Trump; Danimarka, Norveç, İsveç, Fransa, Almanya, Hollanda, Finlandiya ve Britanya’dan ithal edilen mallara 1 Şubat’tan itibaren ek yüzde 10 gümrük tarifesi uygulanacağını, anlaşmaya varılmaması halinde bu oranın 1 Haziran’da yüzde 25’e çıkacağını söyledi.
Reuters'ın haberine göre sekiz Avrupa ülkesi pazar günü Grönland’a destek veren ortak bir bildiri yayımlarken, İrlanda Başbakanı, ABD’nin Avrupa’ya yönelik tarife tehditlerinin hayata geçmesi halinde Avrupa Birliği’nin misilleme yapacağını söyledi.
Berenberg Başekonomisti Holger Schmieding, “Bu yıl için tarife geriliminin yatıştığına dair umutlar şimdilik suya düştü ve kendimizi geçen ilkbahardakiyle aynı durumda buluyoruz” dedi.
Nisan 2025’teki kapsamlı “Kurtuluş Günü” tarifeleri piyasalarda şok etkisi yaratmıştı. Yatırımcılar daha sonra yılın ikinci yarısında Trump’ın ticaret tehditlerini büyük ölçüde görmezden gelmiş, bunları gürültü olarak değerlendirmiş ve Trump’ın Britanya, AB ve diğerleriyle anlaşmalar yapmasıyla rahatlamıştı.
Bu sakin dönem sona ermiş olabilir, ancak pazartesi günü piyasa hareketleri, yatırımcı duyarlılığının daha önce dayanıklı olduğuna ve küresel ekonomik büyümenin yolunda kaldığına dair deneyimle sınırlı kalabilir.
Euro kasımdan bu yana en düşük seviyesini gördü
Buna rağmen Schmieding, Asya işlemlerinin başlamasıyla euronun baskı altında kalabileceğini öngördü. Euro, cuma günü dolara karşı yaklaşık 1,16 seviyesinde kapanarak kasım sonundan bu yana en düşük seviyelerini gördü.
Dolar açısından etkiler daha belirsiz. Dolar hâlâ güvenli liman olma özelliğini koruyor, ancak Washington’ın jeopolitik kırılmaların merkezinde yer alması nedeniyle geçen nisan ayında olduğu gibi olumsuz etkilenebilir.
Schmieding, “Avrupa piyasaları için bu küçük bir geri adım olur, ancak Kurtuluş Günü’ndeki tepkiyle kıyaslanamaz” dedi.
Avrupa hisseleri rekor seviyelere yakın işlem görüyor. Geçen hafta Almanya’nın DAX endeksi ve Londra’nın FTSE endeksi bu ay yüzde 3’ten fazla yükselerek, yüzde 1,3 artan S&P 500’ü geride bıraktı.
Savunma hisseleri prim yaptı
Jeopolitik gerilimlerden Avrupa savunma hisselerinin fayda sağlaması bekleniyor. Savunma hisseleri bu ay yaklaşık yüzde 15 yükseldi; ABD’nin Venezuela lideri Nicolas Maduro’yu ele geçirmesi Grönland konusundaki endişeleri artırdı.
Danimarka kronu da yakından izlenecek. Para birimi zayıfladı, ancak faiz farkları önemli bir etken ve euroya sabitlendiği merkez kura yakın seyrediyor; altı yılın en düşük seviyelerinden de çok uzak değil.
Fordham Global Foresight’ın kurucusu ve jeopolitik stratejist Tina Fordham, “ABD-AB ticaret savaşı geri döndü” dedi.
Trump’ın son hamlesi, AB ve Güney Amerika bloğu Mercosur’un üst düzey yetkililerinin bir serbest ticaret anlaşması imzaladığı bir döneme denk geldi.
“Akla sığmaz gelişmeler”
Grönland üzerindeki anlaşmazlık yalnızca bir sıcak başlık.
Trump, İran’daki huzursuzluğa müdahale etmeyi de gündeme getirirken, Fed Başkanı Jerome Powell hakkında iddianame tehdidi, Merkez Bankası’nın bağımsızlığına ilişkin endişeleri yeniden alevlendirdi.
Bu tablo karşısında güvenli liman altın rekor seviyelere yakın kalmayı sürdürüyor.
IG piyasa analisti Tony Sycamore, “Piyasaların bu hafta ‘riskten kaçış’ modunda açılması bekleniyor” dedi.
Sycamore, “Bu son gerilim noktası, NATO ittifaklarının çözülme ihtimali ve geçen yıl birkaç Avrupa ülkesiyle yapılan ticaret anlaşmalarının bozulması endişelerini artırdı; bu da hisse senetlerinde riskten kaçışı tetiklerken altın ve gümüşe olan güvenli liman talebini güçlendiriyor” diye konuştu.
Davos’ta düzenlenecek yıllık toplantısı öncesinde, yayımlanan Dünya Ekonomik Forumu’nun yıllık risk algısı anketi, ülkeler arası ekonomik çatışmayı, silahlı çatışmaların yerini alarak bir numaralı endişe olarak tanımladı. Toplantıya Trump’ın da katılması bekleniyor.
Yatırımcılar jeopolitik risklere giderek daha temkinli yaklaşsa da, bir ölçüde buna alışmış durumdalar.
Fordham, “Yatırımcı duyarlılığı, akla sığmaz türden devam eden bu gelişmeler karşısında oldukça dayanıklı olduğunu gösterdi. Bu muhtemelen Trump’ın söylediği her şeyi yapamayacağına dair bir inanç ile bu tür adımların varlık fiyatlarını kökten etkilemediği düşüncesinin birleşimini yansıtıyor” dedi.


