Pop kültürünün 1980'lerde büyümesi ve daha gösterişli hale gelmesi müziği de büyük ölçüde değiştirdi. The Telegraph'ın müzik eleştirmeni Neil McCormick, dönemin en önemli şarkılarını sıralarken stüdyo teknolojisindeki dönüşümün, MTV'nin yükselişinin ve elektronik müziğin pop üzerindeki etkisinin altını çiziyor.
Telegraph'a göre 1980'lerde müzik, önceki on yıllardan farklı olarak yalnızca müzisyenlerin çalabildiği enstrümanlarla sınırlı kalmadı. Analog kayıt sistemlerinden dijital teknolojilere geçiş, davul makineleri, synthesizer'lar ve sampler'ların kullanımını artırdı. Bu gelişmeler pop müziğin daha elektronik, ritmik ve katmanlı bir yapıya kavuşmasını sağladı.
İşte Telegraph'ın 80'lerin en iyi 30 şarkısının listesi:
30. Ashes to Ashes – David Bowie
David Bowie'nin 1980 tarihli “Ashes to Ashes” şarkısı, sanatçının 1970'lerde yarattığı Major Tom karakterine geri dönüyor. Bowie, bilimkurgu atmosferini rock ve dans müziği unsurlarıyla birleştiren bir çalışma ortaya koydu. Şarkının dikkat çeken özellikleri arasında Bowie'nin sakin vokali, pop-funk ritmi ve gitar ile synthesizer'ın birleşiminden oluşan melodisi bulunuyor. Şarkı İngiltere listelerinde bir numaraya kadar yükseldi.
29. Like a Virgin – Madonna
Madonna'nın 1984 tarihli “Like a Virgin” şarkısı, sanatçının 1980'lerdeki yükselişinin önemli dönüm noktalarından biri oldu. Şarkı, Billy Steinberg ve Tom Kelly tarafından yazıldı ve Nile Rodgers tarafından prodüktörlüğü üstlenildi.
Telegraph'a göre başlangıçta başlığındaki ifade nedeniyle fazla iddialı bulunan şarkı, Madonna'nın yorumuyla büyük bir başarıya ulaştı. Eserin başarısı, pop müziğin daha cesur ve kışkırtıcı bir çizgiye yönelmesinde de etkili oldu.
28. Faith – George Michael
George Michael'ın 1987 tarihli “Faith” şarkısı, 1980'lerin elektronik pop anlayışını klasik Amerikan rock etkileriyle birleştirdi. Michael, şarkıyı hazırlarken Elvis Presley döneminin rock'n'roll anlayışını davul makineleriyle bir araya getirerek akustik gitar, elektronik ritimler ve sade bir prodüksiyonla şarkının karakterini oluşturdu.
27. Blue Monday – New Order
New Order'ın “Blue Monday” şarkısı, 1983'te elektronik müzik ile rock arasında yeni bir köprü oluşturdu. Joy Division'ın ardından ortaya çıkan grup, Manchester'ın elektronik ve rave kültürünün gelişmesinde önemli rol oynadı. Şarkı, indie müziğin kırılgan yapısını krautrock ve disko etkili elektronik ritimlerle birleştirdi. Programlanmış davullar, bas çizgisi ve synthesizer sesleri eserin temelini oluşturdu.
26. Personal Jesus – Depeche Mode
Depeche Mode, 1980'lerde elektronik müziğin en büyük gruplarından birine dönüşürken “Personal Jesus” bu dönüşümün en büyük başarısı oldu. Martin Gore tarafından yazılan şarkı, elektronik altyapıyı rockabilly etkili gitarlarla birleştirdi. Şarkının fikrinin Priscilla Presley'nin eski eşi Elvis Presley'den “kendi kişisel İsa'sı” olarak söz etmesinden esinlendiği söyleniyor.
25. Just Like Heaven – The Cure
The Cure, 1980'lerde goth ve indie müzik kültürlerini bir araya getiren gruplardan biri oldu. “Just Like Heaven” ise grubun daha parlak ve melodik yönünü ortaya koydu.
