ABD Başkanı Donald Trump, İran krizinde müttefiklerini kaderine terk etmekle tehdit ederken, Washington koridorlarında bu "gel-gitli" mesajların aslında devasa bir askeri hazırlığı gizlediği konuşuluyor.
The Times'ın haberine göre müttefiklerine bir gün "korkaklar" diye çıkışan, ertesi gün "Hürmüz’e gidin ve orayı bizzat alın" diyen Trump, dostlarını ve düşmanlarını derin bir belirsizliğe sürüklüyor.
Washington'dan gelen çelişkili mesajlar
Çatışmanın başlangıcından bu yana Trump, birbirine taban tabana zıt mesajlar yağdırdı: "Savaş kazanıldı", "Bu bir savaş değil, küçük bir gezi", "Şirketler cesaretli olsun", "Hürmüz’e ihtiyacımız yok".
Washington’da bu durum artık “silahlandırılmış belirsizlik” olarak adlandırılıyor. Bu yöntemin küresel istikrarı bozduğu açık olsa da, asıl amacın bir kara istilası için zaman kazanmak olduğu hissi güçleniyor.
Piyasaları uyutma taktiği olabilir mi?
Analistlere göre Trump, bir yandan İran’ı müzakereye zorlarken diğer yandan piyasaları "çözüm çok yakın" diyerek sakinleştirmeye çalışıyor. Özellikle satış dalgasının hızlandığı anlarda gelen "yatıştırıcı" açıklamalar, aslında askeri yığınağı perdelemek için kullanılıyor.
Trump’ın, şartlar aleyhine olsa bile durumları kendi lehine manipüle etme gücüne olan sarsılmaz inancı, bu stratejinin temelini oluşturuyor.
'Paskalya baskını' kapıda olabilir
Trump’ın retorik manevraları, ABD ordusuna bölgede ihtiyaç duyacağı birlikleri toplama fırsatı verdi. Birleşik Krallık ve Avrupa piyasalarının "Kutsal Cuma" (Good Friday-3 nisan) nedeniyle kapalı olacağı üç günlük tatil dönemi, operasyon için en ideal zaman dilimi olarak görülüyor.
Vatikan’ın savaş karşıtı uyarılarına rağmen, bölgeye ulaşan 2 bin 200 kişilik Deniz Piyadesi seferi birliği, 82. Hava İndirme Tümeni ve yüzlerce Özel Kuvvet askeri, olası bir Paskalya harekatının sinyallerini veriyor.
'Harekat başladıktan sonra geri dönüş yok'
Bloomberg ekonomi analisti Becca Wasser, sevkiyatların boyutuna dikkat çekerek şunları söylüyor:
"Birliklerin konuşlandırılması gerçek ve hareket halindeler. Bir kez başladıklarında, Trump'ın geçmişteki kullanım şekline bakılırsa, bu süreçte garip bir kaçınılmazlık var."
Wasser’a göre Trump, altyapı tesislerini bombalama tehdidini Tahran üzerinde baskı kurmak için kullanırken, bir yandan da karada "postalların yere basması" (kara harekatı) için hazırlıklarını tamamlıyor.
Analistler, Trump’ın "Taco" (Trump her zaman korkup geri çekilir) lakabına rağmen, bölgedeki askeri yığınağın bir noktada somut bir eyleme dönüşmesinin kaçınılmaz olduğunu vurguluyor.
Kaynak: Gazete Oksijen



