaşına katılan askerleri savaş sonrası yeni siyasi elitin parçası olarak öne çıkarıyor. AP'ye göre bu adaylar seçim kampanyalarında vatanseverlik ve savaş deneyimi üzerinden öne çıkarılıyor.
Seçim Putin'in hareket alanını etkileyebilir
Devlet Duması seçimi doğrudan Putin'in başkanlığını belirlemiyor. Ancak ortaya çıkacak parlamento aritmetiği, Kremlin'in savaş politikası ve iç politikadaki hareket alanı açısından önemli.
Birleşik Rusya'nın 300 sandalyelik üçte iki çoğunluğu koruyup koruyamayacağı özellikle takip edilecek. Bunun yanında seçimlere katılım oranı, iktidar partisinin oy oranı, Komünist Parti ve diğer parlamenter partilerin performansı, savaş karşıtı adayların aldığı oylar ve seçim sürecine yönelik itirazların kapsamı da Rus toplumundaki siyasi tablo hakkında veri sağlayacak.
Savaşın dördüncü yılına girilirken Rusya'da ekonomik baskılar, insan kayıpları ve yeni seferberlik ihtimali seçmenin gündeminde. Reuters'ın son haberlerinde, savaşın ekonomiye etkileri ve Ukrayna'nın İHA saldırılarının günlük yaşam üzerindeki sonuçlarının seçmenlerin temel kaygıları arasında olduğu aktarılıyor.
Bu nedenle 18-20 Eylül seçimleri yalnızca 450 milletvekilinin belirleneceği bir parlamento seçimi olmayacak. Sandık sonuçları, Kremlin'in savaşın maliyetine rağmen siyasi kontrolünü ne ölçüde koruyabildiğine ilişkin önemli bir gösterge olarak da değerlendirilecek.
Kaynak: Gazete Oksijen

