Altın Küre ödüllü Hollywood efsanesi Sylvester Stallone, şöhretin daha az göz alıcı tarafını anlatarak “Rocky”deki rolünü canlandırmak için fiziksel olarak değişmeye başladığı dönemden bu yana bedeniyle inişli çıkışlı bir ilişki yaşadığını açıkladı. Stallone, bedeniyle kurduğu ilişkiden ve bunun zaman içinde nasıl değiştiğinden söz etti.
Stallone, “Benim zırhımdı. Rocky'ye baktım: Çok pürüzsüz, çok normal görünen bir adam. Sonra şöyle düşündüm: Bence karakter biraz daha kibirli olmaya başlardı. ‘Rambo’da ise bir savaşçıyı oynuyorsunuz; dolayısıyla biraz daha hayvansı olurdunuz. O kadar pürüzsüz olmazdınız. Ben de bedeninizi bir jaguar, bir kedi gibi tasarlayın diye düşünmeye başladım. Arnold gibi iri değil, daha vahşi ve saldırgan, aynı zamanda çok esnek ve atletik” dedi.
"Zamanla bir takıntıya dönüştü"
Bu düşünce biçiminin zamanla “bir takıntıya dönüştüğünü” kabul eden Stallone, “Öyle bir noktaya geldi ki bulimiya hastası oldum” açıklamasında bulundu.
“Rocky III” üzerinde çalışırken vücut yağ oranını yüzde 2,6'ya kadar düşürdüğünü ve hiçbir şeyi midesinde tutamadığını söyleyen Stallone, “Ya da tutmak istemiyordum çünkü o fitness seviyesinde kalmaya öylesine takıntılı hale gelmiştim ki kelimenin tam anlamıyla beden tapınması gibi bir takıntıya dönüşmüştü” ifadelerini kullandı.
"Çok ağır bedel ödedim"
Stallone, “Cop Land” filminde kilolu bir adamı canlandırdığında kendisini bir ölçüde özgürleşmiş hissettiğini de sözlerine ekledi ve “Ancak evet, bedenime kötü davrandım” diye konuştu.
Stallone, bugün bedenini bir zırh olarak görmediğini fakat geçmişte ona “mazoşistçe” davrandığı dönemin “çok ağır bir bedeli” olduğunu belirterek “Bunu yeniden yapabilseydim, ‘Bırakın bayrağı başka biri taşısın ve kendi dublörlüğünü kendin yapma’ derdim” dedi.
Kaynak: Gazete Oksijen