24. Boys of Summer – Don Henley
Don Henley'nin “Boys of Summer” şarkısı, 1980'lerin synthesizer seslerini klasik West Coast rock anlayışıyla birleştirdi. Şarkının altyapısı önce Heartbreakers gitaristi Mike Campbell tarafından Tom Petty için hazırlandı. Petty'nin bunu grubunun müzikal yönüne uygun bulmaması üzerine çalışma Henley'ye ulaştı.
23. Another One Bites the Dust – Queen
Queen basçısı John Deacon tarafından yazılan “Another One Bites the Dust”, grubun disko ve funk etkilerini en belirgin şekilde gösteren şarkılarından biri oldu. Nile Rodgers ve Chic'in etkisiyle şekillenen çalışma, özellikle bas çizgisiyle dikkat çekti. Şarkının ritmi daha sonra yükselen hip hop kültüründe de kullanıldı.
22. The Message – Grandmaster Flash and the Furious Five
1980'ler rap müziğin popüler kültürün merkezine yerleşmeye başladığı dönem oldu. “The Message”, bu dönüşümün en önemli örneklerinden biri olarak listede yer aldı. Grandmaster Flash'ın geliştirdiği DJ teknikleri ve Furious Five'ın vokalleri, elektronik funk altyapısıyla birleşti. Şarkı aynı zamanda kent yaşamı ve toplumsal sorunlara odaklanan sözleriyle erken dönem hip hop'ın etkisini ortaya çıkardı.
21. Come On Eileen – Dexys Midnight Runners
“Come On Eileen”, 1980'lerin synthesizer ve davul makineleriyle şekillenen pop anlayışından farklı bir yol izledi. Kevin Rowland'ın İrlanda kökenlerinden beslenen şarkı, keman ve banjo gibi geleneksel enstrümanlarla enerjik bir folk-pop yapısıyla birleştti.
20. Every Grain of Sand – Bob Dylan
Bob Dylan'ın “Every Grain of Sand” şarkısı, sanatçının 1970'lerin sonunda yaşadığı dini ve manevi dönüşümün izlerini taşıyor. Dylan'ın şiirsel anlatımı William Blake ve W.B. Yeats gibi isimlerin etkilerini çağrıştırırken sade ve etkileyici melodi şarkının merkezinde yer alıyor.
19. Total Eclipse of the Heart – Bonnie Tyler
Jim Steinman tarafından yazılan “Total Eclipse of the Heart”, 1980'lerin en gösterişli rock baladlarından biri olarak öne çıktı. Şarkı sakin başlayan ve giderek büyük bir finale ulaşan yapısıyla Steinman'ın melodramatik müzik anlayışını yansıtıyor.
18. The River – Bruce Springsteen
Bruce Springsteen'in “The River” şarkısı, ekonomik zorlukların ilişkiler ve aile yaşamı üzerindeki etkisini anlatan bir çalışma olarak öne çıkıyor. Springsteen, şarkının hikayesinde kız kardeşinin evliliğinden esinlenerek gençlik hayalleriyle ekonomik gerçeklik arasındaki karşıtlığı şarkının merkezine taşıdı.
17. With or Without You – U2
U2'nun “With or Without You” şarkısı, grubun daha atmosferik ve duygusal yönünü ortaya koyan eserlerden biri oldu. Şarkı aynı zamanda grubun ABD'deki ilk bir numaralı single'ıydı.
16. Buffalo Stance – Neneh Cherry
Neneh Cherry'nin “Buffalo Stance” şarkısı 1988'de elektronik dans müziği, synth-pop ve hip hop'ı bir araya getirerek dönemin müzikal dönüşümünü yansıttı.
