29 Mayıs 2026, Cuma
Gece Modu Gece Modu Gündüz Modu Gündüz Modu
Haber Giriş: 28.05.2026 20:09 | Son Güncelleme: 28.05.2026 20:22

İran'da barış için arabulucu olan Pakistan, Afganistan ile savaştan neden vazgeçmiyor?

Pakistan, ABD ile İran arasında diplomasi trafiği yürütürken Afganistan sınırında çatışmalar büyüyor. Hava saldırıları, sınır kapatmaları ve karşılıklı suçlamalar yüzlerce sivilin ölümüne yol açarken iki taraf da geri adım atmıyor
Fotoğraf: Tomas Munita/New York Times
Fotoğraf: Tomas Munita/New York Times
A+ Yazı Boyutunu Büyüt A- Yazı Boyutunu Küçült

Elian Peltier, Zia ur-Rehman / New York Times

Pakistan liderleri, ABD ile İran arasında barış sağlamaya çalışmak için dünyanın dört bir yanında temaslarda bulunarak küresel sahnede önemli bir rol oynuyor. Ancak Pakistan, bir yandan arabuluculuk yaparken kendi çatışmasının içinde kalmayı sürdürüyor ve komşusu Afganistan ile sonu görünmeyen bir savaş yürütüyor.

Pakistan’ın şubat ayı sonunda Afganistan’a karşı “açık savaş” ilan etmesinden bu yana iki ülke düzenli olarak çatışıyor. Çin’in, her iki başkente temsilci göndererek ve geçen ay görüşmelere ev sahipliği yaparak anlaşmazlığı çözme çabalarına rağmen gerilim sürüyor.

Şiddetin mart ayında tırmanmasıyla birlikte Pakistan, Afgan şehirleri ve askeri altyapısını onlarca hava saldırısıyla vurdu. Şiddetin boyutu azalmış olsa da çatışmalar neredeyse her hafta can kayıplarına yol açıyor ve son üç ayda yüzlerce sivil öldürüldü.

Taraflardan hiçbiri geri adım atmaya hazır görünmüyor.

Afganistan İçişleri Bakanlığı Sözcüsü Abdul Mateen Qani, mart ayında verdiği röportajda, “Pakistan ile aramızda manyetik bir çekim vardı. Şimdi birbirimizi itiyoruz ve bu durum daha iyiye gitmeyecek” dedi.

Pakistan Başbakanı Şahbaz Şerif ise bu ay Pakistan güçlerini ziyaretinde Afganistan’a yönelik operasyonların “tam kararlılıkla” sürdüğünü söyledi.

Şerif, Pakistan’ın kuzeybatısındaki sivil ve askeri hedeflere yönelik bir dizi saldırının ardından 19 Mayıs’ta yaptığı açıklamada, “Afganistan’daki Taliban yönetimi terörist gruplara karşı somut ve etkili adımlar atmalı” ifadelerini kullandı.

Pakistan, son yıllarda düzenlenen binlerce saldırıdan Afganistan merkezli militan grupları sorumlu tutuyor ve Afganistan’daki askeri operasyonlarının bu saldırıları azalttığını savunuyor.

Özel görüşmelerde Afgan Taliban yetkilileri, bazı Afgan militanların Pakistan’daki şiddetin büyük bölümünden sorumlu olan Tehrik-e-Taliban Pakistan’a (TTP) katıldığını kabul ediyor. Ancak yetkililer, ideolojik bağları paylaşsalar da TTP liderliğini kontrol edemediklerini söylüyor.

Taliban yönetimi ayrıca örgüte ev sahipliği yaptığı ya da destek sunduğu iddialarını reddediyor ve TTP ile yaşanan çatışmanın Pakistan’ın kendi sorunu olduğunu savunuyor.

Pakistan, devam eden saldırılara hava operasyonlarının yanı sıra sınırı kapatarak ve Afganları kitlesel şekilde sınır dışı ederek karşılık verdi.

ABD'den Pakistan'a yeşil ışık

ABD ise Pakistan’ın kendisini savunma hakkı bulunduğunu açıkladı. Afgan yetkililer bu tutumu, Pakistan’a operasyonlarını sürdürmesi için verilmiş bir “yeşil ışık” olarak yorumladıklarını söylüyor.

