Birleşik Arap Emirlikleri (BAE) 1 Mayıs itibarıyla Petrol İhraç Eden Ülkeler Örgütü (OPEC) ve OPEC+'tan çekilme kararını açıkladı.
Bu kararın BAE'nin uzun vadeli vizyonu ile yerli enerji üretimine yatırımın hızlandırılması da dahil olmak üzere enerji sektörünün gelişimiyle uyumlu olduğu ifade edildi. Kararın ülkenin küresel enerji piyasalarının geleceğine bakan sorumlu ve güvenilir bir üretici rolüne olan bağlılığını güçlendireceğine dikkat çekildi.
Arz dinamiklerini etkileyen Basra Körfezi ve Hürmüz Boğazı'ndaki krizin yakın vadede jeopolitik dalgalanmaları devam ettireceğine de işaret edildi.
Enerji Bakanı: Büyük bir etkisi olmaz
BAE Enerji Bakanı Suhail Mohamed al-Mazrouei, Reuters'e yaptığı açıklamada kararın bölgesel gücün enerji stratejilerine dikkatlice bakıldıktan sonra alındığını söyledi.
Al-Mazrouei, BAE'nin Suudi Arabistan ile görüşüp görüşmediği sorusuna ise BAE'nin bu konuyu başka hiçbir ülkeyle görüşmediğini belirtti ve "Bu bir politika kararıdır, üretim seviyesiyle ilgili mevcut ve gelecekteki politikalara dikkatlice bakıldıktan sonra alınmıştır" dedi.
Al-Mazrouei, Hürmüz Boğazı'ndaki durum nedeniyle bu hamlenin piyasa üzerinde büyük bir etkisi olmayacağını dile getirdi.
Üretim kademeli şekilde artırılacak
Kararın, piyasa dinamiklerine yanıt vermede esnekliği artırmak için sektör politikalarının evrimini teyit ettiği değerlendirildi. BAE'nin OPEC'ten ayrıldıktan sonra talep ve piyasa koşulları doğrultusunda üretimi kademeli bir şekilde artırarak sorumlu rolünü sürdüreceği vurgulandı.
BAE, 1967'de Abu Dabi Emirliği aracılığıyla OPEC'e katılmış; üyeliğinin 1971'de BAE'nin kurulmasından sonra da devam etmesi nedeniyle onlarca yıl süren yapıcı işbirliği sürmüştü. Bu dönemde ülke, küresel petrol piyasasının istikrarını desteklemede ve üretici ülkeler arasındaki diyaloğu teşvik etmede aktif bir rol oynamıştı.
Kaynak: Gazete Oksijen
