31 Ağustos 2026, Pazartesi
Gece Modu Gece Modu Gündüz Modu Gündüz Modu
Haber Giriş: 31.08.2026 09:12 | Son Güncelleme: 31.08.2026 09:57

Bireysel taşıt kredilerinin hacmi 5 yıl önceki seviyeye geriledi

Araç fiyatları hızla yükselirken taşıt kredilerinin tüketici kredileri içindeki payı yüzde 1,2’ye geriledi; toplam taşıt kredilerinin yaklaşık yüzde 90,8’i ticari müşteriler tarafından kullanılırken bireysel tüketicilerin payı yüzde 9,2 oldu
Bireysel taşıt kredilerinin hacmi 5 yıl önceki seviyeye geriledi
A+ Yazı Boyutunu Büyüt A- Yazı Boyutunu Küçült

Türkiye otomotiv pazarında yüksek araç fiyatları ve finansmana erişimdeki zorluklar, bireysel tüketicilerin taşıt kredisi kullanımını ciddi biçimde sınırladı. Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu’nun (BDDK) verilerine göre bireysel taşıt kredilerinin toplam hacmi, yaklaşık beş yıl önceki seviyesinde kaldı.

Dünya'da yer alan habere göre, 14 Ağustos 2026 haftası itibarıyla bankacılık sektöründeki toplam taşıt kredileri 442 milyar 915 milyon TL’ye ulaştı. Bunun 401 milyar 503 milyon TL’sini taksitli ticari taşıt kredileri oluştururken, bireysel tüketicilerin kullandığı taşıt kredileri yalnızca 41 milyar 412 milyon TL seviyesinde kaldı.

Böylece toplam taşıt kredilerinin yaklaşık yüzde 90,8’i ticari müşteriler tarafından kullanılırken bireysel tüketicilerin payı yüzde 9,2 oldu. Ticari taşıt kredilerinin hacmi bireysel kredilerin yaklaşık 10 katına çıktı.

BDDK verileri, bireysel taşıt kredilerindeki uzun vadeli durgunluğu da ortaya koydu. Aralık 2021 sonunda 41 milyar 57 milyon TL olan bireysel taşıt kredisi stoku, Ağustos 2026’da 41 milyar 412 milyon TL’ye çıktı. Yaklaşık beş yıldaki nominal artış yalnızca 355 milyon TL oldu.

Yüksek enflasyon ve otomobil fiyatlarındaki sert yükseliş dikkate alındığında tablo daha da belirginleşiyor. Aynı dönemde araç fiyatları katlanırken bireysel taşıt kredilerinin neredeyse yerinde sayması, tüketicilerin otomobil alımında banka finansmanından giderek uzaklaştığını gösteriyor.

2023’ten sonra hızlı gerileme

Bireysel taşıt kredileri Aralık 2021’de 41,1 milyar TL seviyesindeyken Aralık 2023’te 95,8 milyar TL’ye kadar yükseldi. Ancak bu tarihten sonra eğilim tersine döndü.

Aralık 2025 sonunda 51,3 milyar TL’ye gerileyen kredi stoku, Ağustos 2026 itibarıyla 41,4 milyar TL’ye kadar indi. Böylece 2023 sonunda ulaşılan zirveden bu yana bireysel taşıt kredilerinde yaklaşık 55 milyar TL’lik daralma yaşandı.

Üstelik kredi stokundaki nominal gerileme, otomobil fiyatlarındaki artış nedeniyle gerçek alım gücündeki kaybı tam olarak yansıtmıyor. 2021’de 41 milyar TL’lik kredi hacmiyle satın alınabilecek araç sayısı ile bugün aynı büyüklükteki krediyle alınabilecek araç sayısı arasında ciddi fark bulunuyor.

Her 100 liralık tüketici kredisinin 1,2 lirası taşıta gidiyor

BDDK verilerine göre bireysel tüketicilerin toplam tüketici kredisi portföyü yaklaşık 3,45 trilyon TL seviyesinde bulunuyor. Bunun yaklaşık 2,58 trilyon TL’sini ihtiyaç kredileri, 821,9 milyar TL’sini ise konut kredileri oluşturuyor.

Bireysel taşıt kredileri ise 41,4 milyar TL ile toplam portföyün yalnızca yüzde 1,2’sine karşılık geliyor. Başka bir ifadeyle bankaların bireysel müşterilere kullandırdığı her 100 TL’lik tüketici kredisinin yaklaşık 1,2 TL’si otomobil finansmanına gidiyor.

Bireysel kredi kartı borçlarının toplamı ise yaklaşık 3,43 trilyon TL seviyesinde. Bu tutar, bireysel taşıt kredisi stokunun yaklaşık 83 katına karşılık geliyor.

Kredi sınırları araç fiyatlarının gerisinde kaldı

Taşıt kredilerindeki daralmanın nedenleri arasında yalnızca yüksek faizler değil, kredi tutarı ve vadeye ilişkin düzenlemeler de bulunuyor.

Şubat 2022’de belirlenen kredi-değer oranları, otomobil fiyatlarındaki hızlı yükseliş nedeniyle bugün çok daha az sayıda araç için kullanılabilir durumda. Mevcut düzenlemeye göre 1,2 milyon TL ile 2 milyon TL arasındaki araçlarda taşıt bedelinin en fazla yüzde 20’si için ve 12 aya kadar kredi kullanılabiliyor.

Düzenlemenin yapıldığı 2022’de 2 milyon TL’nin altında yaklaşık 50 model bulunurken sektör verilerine göre bugün bu sınırın altında kalan model sayısı 20’nin altına geriledi.

Araç fiyatlarının döviz kuru, vergiler, üretim ve lojistik maliyetleri ile genel enflasyonun etkisiyle yükselmesine karşın kredi limitlerinin aynı hızda güncellenmemesi, otomobil almak isteyen tüketicilerin finansmana erişimini giderek zorlaştırıyor.