20 Nisan 2026, Pazartesi
Gece Modu Gece Modu Gündüz Modu Gündüz Modu
Haber Giriş: 20.04.2026 10:57 | Son Güncelleme: 20.04.2026 14:15

Avrupa'da solcular Barselona'da, sağcılar Milano'da buluştu

Avrupa, tek bir hafta sonunda üç kritik buluşmaya ev sahipliği yaptı. Barselona'da dünya solu, Madrid'de Venezuela'nın sağ muhalefeti, Milano'da Avrupa'nın aşırı sağı sahneye çıktı
Avrupa'da solcular Barselona'da, sağcılar Milano'da buluştu
A+ Yazı Boyutunu Büyüt A- Yazı Boyutunu Küçült

İspanya, aynı hafta sonu hem küresel solun hem de sağın buluşma noktasına dönüştü. Avrupa'da öne çıkan bir başka buluşma da İtalya'nın iktidar ortaklarından Lig Partisi'nin Milano'da düzenlediği geniş katılımlı miting oldu.

Barselona'da İspanya Başbakanı Pedro Sanchez'in ev sahipliği yaptığı "Küresel İlerici Seferberlik" zirvesi düzenlendi. Zirveye 40'tan fazla ülkeden 6 binden fazla kişi katıldı. 100'den fazla örgütün temsil edildiği toplantıda söz alan isimler arasında Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Lideri Özgür Özel de vardı. CHP Genel Başkanı Özgür Özel, otoriter yönetimlere karşı küresel bir demokratik seferberlik çağrısında bulundu.

Aynı saatlerde Madrid'de ise Venezuela'nın Nobel ödüllü muhalefet lideri María Corina Machado, binlerce kişiyi etrafında toplayarak Sánchez'in davetini reddetti ve Trump'a olan desteğini yineledi. İki buluşma, İspanya'yı küresel siyasi kutuplaşmanın simge sahnesine dönüştürdü.

Milano'daki mitingde bizzat sahneye çıkan isimler arasında Liga lideri ve İtalya Başbakan Yardımcısı Matteo Salvini, Fransa'nın Ulusal Cephe lideri Jordan Bardella ve Hollanda'dan Özgürlük Partisi lideri Geert Wilders yer aldı.

ABD'den yoğun katılım dikkat çekti

Organizatörler etkinliğin doğrudan Trump karşıtı bir seferberlik olmadığında ısrar etse de Trump'ın çok taraflı kurumlara yönelik saldırılarının gölgesi zirvenin tamamına yayıldı. Reuters'a konuşan Alman Sosyal Demokratlar'ın lideri ve Almanya Başbakan Yardımcısı Lars Klingbeil, "Trump aşırı sağın sembolü haline geldi. Ama bu, sosyal demokratların bir araya gelmesiyle ilgili. ABD'li Demokratların bu denli güçlü temsil edilmesi bir ilk ve bu hareketin büyüdüğünü gösteriyor" dedi.

Zirveye ABD'den de yoğun katılım dikkat çekti. Eski başkan yardımcısı adayı Tim Walz kalabalığa Demokratlardan umut kesilmemesi çağrısında bulundu; New York Belediye Başkanı Zohran Mamdani bizzat yer aldı, Hillary Clinton ve Bernie Sanders ise video mesajla destek verdi. ABD'li Demokrat Senatör ve Dış İlişkiler Komitesi üyesi Chris Murphy, Reuters'a yaptığı açıklamada "Sağ kanat, demokrasimizi tahrip etmek için ülkeden ülkeye benzer araçlar kullanıyor. Bu deneyimleri paylaşarak nasıl karşılık verebileceğimizi anlamalıyız" dedi.

Özel'den küresel otoriter karşıtı seferberlik çağrısı

4 binden fazla siyasetçi, aktivist, akademisyen ve sendika temsilcisine seslenen Özel, ilerici güçler arasında daha güçlü bir uluslararası koordinasyon talep etti: "Birbirimizi güçlendiren ilerici insanlara ihtiyacımız var. O irade bu salonda. Birlikte bir seferberlik ilan ediyoruz; kurumları, kuralları ve demokrasiyi zayıflatan otoriterliğe karşı bir seferberlik."