15. Two Tribes – Frankie Goes to Hollywood
Frankie Goes to Hollywood'un “Two Tribes” şarkısı, Soğuk Savaş dönemini konu alan sert ve hicivli bir protesto şarkısıydı. Trevor Horn'un prodüksiyonu, dönemin yeni dijital kayıt teknolojisinin olanaklarını sonuna kadar kullandı. Şarkı 1980'lerin İngiltere'sinde en uzun süre bir numarada kalan single'lardan biri oldu.
14. The Boy in the Bubble – Paul Simon
Paul Simon'ın “The Boy in the Bubble” şarkısı, modern dünyanın hızını ve karmaşasını Afrika ritimleriyle birleştiren bir çalışma olarak öne çıktı. 1986 tarihli Graceland albümünün açılış parçası olan şarkıda Güney Afrikalı müzisyenlerle yapılan çalışmalar sahneleniyor.
13. Fast Car – Tracy Chapman
Tracy Chapman'ın “Fast Car” şarkısı, sade yapısıyla dikkat çekiyor. Chapman, 1988'de Wembley Stadyumu'ndaki Nelson Mandela'nın 70. doğum günü konserinde son dakika sahneye çıkarak şarkıyı akustik gitarla seslendirdi ve geniş bir dinleyici kitlesinin dikkatini çekti. Basit gitar riff'i ve sakin melodisiyle eser, daha iyi bir hayat arayışını ve mevcut koşullardan uzaklaşma isteğini anlatıyor.
12. Hallelujah – Leonard Cohen
Leonard Cohen'in “Hallelujah” şarkısı, sanatçının tamamlaması en uzun süren eserleriydi. Şarkı, dini ve dünyevi temaları bir araya getirirken yıllar içinde farklı sanatçılar tarafından defalarca yorumlandı. “Hallelujah” bugüne kadar yüzlerce kez kaydilerek müzik dünyasında kalıcı bir yere sahip olan eserlerden biri oldu.
11. Fairytale of New York – The Pogues ve Kirsty MacColl
The Pogues ve Kirsty MacColl'un “Fairytale of New York” şarkısı, Noel müzikleri arasında en tepede yer alıyordu. Şarkı, New York'ta yaşayan göçmenlerin ilişkilerini, hayal kırıklıklarını ve geçmişe dönük anılarını anlatan hareketli ve hüzünlü bir hikaye kuruyor. 1985-1987 arasında farklı biçimlerde kaydedilen eser, sonunda MacColl'un vokaliyle tamamlandı.
10. The Whole of the Moon – The Waterboys
The Waterboys'un “The Whole of the Moon” şarkısı, synthesizer, saksafon, trompet ve koro gibi farklı sesleri bir araya getiriyor. Mike Scott tarafından yazılan eser, şiirsel dili ve yükselen melodisiyle grubun en dikkat çekici çalışmalarından biri oldu. Şarkının Prince'e ithaf edilmesi de eser hakkında çeşitli yorumlara yol açtı.
9. Sexual Healing – Marvin Gaye
Marvin Gaye'nin “Sexual Healing” şarkısı, soul müziğin elektronik ritimlerle buluştuğu önemli örneklerden biri olarak öne çıktı. Eserin yumuşak ritmi, daha sonra R&B'de ''slow jam'in'' gelişmesine katkıda bulundu. Şarkının altyapısında Roland TR-808 davul makinesi kullanıldı.
8. Love Will Tear Us Apart – Joy Division
Joy Division, Manchester çıkışlı post-punk hareketinin en önemli gruplarından biri oldu. “Love Will Tear Us Apart” ise grubun en bilinen eserleri arasında yer aldı. Şarkı, sade ve tekrara dayalı yapısıyla bir ilişkinin bozulmasını anlatan karanlık bir atmosfer kuruyor. Ian Curtis'in vokali, grubun endüstriyel ve soğuk müzikal altyapısıyla birleşerek esere belirgin bir melankoli kazandırdı.
7. When Doves Cry – Prince
Prince'in “When Doves Cry” şarkısı, yeni dalga synth-pop, soul ve klasik rock etkilerini aynı parçada bir araya getirdi. Eser, aşk, aile ve ilişkiler gibi temaları sıra dışı bir müzikal yapı içinde işliyor.
