11 Eylül 2026, Cuma
Gece Modu Gece Modu Gündüz Modu Gündüz Modu
Haber Giriş: 11.09.2026 12:00 | Son Güncelleme: 11.09.2026 12:00

Partnerinizin horlaması sağlığınızı etkiliyor olabilir

Partnerinin horlaması nedeniyle uykusu bölünen kişiler, ertesi gün kendilerini yorgun, stresli ve odaklanmakta zorlanırken bulabiliyor. Uzmanlar, sorunun yalnızca horlama olup olmadığının belirlenmesi ve gerekli durumlarda tıbbi yardım alınması gerektiğini vurguluyor
Fotoğraf: Shutterstock
Fotoğraf: Shutterstock
A+ Yazı Boyutunu Büyüt A- Yazı Boyutunu Küçült

Horlamak oldukça yaygın olduğu için çoğu zaman tedavi edilmiyor ve yalnızca rahatsız edici bir durum olarak görülüyor. Ancak uzmanlara göre horlayan birinin yanında uyumak, partnerinin sağlığını da etkileyebilir.

BBC'nin aktardığına göre; uyku tıbbı alanında uzmanlaşan Dr. Clare Simon, horlamanın uyku sırasında üst solunum yollarındaki yumuşak dokuların titreşmesi sonucu oluştuğunu belirtiyor.

İngiltere Horlama ve Uyku Apnesi Derneği’ne (BSSAA) göre, İngiltere’de yetişkin nüfusun yaklaşık yüzde 40’ı horluyor. Sorun erkeklerde kadınlara kıyasla daha yaygın görülüyor.

Sleep Foundation tarafından ABD’de yapılan bir araştırmaya göre ise horlayan bir partneri bulunan kişilerin yüzde 75’i, bu durumun uykularını etkilediğini belirtiyor.

Peki horlama partnerleri nasıl etkiliyor ve bu konuda neler yapılabilir?

Odaklanma ve hafıza

Aerox Health’te ortodonti uzmanı ve uyku uzmanı olarak görev yapan Prof. Ama Johal, horlayan bir partnerin yanında uyuyan kişinin uykusunun ciddi şekilde bölünebildiğini ve bazı durumlarda kişinin uyuyabilmek için ayrı bir odada yatmayı tercih edebildiğini ifade ediyor.

İnsanların fiziksel ve zihinsel işlevlerini sürdürebilmeleri için yeterli uykuya ihtiyaç duyduğunu belirten Johal, horlamanın bu süreci olumsuz etkileyebileceğine dikkat çekiyor.

Gece boyunca yaklaşık 90 dakikada bir tekrarlanan uyku döngülerinde farklı uyku evrelerinden geçiliyor. Döngünün daha derin evreleri, vücudun fiziksel olarak yenilenmesi açısından önem taşıyor.

BSSAA’ya göre uykunun sık sık bölünmesi, kişinin yenileyici uyku evrelerinde daha az zaman geçirmesine neden olabiliyor. Bu durumda kişi uzun süre yatakta kalmasına rağmen yorgun uyanabiliyor.

Uyku sırasında beyin, gün içinde edinilen bilgileri işliyor ve depoluyor. Horlayan bir partner nedeniyle sık sık uyanmak gibi nedenlerle uykunun bölünmesi, bu süreci etkileyerek odaklanma ve hafıza sorunlarına yol açabiliyor.

Bölünen uyku, enerji ve motivasyonu etkileyen hormonların düzenlenmesini de etkileyebiliyor. Uyku aynı zamanda stres ve duygusal tepkilerle ilişkili beyin sistemlerinin düzenlenmesinde rol oynuyor. Bu sistemlerin işleyişinin bozulması, kişinin daha kolay sinirlenmesine ve stresle başa çıkmakta daha fazla zorlanmasına neden olabiliyor.

“Akşamdan kalma gibi"

29 yaşındaki eski bir partnerinin horlaması nedeniyle uykusu bölünen Meg Warren da benzer sorunlar yaşadığını belirtiyor.

Bir yardım kuruluşunda medya sorumlusu olarak çalışan Warren, horlama nedeniyle uyandığında kendisini yoğun bir tetikte olma hali içinde hissettiğini söylüyor.

