Yemen’in Suudi Arabistan destekli ve uluslararası alanda tanınan hükümeti, İran destekli Husilerin kontrolündeki bölgeleri geri almak amacıyla kapsamlı bir askeri operasyon başlattığını açıkladı. Operasyon, Husilerin geçen ay Kızıldeniz’in girişindeki Babülmendep Boğazı’nı ele geçirerek yaklaşık 150 kilometrelik sahil şeridinde kontrol sağlamasının ardından geldi.
Yemen Başkanlık Konseyi Başkanı Raşid el-Alimi, televizyondan yaptığı açıklamada operasyonun ülke Husilerin kontrolünden kurtarılana kadar süreceğini söyledi. Yemen ordusundan bir sözcü de Husilere silah bırakma çağrısı yaptı.
Husiler Suudi Arabistan’ı hedef aldıklarını açıkladı
Hükümetin operasyon açıklamasının ardından Husiler, Suudi Arabistan’daki Riyad ve Khurais bölgelerinde bulunan Saudi Aramco tesislerine balistik füzeler ve insansız hava araçlarıyla saldırı düzenlediklerini duyurdu.
Husiler, saldırıların büyük yangınlara yol açtığını ve Yemen’e son 12 saatte düzenlendiğini öne sürdükleri 50 Suudi hava ve füze saldırısına yanıt niteliğinde olduğunu savundu. Suudi Arabistan ise iddiaları henüz doğrulamadı.
Alimi, karşı saldırı kararının çatışmayı yatıştırmaya yönelik tüm girişimlerin sonuçsuz kalmasının ardından alındığını söyledi. Suudi Arabistan’a verdiği destek için teşekkür eden Alimi, bölgedeki müttefikler ve uluslararası ortaklardan Yemen hükümet güçleri ile kurumlarına destek istedi.
Bab el-Mendeb savaşı yeniden şekillendiriyor
Husiler, 2014'ten bu yana Yemen’in başkenti Sana ve nüfusun büyük bölümünün yaşadığı kuzeybatı bölgelerinin önemli kısmını kontrol ediyor. Hareket, yıllar boyunca Suudi Arabistan, Birleşik Arap Emirlikleri ve Batılı müttefiklerinin düzenlediği operasyonlara rağmen kontrolünü korudu ve İran’ın desteğiyle silah kapasitesini geliştirdi.
Husilerin geçen ay düzenlediği sürpriz saldırıda Babülmendep Boğazı’nı ve Kızıldeniz kıyısında yaklaşık 150 kilometrelik alanı ele geçirmesi, küresel deniz taşımacılığı açısından kritik önemdeki rota üzerindeki etkilerini artırdı. Bab el-Mendeb, Akdeniz ile Asya arasındaki deniz ulaşımında Kızıldeniz’in güney çıkışını oluşturuyor.
Bu gelişme, Ortadoğu’daki daha geniş çatışmanın da yeni bir cephesini oluşturdu. Reuters'a göre ABD'nin İran'a yönelik savaşı bölgedeki dengeleri değiştirirken, Bab el-Mendeb'in Husilerin kontrolüne geçmesi Hürmüz Boğazı'na alternatif deniz güzergahının güvenliği açısından da önem kazandı.
Taiz için kritik mücadele
Husiler son 48 saatte Yemen’in Taiz kenti yakınlarındaki stratejik tepelerde hükümet ve yerel güçlere karşı ilerleme sağladı. Askeri kaynaklara göre hareket, Taiz ile güney kıyısındaki Aden arasındaki son ulaşım yoluna doğru ilerliyor.
Bu yolun Husilerin kontrolüne geçmesi, Yemen’in üçüncü büyük kenti Taiz’in fiilen kuşatma altına girmesine yol açabilir. Kentte yüz binlerce sivilin yanı sıra binlerce hükümet gücü bulunuyor. Başkanlık Konseyi Başkanı Alimi'nin de bölgeden olması nedeniyle Taiz'e yönelik olası bir kuşatma siyasi açıdan da önem taşıyor.
Yemen’de çatışmaların yeniden yoğunlaşması insani krizi de ağırlaştırıyor. Dünya Gıda Programı geçen hafta, çatışmalardaki artış nedeniyle Yemen’in bazı bölgelerinde her dört aileden üçünün açlıkla karşı karşıya olduğunu, on binlerce kişinin yerinden edildiğini ve milyonlarca kişinin temel tedarik zincirlerinin kesintiye uğradığını bildirdi.
Suudi Arabistan, 2015'ten bu yana Yemen'deki savaşta hükümet güçlerini destekliyor ancak Husileri yenilgiye uğratamadı. 2022'de taraflar arasında varılan ateşkes büyük ölçüde korunmuştu. Ancak bu yıl İran savaşıyla bağlantılı olarak Husilerin Suudi gemileri ve petrol altyapısına yönelik füze ve İHA saldırılarıyla çatışma yeniden tırmandı.
ABD'nin de Suudi Arabistan'ın Yemen'deki operasyonlarına istihbarat desteği sağladığı, bazı bölge ve Avrupa ülkelerinin ise Riyad'a ağırlıklı olarak savunma amaçlı askeri yardım verdiği bildirildi.
Kaynak: Gazete Oksijen