Clemson Üniversitesi’nde siyaset bilimi doçenti ve Güney Asya güvenlik uzmanı olan Amira Jadoon, “ABD, Afganistan’ı öncelik listesinin alt sıralarına itti ve Pakistan’ın Afganistan’da yapmak istediklerine destek veriyor. Pakistan da bundan faydalanıyor” ifadelerini kullandı.

Birleşmiş Milletler’in Afganistan misyonuna göre çatışmalarda en az 372 Afgan sivil hayatını kaybetti, yaklaşık 400 kişi de yaralandı.

Çatışmaların büyük bölümü iki ülke arasındaki 1.600 millik sınır hattında yaşandı.

Afganistan’ın doğusundaki Torkham sınır kapısında bulunan bir pazar, mart ayında Pakistan saldırısında vurulmasının ardından yandı. Pakistan’dan dönen Afganlar için kullanılan yakındaki bir transit merkezi ise topçu atışlarının tesise zarar vermesi nedeniyle bir ay boyunca boş kaldı.

En ölümcül olay ise mart ayının ortasında Afganistan’ın başkenti Kabil’de yaşandı. Pakistan’ın düzenlediği hava saldırılarında bir uyuşturucu rehabilitasyon merkezi vuruldu. BM verilerine göre saldırıda en az 269 rehabilitasyon hastası öldü, 172 kişi yaralandı.

Sınırın kapatılması, tarımsal ihracat için Pakistan’a bağımlı olan ve diğer gıda ürünleri, inşaat malzemeleri ile tıbbi malzemelerin ithalatında Pakistan’ı önemli bir kaynak olarak kullanan Afgan ekonomisine ağır darbe vurdu.

Afgan eczacılar, diyabet başta olmak üzere çeşitli hastalıkların ilaçlarında kritik seviyede kıtlık yaşandığını söylüyor.

Taliban yönetimi, yerli ilaç şirketlerine üretimi artırma talimatı verdi ve açığı kapatmak için Rusya ile Hindistan’dan yardım istedi.

Kabil’de eczacı olarak çalışan Parwez Khairi, “Biz büyük ölçüde yabancı ilaçlara bağımlıyız. Afganistan denize kıyısı olmayan bir ülke ve sınır anlaşmazlıklarından her zaman zarar gördü, görmeye de devam ediyor” dedi.

Afganistan ve Pakistan temsilcileri geçen ay Çin’in kuzeybatısındaki Urumçi kentinde sekiz gün boyunca görüştü.

Ancak görüşmelere katılan bazı yetkililere göre görüşmeler, derin güvensizlik ve tarafların birbirini uzlaşmaya yanaşmamakla suçlaması nedeniyle sonuçsuz kaldı.

Afganistan dosyasında görevli bir Pakistanlı güvenlik yetkilisi, Çin’in iki ülkeyle olan yakın ilişkilerini kullanarak, diğer ülkelerin arabuluculuk girişimlerinin başarısız olmasının ardından tarafları geçen ay müzakere masasına oturtmaya çalıştığını söyledi.

Ancak üst düzey kararları konuşmak için isminin açıklanmaması koşuluyla konuşan yetkili, devam eden terör saldırılarının Pakistan hükümetini, Çin’in görüşmeleri sürdürme baskısına rağmen müzakereleri askıya almaya ittiğini ifade etti.

Görüşmelere katılan kişi, Urumçi toplantısının iki hükümetin aylar sonra ilk kez doğrudan temas kurduğu an olduğunu söyledi.

Pakistanlı yetkililer, Afgan muhataplarının TTP ve diğer grupları dizginleme konusunda yazılı taahhüt vermeye yanaşmadığını belirtiyor.

Afgan yetkililer ise Pakistan’ın kendilerinden ülkedeki tüm terör saldırılarının sorumluluğunu üstlenmesini istediğini, bunun da gerçekçi olmayan bir talep olduğunu savunuyor.

Taliban yetkilileri ayrıca Pakistan’ın uzun vadeli hedefinin kendi yönetimlerini devirmek olduğuna inandıklarını ve bu nedenle taviz vermeye niyetli olmadıklarını söylüyor.

©2026 The New York Times Company