27 Nisan 2026, Pazartesi
Gece Modu Gece Modu Gündüz Modu Gündüz Modu
Haber Giriş: 27.04.2026 10:14 | Son Güncelleme: 27.04.2026 10:33

Uzmanlar adına "cosmeticorexia" diyor: Çocuk ve gençlerde kozmetik takıntılar artıyor

Çocukların giderek daha erken yaşta cilt bakımına yönelmesi, “cosmeticorexia” kavramını gündeme taşıdı. Uzmanlar bu eğilimin beden algısı, ruh sağlığı ve tüketim kültürüyle bağlantısına dikkat çekerken, kavramın henüz klinik bir tanı olup olmadığı tartışılıyor
Uzmanlar adına "cosmeticorexia" diyor: Çocuk ve gençlerde kozmetik takıntılar artıyor
A+ Yazı Boyutunu Büyüt A- Yazı Boyutunu Küçült

Kozmetik mağazalarında ürün deneyen çocukların sayısı artıyor. Sosyal medyada “hazırlan benimle” videoları çeken, henüz ergenliğe bile girmemiş kullanıcılar; kırışıklık karşıtı serumlar ve yoğun cilt bakım rutinleriyle dikkat çekiyor.

Bu tablo, uzmanlar arasında yeni bir tartışmayı tetikledi: Bu davranışlar yeni bir psikolojik sorunun işareti mi, yoksa eski bir eğilimin yeni biçimi mi?

The Guardian'dan Emma Joyce'a göre son dönemde öne çıkan “cosmeticorexia” kavramı, kusursuz cilt arzusunun takıntı düzeyine ulaşmasını tanımlamak için kullanılıyor.

Kavram, özellikle İtalya’da yürütülen akademik çalışmalarla gündeme geldi. Araştırmanın yazarlarından dermatolog Giovanni Damiani, klinik pratiğinde sekiz ila 14 yaş arasındaki çocuklarda cilt tahrişi ve alerjik reaksiyon vakalarında artış gözlemlediğini söylüyor. Damiani’ye göre bu hastaların büyük kısmı, tıbbi öneri olmadan güçlü içeriklere sahip kozmetik ürünler kullanıyor.

Ancak mesele yalnızca fiziksel etkilerle sınırlı değil. Damiani, bazı çocukların makyajsız dışarı çıkmak istemediğini, sosyal medya üzerinden sürekli kozmetik içerik tükettiğini ve zamanla diğer ilgi alanlarından uzaklaştığını belirtiyor. Bu davranışların, Vücut dismorfik bozukluğu gibi daha ciddi psikolojik sorunlarla ilişkili olabileceği değerlendiriliyor.

Uzmanlar uyarıyor: Gençlerde dış görünüşe bağlı stres arttı

Benzer bir uyarı, beden algısı ve yeme bozuklukları alanında çalışan Butterfly Foundation’ndan da geliyor. Kurumdan Grace Collinson, özellikle gençlerde dış görünüşe bağlı stresin arttığını ve “kusursuzluk” arzusunun giderek daha erken yaşlarda ortaya çıktığını ifade ediyor. Collinson’a göre bu eğilim, kaygı, düşük özsaygı ve yeme bozuklukları gibi daha geniş bir psikolojik çerçevenin parçası.

Bununla birlikte, cosmeticorexia’nın henüz resmi bir tanı olmadığına dikkat çekiliyor. Sydney Üniversitesi’nden psikolog Jasmine Fardouly, yeni terimlerin bazen mevcut bozukluklarla örtüştüğünü ve kavramsal karmaşa yaratabileceğini söylüyor. Fardouly, gençlerin büyük bir kısmının görünüşleriyle ilgili belirli düzeyde memnuniyetsizlik yaşadığını, ancak bunun her zaman klinik bir sorun anlamına gelmediğini vurguluyor.

"Eski bir sorunun yeni adı"

Dermatolog Deshan Sebaratnam ise cosmeticorexia’yı “eski bir sorunun yeni adı” olarak tanımlıyor. Ona göre bu durum, çoğu zaman Obsesif kompulsif bozukluk ya da beden algısı bozukluklarının bir uzantısı olarak ortaya çıkıyor. Sebaratnam, dijital filtreler, yapay zekâ destekli görseller ve kusursuzluk vurgusunun, insanların gerçekçi olmayan beklentiler geliştirmesine yol açtığını belirtiyor.

Uzmanlar, bu eğilimin bireysel tercihlerden çok daha geniş bir bağlamda ele alınması gerektiği görüşünde. Sosyal medya platformları, influencer’lar ve hedefli reklamlar, genç kullanıcıların karşısına sürekli olarak “iyileştirilmesi gereken” bir görünüm fikri çıkarıyor. Bu da kusurun yalnızca estetik değil, aynı zamanda ticari bir unsura dönüşmesine yol açıyor.

Araştırmalar, cosmeticorexia’nın bağımsız bir klinik durum olup olmadığını henüz netleştirmiş değil. Ancak uzmanlara göre asıl dikkat edilmesi gereken nokta, çocukların çok erken yaşta görünüşleri üzerinden değer biçilen bir kültürle karşı karşıya kalması. Bu durumun uzun vadeli etkileri ise hâlâ araştırılıyor.

Kaynak: Gazete Oksijen