Özel, Türkiye'yi hem demokratik başarının hem de siyasi baskının somut bir örneği olarak sundu. Son yerel seçimlerdeki muhalefet zaferine atıfta bulunarak "Türkiye'de son yerel seçimlerde başardık. Ancak o günden bu yana ağır bir geri tepkiyle karşı karşıyayız" dedi. Ekrem İmamoğlu'nun tutuklanmasını ise gelecekteki seçim sonuçlarını boşa çıkarma girişimi olarak nitelendirdi ve muhalefetin halk iradesini savunmak için bir yılı aşkın süredir seferber olduğunu vurguladı.

Türkiye'deki muhalefet stratejisini "Türkiye İttifakı" çerçevesinde tanımlayan Özel, "Bu seferberliğin ülkemizdeki çerçevesi, tüm demokratları bir araya getiren Türkiye İttifakı'dır" dedi ve muhalefetin sıklıkla başvurduğu slogana atıfla ekledi: "Ya hep beraber, ya hiçbirimiz."

Özel ayrıca, Ataşehir'de yürütülen operasyon kapsamında Onursal Adıgüzel'in gözaltına alınmasını sert bir dille eleştirdi ve "Gece yarısı baskınlarına son vereceklerini vaadedenler, şimdi gece geç saatlerde kapıları çalıyor" diyerek bu uygulamaları siyasi motivasyonlu olarak tanımladı. Muhalefet belediyelerini hedef alan soruşturmaların daha geniş bir baskı örüntüsünün parçası olduğunu savunan Özel'e göre soruşturmalar kasıtlı zamanlanmakta, hedefler siyasi olarak seçilmekte ve hukuki süreçler birer baskı aracına dönüştürülmektedir.

Konuşmasını uluslararası dayanışma çağrısıyla bitiren Özel, Filistin, Ukrayna ve İran'daki sivillere selam göndererek "Savaşa hayır, şimdi barış" dedi. Barselona ziyareti çerçevesinde Pedro Sánchez ile de bir araya gelen Özel'in görüşmesi, Sosyalist Enternasyonal ve Avrupa Sosyalistleri Partisi'nin düzenlediği toplantılar kapsamında gerçekleşti.

Dünya solunun ana başlıkları nelerdi?

Zirvede öne çıkan en kritik siyasal analiz, solun seçmen kaybının arkasındaki ekonomik gerçeklikle yüzleşme zorunluluğuydu. Siyasi strateji danışmanlık şirketi Mandate Research'ün CEO'su Marcus Roberts, Reuters'a solun yeniden yükselişe geçebilmesi için geçim sıkıntısı gibi "mutfak masası meselelerine" eğilmesi gerektiğini vurguladı. Geçen ay yayımlanan 30 ülkeli Ipsos araştırması da bu tespiti doğrular nitelikte: Seçmenler aşırılıkçılığın yükselişinden ya da ahlaki çöküşten çok işsizlik, enflasyon, yoksulluk ve eşitsizlik konularında kaygı duyuyor.

Ekonomist Gabriel Zucman sahneye çıkarak milyoner ve milyarderlere yönelik servet vergisini savundu; bu politikanın Avrupa ve ABD'deki kamuoyu yoklamalarında büyük destek gördüğünü, ancak kendi ülkesi Fransa'da parlamentoda reddedildiğini hatırlattı. Eski Biden danışmanı ve Center for American Progress direktörü Neera Tanden ise ekonomik kaygıların belirleyiciliğini çarpıcı bir şekilde özetledi: "Yumurtaya para yetiştiremeyenin demokrasiyle ilgilenmesi beklenemez."

Şili'nin eski Senato Başkanı Isabel Allende de solun vatandaşların kaygılarından koptuğunu ve bunun bedelini ağır ödediğini söyledi. Reuters'ın aktardığına göre Allende, "Sıradan insanlara yaklaşamazsak sağa karşı mücadele etmek hayal olur" diye konuştu.

IMF ve Dünya Bankası'nın İlkbahar toplantılarından dönen katılımcılar, Barselona'daki tartışmaların uluslararası kurumlardaki güç dengesini yeniden şekillendirme aciliyetini yansıttığını aktardı. Ekonomi profesörü Mariana Mazzucato, Reuters'a şu değerlendirmede bulundu: "Kurumlar ayakta duruyor ama içlerindeki mantık değişiyor. Trump eski düzenin krizini hızlandırıyor; ancak ilerici güçler güvenilir bir alternatif çerçeve sunamazsa bu boşluğu başkaları dolduracak."

