Türkiye’de geçici oturumla yaşayan on binlerce İranlı, savaşın yarattığı belirsizlik ve ekonomik zorluklar nedeniyle zor kararlarla karşı karşıya kalıyor. Kimileri geri dönmek zorunda kalırken, kimileri üçüncü ülkelere yöneliyor.
AP'nin haberine göre İstanbul’da bir dükkanda börek satarak geçimini sağlayan Sadri Haghshenas’ın aklı Tahran’daki kızında. Ailesi, vize yenileme sürecinde yaşanan sorunlar nedeniyle kızlarını İran’a göndermek zorunda kaldı. Olası bir ateşkesin bozulabileceği endişesi ise aile üzerindeki baskıyı artırıyor.
Yıllardır kısa süreli oturum izinleriyle Türkiye’de yaşayan on binlerce İranlı gibi Haghshenas ailesi de ekonomik fırsatlar ve görece istikrar için Türkiye’yi tercih etti fakat mevcut durum son derece kırılgan.
“Yemin ederim her gün ağlıyorum” diyen Haghshenas, “Ülkemde hayat yok, burada da hayat yok. Ne yapacağımı bilmiyorum” ifadelerini kullandı.
Vize krizi: Genç kız İran’a gönderildi
Haghshenas ve eşi, beş yıl önce o dönem henüz ergenlik çağında olan kızlarıyla birlikte Türkiye’ye taşındı. Aile, altı ay ile iki yıl arasında yenilenen turistik vizelerle yaşamını sürdürüyordu.
Eşinin sağlık sorunları nedeniyle çalışamaması ve avukat tutacak maddi imkanın bulunmaması nedeniyle bu yıl 20 yaşındaki kızları Asal için vize başvurusu yapılamadı. Lise son sınıf öğrencisi olan Asal, bu ay başında bir kontrol noktasında gözaltına alındı ve bir geceyi göç idaresi tesisinde geçirdi.
Annesi, sınır dışı sürecinin ileride Türkiye’ye dönüşünü zorlaştırmaması için bir arkadaşının yardımıyla kızını Tahran’a gönderdi. Aile, Asal’ın öğrenci vizesiyle yeniden Türkiye’ye gelebileceğini umut ediyor.
İran’daki uzun süreli internet kesintisi nedeniyle Haghshenas, kızından ayrıldığından beri onunla iletişim kuramadığını belirtti.
Geçici statüde binlerce İranlı
Türkiye, savaş sürecinde büyük bir mülteci akınıyla karşılaşmadı. İranlıların büyük bölümü ülke içinde kalmayı tercih ederken, Türkiye’ye gelenlerin çoğu üçüncü ülkelere geçiş yaptı.
Türkiye İstatistik Kurumu verilerine göre 2025 yılında Türkiye’de yaklaşık 100 bin İranlı yaşıyordu. Birleşmiş Milletler Mülteciler Yüksek Komiserliği verilerine göre savaşın başlamasından bu yana yaklaşık 89 bin İranlı Türkiye’ye giriş yaparken, 72 bini ülkeden ayrıldı.
Bazı İranlılar vizesiz kısa süreli kalışlarla savaşı beklemeyi tercih ederken, uzun vadeli kalış için seçenekler sınırlı. İstanbul Barosu Göç ve Mülteci Hakları Merkezi’nden Sedat Albayrak, uluslararası koruma statüsü almanın zor olduğunu ve sistemin İranlıları kısa süreli oturumlara yönlendirdiğini belirtti.
Albayrak, “Bu şekilde 10 yılı aşkın süredir yaşayan insanlar var” sözlerini kullandı.
Savaş uzarsa geri dönüş kaçınılmaz
11 yıl önce çocuklarının eğitimi için Türkiye’ye gelen Nadr Rahim, savaşın kendisini geri dönmeye zorlayabileceğini söylüyor.
Türkiye’de iş kurma ve çalışma izni almanın zorlukları nedeniyle geçimini İran’daki motosiklet satış işinden sağladığını belirten Rahim, savaş nedeniyle satışların durduğunu ifade etti. Uluslararası yaptırımlar ve internet kesintileri ise para transferini neredeyse imkansız hale getiriyor.
Ailenin Türkiye’de yalnızca birkaç ay daha kalabilecek maddi gücü bulunuyor. Türkiye’de büyüyen çocuklarının Farsça bilmemesi ise dönüşü daha da zorlaştırıyor.
İki ülkede de “kötü hayat”
42 yaşındaki bir İranlı kadın, sekiz ay önce ailesine destek olmak için Türkiye’ye geldi. Kızıyla birlikte öğrenci olarak kayıt yaptırarak yasal statü elde etti. Sabah derslere katılan kadın, ardından gece geç saatlere kadar hizmet sektöründe çalışıyor.
Altı kişiyle birlikte bir kadın pansiyonunda kaldığını belirten kadın, güvenlik gerekçesiyle isminin açıklanmasını istemedi.
“İran’ı gerçekten seviyorum. Gerekirse savaşta savunurum” diyen kadın, buna rağmen ülkede bir gelecek göremediğini ifade etti.
Türkiye’de ise yaşam mücadelesi verdiğini belirten kadın, “Türkiye’de kötü bir hayatım var, ailemin İran’da kötü bir hayatı var. Umutla geldim ama şimdi umutsuz hissediyorum” dedi.
Geçici sığınaktan başka bir geçici sığınağa
Tahranlı 33 yaşındaki serbest mimar, Ocak ayında protestolara yönelik sert müdahale sırasında Türkiye’ye geldi. Durumun sakinleşmesini bekleyerek geri dönmeyi planlıyordu. Şubat sonunda ABD ve İsrail’in İran’la savaşa girmesi planlarını değiştirdi.
“Beklediğimden çok daha kötü bir durum olduğunu fark ettim” diyen kadın, İran’a döndüğünde baskı görme korkusu nedeniyle kimliğinin gizli tutulmasını istedi.
İnternet kesintisi nedeniyle İran’daki müşterileriyle çalışamayan mimar, Türkiye’de kalmak için gerekli finansmanı da sağlayamıyor.
Bu nedenle bir sonraki durağı olarak Malezya’yı seçti. Burada bir ay boyunca vizesiz kalış karşılığında barınma projelerinde çalışacak. Geleceğe dair net bir planı olmadığını belirten kadın, belirsizlik içinde yoluna devam ediyor.
Kaynak: Gazete Oksijen