6. Sweet Dreams – Eurythmics
Eurythmics'in “Sweet Dreams” şarkısı, 1980'lerin synthesizer müziğinin en karakteristik örneklerinden biri oldu. Annie Lennox ve Dave Stewart, grubun önceki projesinin sona ermesinin ardından Londra'da maddi açıdan zor bir dönem geçirirken bu şarkıyı geliştirdi. Basit ancak güçlü elektronik altyapı, Eurythmics'i dönemin önemli synth-pop gruplarından biri haline getirdi.
5. Running Up That Hill – Kate Bush
Kate Bush'un “Running Up That Hill” şarkısı, sanatçının gelişmiş stüdyo teknolojisini yaratıcı biçimde kullandığı eserlerden biri oldu. LinnDrum ritmi ve Fairlight sampling synthesizer ile hazırlanan altyapı, Bush'un özgün vokaliyle birleşti. Şarkı ilk olarak “A Deal With God” adıyla planlandı ancak plak şirketinin itirazları üzerine adı değiştirildi. “Running Up That Hill”, yıllar sonra Stranger Things dizisinin etkisiyle yeniden büyük bir başarı elde etti ve 2022'de dünya listelerinde yeniden yükseldi.
4. Billie Jean – Michael Jackson
Michael Jackson'ın “Billie Jean” şarkısı, 1982 tarihli Thriller albümünün en önemli parçalarından biri oldu. Jackson ve yapımcı Quincy Jones, şarkıda elektronik ve geleneksel müzik unsurlarını bir araya getirerek dönemin pop anlayışını değiştiren bir ses ortaya koydu. Eser, Jackson'ın kariyerinin ve 1980'ler pop müziğinin en tanınan çalışmalarından biri haline geldi.
3. Every Breath You Take – The Police
The Police'in “Every Breath You Take” şarkısı, grubun 1980'lerdeki en önemli şarkısı oldu. Sting tarafından yazılan eser, sade gitar arpeji ve kontrollü düzenlemesiyle dikkat çekiyor. Şarkının romantik görünen anlatımının altında daha karanlık bir takıntı teması bulunuyor. Sting, şarkıyı Jamaika'daki Goldeneye'da kaldığı sırada yazdı. Eser 1983'ün en büyük single'ı oldu ve The Police'in en çok bilinen şarkılarından biri olarak kaldı.
2. How Soon Is Now? – The Smiths
The Smiths'in “How Soon Is Now?” şarkısı, grubun ana akım rock'ın sert ve gösterişli yapısından farklı bir müzik anlayışı geliştirdiğini gösteriyor. Johnny Marr'ın gitarları, Andy Rourke'un bası ve Mike Joyce'un davulları, Morrissey'nin özgün vokaliyle birleşiyor. Şarkı, basit bir yapı üzerine kurulmasına rağmen gitar efektleri ve ritmi sayesinde büyük ve yoğun bir etki elde ediyor.
1. Don't You Want Me – The Human League
Listenin zirvesinde The Human League'in 1981 tarihli “Don't You Want Me” şarkısı yer alıyor. David Bowie'nin 1970'lerin sonunda grubun müziği hakkında geleceğin pop müziğini temsil ettiğini söylediği aktarılırken The Human League'in synthesizer ve elektronik ritimlere dayalı anlayışı 1980'lerin müzikal karakterinin oluşmasında etkili oldu. “Don't You Want Me”, iki farklı kişinin bakış açısından anlatılan dramatik bir düet olarak kurgulandı. Şarkının kayıtlarında geleneksel analog enstrümanlar yerine büyük ölçüde elektronik kullanıldı. Şarkı 1981'in en çok satan single'ı oldu ve The Human League'in başarısıyla birlikte synthesizer ağırlıklı pop müziğin ana akımda güçlenmesine katkıda bulundu.