Sanchez'in gözü AB liderliğinde

Zirvesinin ev sahibi Sánchez, Trump'ın dış politikasına yönelik sert eleştirileriyle uluslararası arenada hızla öne çıktı. Politico'nun aktardığına göre, adını vermek istemeyen kıdemli bir Avrupa Parlamentosu yetkilisi Sánchez'i "salt bir İspanya lideri olarak değil, Avrupa liderliği icra etmeye çalışan biri" olarak nitelendirdi.

Aynı yetkili, Sánchez'in 2027'de ara dönem değerlendirmesine girecek Avrupa Konseyi Başkanlığı koltuğuna göz dikmiş olabileceğine işaret etti.

Madrid cephesi: Sağın göz bebeği Machado, solun davetini reddetti

Barselona'da ilerici liderlerin toplandığı saatlerde Venezuela'nın siyasi süreçten dışlanan sağ muhalefet lideri María Corina Machado, İspanya'nın başkenti Madrid'de kalabalık bir miting düzenledi. Aralık ayında Nobel Barış Ödülü'nü almak üzere Oslo'ya gittikten bu yana ülkesine dönemeyen Machado, çok uluslu Avrupa turunu Madrid'de sürdürdü.

Sánchez'in görüşme teklifini reddeden Machado, buna gerekçe olarak doğrudan Barselona'daki ilerici zirvesini gösterdi. AP'nin aktardığına göre, "Son saatlerde Barselona'da gerçekleşen toplantı, böyle bir buluşmanın neden uygun olmadığını açıkça ortaya koydu" dedi. Machado, Sánchez yerine İspanya'nın aşırı sağcı Vox Partisi lideri Santiago Abascal ve muhalefetteki Halk Partisi (PP) lideri Alberto Feijoo ile bir araya gelmeyi tercih etti.

Madrid'de muhafazakâr bölge başkanı Isabel Díaz Ayuso ile omuz omuza sahneye çıkan Machado, Puerta del Sol meydanında binlerce kişiye hitap etti. Türünün en büyük buluşmalarından biri olarak değerlendirilen mitingde Machado, Trump'ın Ocak ayındaki askeri operasyonuyla iktidardan uzaklaştırılan Maduro'nun ardından geçici yönetimi devralan Delcy Rodríguez hükümetini sert bir dille eleştirdi. Rodríguez yönetimini "kaos, şiddet ve terör" olarak niteleyen Machado, Venezuela'da serbest ve adil seçimler düzenlenmesi çağrısını yineledi.

Isabel Díaz Ayuso ve Machado Madrid'deki miting alanında.


Nobel Barış Ödülü'nü bizzat Trump'a takdim eden Machado, "Venezuelalıların özgürlüğü için hayatını ortaya koyan tek devlet başkanı Donald Trump'tır" dedi. Yakın gelecekte ülkesine dönmeyi planladığını açıklayan Machado, zamanlaması ve dönüş koşulları konusunda somut bir bilgi vermedi.

Milano'da Avrupa'nın aşırı sağı göçmen karşıtı mitingde buluştu

Aynı hafta sonu Avrupa'nın diğer ucunda da kritik bir buluşma yaşandı. İtalya'da iktidar ortağı Lig Partisi'nin (Liga) öncülük ettiği miting, kıtanın önde gelen aşırı sağcı liderlerini Milano'da bir araya getirdi. Etkinliğin ana temasını göçmen karşıtlığı oluşturdu.

Mitingde bizzat sahneye çıkan isimler arasında Liga lideri ve İtalya Başbakan Yardımcısı Matteo Salvini, Fransa'nın Ulusal Cephe (RN) lideri Jordan Bardella ve Hollanda'dan Özgürlük Partisi (PVV) lideri Geert Wilders yer aldı. Barselona'da Machado ile görüşen İspanyol Vox Partisi lideri Santiago Abascal ile Çekya Başbakanı Andrej Babiš ise etkinliğe video mesajla destek verdi.

Milano buluşması, Avrupa'daki aşırı sağcı partilerin Avrupa Parlamentosu'nda oluşturduğu "Avrupa'nın Vatanseverleri" (Patriots for Europe) bloğuyla örtüşen bir koordinasyonun yansıması olarak değerlendirildi. Barselona zirvesinde Avrupa Sosyalistleri Partisi Başkanı Stefan Löfven'in "Bu izole bir eğilim değil, koordineli bir küresel yanıt gerektiren ortak bir meydan okumadır" şeklindeki uyarısı, Milano'daki tablo göz önüne alındığında daha da anlam kazandı.

Kaynak: Gazete Oksijen