10 Mart 2026, Salı
Haber Giriş: 10.03.2026 12:19 | Son Güncelleme: 10.03.2026 12:38

New York Times: Halkbank davasının düşürülmesinde Türkiye'nin 7 Ekim politikası etkili oldu

Halkbank ve ABD Adalet Bakanlığı arasında varılan uzlaşmayı yazan New York Times'a göre, Trump yönetimi 7 Ekim'deki Hamas saldırılarının ardından Türkiye'nin izlediği tutum ve İsrailli rehinelerin kurtarılması için yürütülen görüşmeleri gerekçe göstererek bankaya hoşgörü gösterilmesini istedi
New York Times: Halkbank davasının düşürülmesinde Türkiye'nin 7 Ekim politikası etkili oldu
A+ Yazı Boyutunu Büyüt A- Yazı Boyutunu Küçült

Devlin Barrett / The New York Times

Trump yönetimi, İranlı kuruluşlarla iş yapıp yapmadığına ilişkin soruşturma kapsamında Halkbank'a yönelik ceza davasını düşürmek için geçici bir anlaşmaya vardı. Yönetim, bankaya Türkiye’nin Ekim 2023’te İsrail’de gerçekleşen Hamas saldırısı sonrası rehinelerin serbest bırakılması için yürütülen müzakerelerde verdiği destek nedeniyle daha hoşgörülü davranılması gerektiğini savundu.

Devlete ait Halkbank için önerilen uzlaşma, savcıların bankayı yaklaşık 20 milyar dolarlık İran fonunu yasa dışı şekilde transfer etmekle suçladığı davayı sona erdirebilir.

Dava, uluslararası ölçekte bir yolsuzluk tartışmasını tetiklemiş, Donald Trump’ın ilk başkanlık döneminde siyasi müdahale iddialarını gündeme getirmişti. Şimdi ise Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan açısından elverişli şartlarla sonuçlanmanın eşiğine gelmiş görünüyor.

New York Güney Bölgesi federal savcıları pazartesi günü kamuoyuna açıklanan ve bir federal yargıca gönderilen mektupta, “Suçlamaların çözümüne çeşitli değerlendirmeler katkıda bulundu” diye yazdı. Bu değerlendirmeler arasında özellikle “benzersiz ve olağanüstü ulusal güvenlik ve dış politika unsurları” ile 7 Ekim 2023’teki Hamas saldırısının ele alınması ve o sırada hâlâ serbest bırakılmamış rehinelerin kurtarılması için ABD ile Türkiye hükümeti arasında yürütülen “üst düzey diplomatik görüşmeler” yer aldı.

İsrail ile Hamas arasındaki ateşkes geçen yıl ekim ayında duyurulmuştu. Anlaşmanın parçası olarak mahkemeye sunulan belgelerde, Türkiye’nin yardımının “kilit rol oynadığı” ifade edildi.

Banka çevrim içi yayımladığı bir açıklamada, “herhangi bir suç kabulünde bulunmayacağını ve herhangi bir yargısal ya da idari para cezası ödenmeyeceğini” belirtti.

Mahkemeye sunulan belgeler Adalet Bakanlığı avukatları ve banka temsilcileri tarafından imzalandı. Ancak devam eden bir iddianamenin düşürülmesine yalnızca bir yargıç karar verebiliyor. Bir yargıcın savcıların bir ceza davasını düşürme kararına karşı çıkması ise son derece nadir görülen bir durum.

Davaya bakan Manhattan’daki ABD Bölge Mahkemesi yargıcı Richard M. Berman, önerilen anlaşmanın şartlarını sorgulamak üzere çarşamba günü her iki tarafı da dinleyeceği bir duruşma yapmayı planladığını söyledi. Bu anlaşma türü, “ertelenmiş kovuşturma anlaşması” (deferred prosecution agreement) olarak biliniyor.

Dava Obama döneminde başlamış, iddianame Trump döneminde yazılmıştı

Dava Obama yönetimi döneminde başlatılmıştı, ancak Halkbank’a yönelik iddianame 2019’da, Trump’ın ilk başkanlığı sırasında hazırlandı. Banka; dolandırıcılık, kara para aklama ve yaptırım ihlalleri ile suçlanmıştı. O dönemde Adalet Bakanlığı, bankayı ABD’nin İran’a yönelik yaptırımlarını aşmayı amaçlayan milyarlarca dolarlık bir planın parçası olmakla itham etmişti. Yetkililer, üst düzey banka yöneticilerini İran petrol gelirlerinden elde edilen milyarlarca doların taşınmasına yardım etmekle suçlamış ve Türk yetkililerin rüşvet karşılığında bu planı devam ettirilmesine yardım ettiğini öne sürmüştü.

Halkbank soruşturması, Trump’ın ilk başkanlık döneminde yönetim içinde uzun süren tartışmalara yol açmıştı.

İran hükümetinin finansmanına yardımcı olmakla suçlanan devlete ait bir bankayla uzlaşmaya varılması, anlaşmanın gerekçeleri hakkında yeni soruların ortaya çıkmasına yol açabilir. Ancak savcılar, önerilen anlaşmanın terörün finansmanı ve İran’a mali destekle mücadele konusunda ABD’nin çabalarını zayıflatmak yerine güçlendireceğini yazdı.

Ertelenmiş kovuşturma anlaşmasının bir parçası olarak banka, yaptırımlar ve kara para aklamayla mücadele kurallarına uyumunu incelemek üzere bağımsız bir uzman görevlendirmeyi kabul etti. Bu uzman hazırlayacağı raporu mahkemeye ve ABD Hazine Bakanlığı yetkililerine sunacak.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, davanın düşürülmesi için uzun süredir Trump’a baskı yapıyordu. Türk hükümeti bankanın büyük bölümüne sahip olduğu ve operasyonları üzerinde önemli etkiye sahip olduğu için soruşturma, Erdoğan’ın siyasi partisi ve ailesiyle bağlantılı kişiler hakkında rahatsız edici sorular doğurmuştu.

Dönemin ABD Adalet Bakanı William Barr, New York’taki federal savcılara bankaya iddianame düzenlemekten vazgeçmelerini ve bunun yerine para cezası ödenmesiyle yetinmelerini önermişti. Ancak o dönemin ABD Başsavcısı Geoffrey Berman bu şartları reddetmişti.