Küresel piyasalarda yön arayışı sürerken, gelecek hafta para politikası, büyüme verileri ve jeopolitik gelişmeler yatırımcıların ana gündemini oluşturacak. ABD ekonomisine ilişkin büyüme rakamları, Fed’in bağımsızlığına yönelik artan siyasi baskılar ve Davos’ta düzenlenecek Dünya Ekonomik Forumu’ndan gelecek mesajlar küresel risk iştahını şekillendirecek.
Ekonomim.com'un aktardığına göre yurt içinde ise Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası’nın faiz kararı ile uluslararası kredi derecelendirme kuruluşlarının değerlendirmeleri yakından takip edilecek.
1. Küresel piyasalarda haftanın ana teması ne?
Gelecek hafta küresel piyasalarda iki ana eksen öne çıkıyor: ABD ekonomisinin büyüme performansı ve Davos’ta düzenlenecek Dünya Ekonomik Forumu. Fed’in bağımsızlığına yönelik siyasi baskılar, jeopolitik riskler ve ticaret politikalarına ilişkin belirsizlikler, yatırımcı davranışlarını şekillendirmeye devam ediyor. Özellikle ABD büyüme verisi, para politikasının geleceğine ilişkin beklentiler açısından kritik kabul ediliyor.
2. Fed’in bağımsızlığına ilişkin tartışmalar neden bu kadar önemli?
Fed Başkanı Jerome Powell’ın, ABD Adalet Bakanlığının Fed binalarının yenilenmesine ilişkin bir süreç üzerinden kendisine yönelik iddianame tehdidinde bulunduğunu açıklaması, küresel piyasalarda ciddi bir yankı yarattı. Bu gelişme, Fed’in siyasi baskılardan ne ölçüde bağımsız hareket edebileceğine dair soru işaretlerini artırdı.
Eski Fed yetkilileri ve birçok merkez bankası Powell’a destek açıklamaları yaparken, analistler bu tartışmanın 2026 boyunca Fed’e ilişkin fiyatlamalarda ana risk başlıklarından biri olabileceğine dikkat çekiyor.
3. ABD enflasyonu ve büyüme verileri ne söylüyor?
ABD’de aralık ayı TÜFE verisi aylık yüzde 0,3, yıllık yüzde 2,7 artışla beklentilere paralel gerçekleşti. Çekirdek enflasyonun yıllık bazda yüzde 2,6 ile tahminlerin altında kalması, enflasyonist baskıların kısmen zayıfladığına işaret etti.
Buna karşın enflasyonun halen Fed’in yüzde 2 hedefinin üzerinde seyretmesi ve istihdam piyasasında sert bir bozulma görülmemesi, faiz indirimlerinin ötelenebileceği beklentisini güçlendiriyor. Piyasalar, Powell’ın görev süresi sona erene kadar faiz indirimi beklemezken, yıl genelinde iki indirimin gündeme gelebileceğini fiyatlıyor. Gelecek hafta açıklanacak büyüme verileri bu beklentiler açısından belirleyici olacak.
4. Trump’ın ekonomi politikaları piyasaları nasıl etkiliyor?
ABD Başkanı Donald Trump, enflasyonun “düşük” olduğunu savunarak Fed’e faizleri “anlamlı ölçüde” düşürme çağrısını yineledi. Ayrıca İran ile ticaret yapan ülkelere yüzde 25 gümrük vergisi uygulanacağını açıklaması ve gelişmiş çiplere yönelik yeni tarifeleri devreye alması, ticaret savaşları riskini yeniden gündeme taşıdı.
Yarı iletkenlere getirilen tarifelerin Nvidia ve AMD gibi şirketleri kapsaması, teknoloji hisselerinde dalgalanmayı artırırken, küresel tedarik zincirine dair endişeleri de güçlendirdi.
5. Davos Zirvesi neden yakından izlenecek?
19-23 Ocak’ta düzenlenecek Dünya Ekonomik Forumu’nda jeopolitik riskler, küresel büyüme, ticaret savaşları ve teknoloji politikaları masaya yatırılacak. Trump’ın 21 Ocak’ta yapması beklenen konuşma, özellikle ABD’nin ticaret ve dış politika yönelimine dair mesajlar açısından kritik görülüyor.
Davos’tan gelecek açıklamaların, yatırımcıların risk algısını ve küresel varlık dağılımını etkilemesi bekleniyor.
6. Avrupa piyasalarında hangi başlıklar öne çıkıyor?
Avrupa’da gözler ECB Başkanı Christine Lagarde’ın konuşmalarına ve açıklanacak makroekonomik verilere çevrilmiş durumda. Almanya’da enflasyonla mücadelede iyimserlik sürerken, Dünya Bankası’nın küresel ve Euro Bölgesi büyüme tahminlerini yukarı yönlü revize etmesi piyasaları destekledi.
Bununla birlikte ABD’nin Grönland’a yönelik tutumu ve Danimarka ile yaşanan gerilim, siyasi risk başlığı olarak izleniyor. AB’nin Çin’den ithal edilen elektrikli araçlara yönelik yeni fiyatlandırma yaklaşımı da ticaret cephesinde dikkat çekiyor.
7. Asya piyasalarında hangi gelişmeler belirleyici olacak?
Asya’da yatırımcıların odağında Japonya Merkez Bankası’nın faiz kararı bulunuyor. Yenin dolar karşısında hızla değer kaybetmesi ve dolar/yen paritesinin 160 seviyesine yaklaşması, olası müdahale ve faiz artışı beklentilerini güçlendirdi.
Çin’de açıklanacak büyüme, sanayi üretimi ve perakende satış verileri de bölgesel risk iştahı açısından kritik görülüyor. TSMC’nin güçlü bilançosu sonrası yarı iletken hisselerinde toparlanma dikkat çekiyor.
8. Yurt içinde TCMB kararı piyasaları nasıl etkileyebilir?
Yurt içinde haftanın ana gündemi TCMB Para Politikası Kurulu’nun faiz kararı olacak. TCMB Başkanı Fatih Karahan’ın uluslararası yatırımcılara verdiği dezenflasyon mesajları ve rezervlerdeki artış, piyasalar tarafından olumlu karşılandı.
BIST 100 endeksinde yükseliş eğilimi sürerken, dolar/TL sınırlı yukarı yönlü hareket ediyor. Haftanın ilerleyen günlerinde tüketici güveni, reel kesim güveni ve kapasite kullanım oranı verileriyle birlikte, Fitch ve Moody’s’in Türkiye kredi notu değerlendirmeleri de yakından izlenecek.