Warren, gece boyunca partnerini dürttüğünü ve sırt üstü yerine yan yatması için yönlendirmeye çalıştığını anlatıyor.

Horlamanın ardından sabahları sersemlemiş ve kendini toparlamakta zorlanmış şekilde uyandığını belirten Warren, bazı gecelerde bu hissin “akşamdan kalma” haline benzediğini ifade ediyor.

Horlamanın ilişkisini de etkilediğini belirten Warren, birlikte yaşamaları halinde özellikle horlamanın arttığı gecelerde ayrı bir yatak odasına ihtiyaç duyabileceklerini söylediğini aktarıyor.

Simon, partnerin horlamasından kaynaklanan bölünmüş uykunun sinirlilik ve tartışmalara yol açabileceğini, ayrı odalarda uyuma kararı alınması halinde ise çiftler arasındaki yakınlığın azalabileceğini belirtiyor.

52 yaşındaki gazeteci Anna-Louise Dearden da partnerinin horlaması nedeniyle zaman zaman ayrı bir odada uyuduğunu söylüyor.

Dearden, ayrı uyuma seçeneğinin horlamanın arttığı gecelerde yeterli uyku almasını sağladığını belirtiyor. Kötü bir gece uykusunun ardından daha fazla yemek yeme ve daha sinirli hissetme eğiliminin ortaya çıkabildiğini ifade ediyor.

Partnerinin horlaması nedeniyle geceleri sık sık uyandığını belirten Dearden, kulak tıkacı kullanmaya başladıktan sonra yatağı paylaştıkları gecelerde sesin büyük bölümünü duymadan uyuyabildiğini ve bunun kendisi için önemli bir fark yarattığını söylüyor.

Ne zaman yardım alınmalı?

Simon ve Johal, horlamanın azaltılması veya kontrol altına alınması için çeşitli yöntemler bulunduğunu belirtiyor. Ancak öncelikle kişinin yalnızca horlayıp horlamadığının veya uyku apnesi bulunup bulunmadığının ayırt edilmesi gerekiyor.

Simon, yalnızca horlamayı azaltmaya çalışırken altta yatan uyku kaynaklı bir solunum bozukluğunun gözden kaçırılmaması gerektiğini vurguluyor.

Uyku apnesi, uyku sırasında kişinin nefesinin tekrar tekrar durup başlamasına neden olan bir bozukluk olarak tanımlanıyor. Nefes almanın duraklaması, gece boyunca boğulur gibi olma, sık sık uyanma ve sabah baş ağrıları uyku apnesinin belirtileri arasında yer alıyor.

Simon, uyku apnesi söz konusu olduğunda kişiye sürekli pozitif hava yolu basıncı (CPAP) cihazı önerilebileceğini, bazı durumlarda ise cerrahi tedavinin gündeme gelebileceğini belirtiyor.

Basit horlama durumunda ise yaşam tarzında yapılacak bazı değişikliklerin etkili olabileceği ifade ediliyor. Kilo vermek, sigarayı bırakmak, yatmadan önce alkol tüketimini azaltmak ve uyku pozisyonunu değiştirmek bu yöntemler arasında bulunuyor. Özellikle sırt üstü yerine yan yatmak önerilen değişikliklerden biri.

Partnerin bir aile hekimine başvurması da önerilebiliyor. Aile hekimi, gerekli değerlendirmeyi yaptıktan sonra ileri inceleme veya uzman görüşü için yönlendirme yapabiliyor.

Horlama burun tıkanıklığı veya alerjilerden kaynaklanıyorsa bu sorunların tedavi edilmesi önerilebiliyor. Bazı durumlarda ise alt çeneyi hafifçe öne doğru konumlandırarak hava yolunun açık kalmasına yardımcı olan kişiye özel ağız içi apareyler kullanılabiliyor.

Johal, birçok çiftin horlamaya uzun süre müdahale etmeden devam ettiğini ve bunun hem ilişki hem de genel iyilik hali üzerinde olumsuz etkiler yaratabildiğini belirtiyor.

Uzmanlara göre horlama ve buna bağlı uyku sorunları için çeşitli tedavi seçenekleri bulunuyor ve uygun desteğe başvurmak sorunun yönetilmesine yardımcı olabiliyor.

Kaynak: Gazete Oksijen