09 Eylül 2026, Çarşamba
Gece Modu Gece Modu Gündüz Modu Gündüz Modu
Haber Giriş: 09.09.2026 10:47 | Son Güncelleme: 09.09.2026 11:07

Yeni araştırma: Çay ve kahveyi çok sıcak içmek kanser riskini üçe katlayabilir

Yaklaşık 980 bin kişinin verilerini inceleyen araştırmaya göre çok sıcak içecek tüketmek, yemek borusunun belirli bir kanser türüne yakalanma riskini üç katına çıkarabilir. Uzmanlar, içeceklerin rahatça tüketilebilecek sıcaklığa gelmesini beklemeyi öneriyor
Yeni araştırma: Çay ve kahveyi çok sıcak içmek kanser riskini üçe katlayabilir
A+ Yazı Boyutunu Büyüt A- Yazı Boyutunu Küçült

Çay ve kahveyi çok sıcak tüketmek, yemek borusu kanserinin belirli bir türüne yakalanma riskini üç katına çıkarabilir. The Guardian’ın aktardığı araştırma, içeceğin sıcaklığının yanı sıra gün içinde tüketilen sıcak içecek miktarının da riski etkileyebileceğini ortaya koydu. Uzmanlar, riski azaltmak için çay ve kahvenin içmeden önce rahatça tüketilebilecek sıcaklığa gelmesini beklemeyi önerdi.

International Journal of Cancer’da yayımlanan çalışma, sıcak içecek tüketimi ile yemek borusu kanseri arasındaki ilişkiyi inceleyen bugüne kadarki en geniş katılımlı araştırma olarak gösteriliyor.

Risk üç katına çıkıyor

Araştırmaya göre içeceklerini “ılık” yerine “çok sıcak” tükettiğini belirtenlerde yemek borusu yassı hücreli karsinomuna yakalanma riski üç kat daha yüksek çıktı.

Bununla birlikte sıcak içecek tüketimi ile yemek borusu kanserinin diğer yaygın türü olan adenokarsinom arasında belirgin bir ilişki saptanmadı.

Araştırmacılar, içeceğin sıcaklığı hesaba katıldıktan sonra dahi günde altı veya daha fazla sıcak içecek tüketenlerin yassı hücreli karsinoma yakalanma riskinin, altıdan az tüketenlere kıyasla yüzde 71 daha yüksek olduğunu belirledi.

Bulgular, çay veya kahvenin kendisinden çok içeceğin tüketildiği sıcaklık ve tüketim sıklığının önem taşıdığına işaret ediyor.

Yaklaşık 980 bin kişi incelendi

Oxford Üniversitesi Nüfus Sağlığı Bölümü Kıdemli Beslenme Epidemiyoloğu Dr. Keren Papier’in öncülüğünde yürütülen araştırmada İngiltere’de yaşayan yaklaşık 980 bin kişinin sıcak içecek tüketimine ilişkin verileri incelendi.

Katılımcılar yaklaşık 14 yıl boyunca takip edilerek içecek tüketim alışkanlıkları ile sağlık durumlarındaki değişimler karşılaştırıldı.

Araştırmaya katılanlardan sıcak içeceklerini “çok sıcak”, “sıcak” veya “ılık” seçeneklerinden hangisine uygun biçimde tükettiklerini belirtmeleri istendi. Sıcak içecek tüketmeyenler için de ayrı bir seçenek sunuldu.

Ancak içeceklerin gerçek sıcaklıkları ölçülmedi. Sonuçlar, katılımcıların tükettikleri içeceklerin sıcaklığına ilişkin kendi değerlendirmelerine dayandırıldı.

Önceki araştırmalarla benzer sonuç

İngiltere’de elde edilen bulgular; Asya, Afrika, Güney Amerika ve Orta Doğu’da daha önce yapılan araştırmaların sonuçlarıyla benzerlik gösterdi. Dünya Sağlık Örgütü’ne bağlı Uluslararası Kanser Araştırmaları Ajansı da 2016’da çok sıcak içecekleri “insanlar için muhtemelen kanserojen” olarak sınıflandırmıştı.

'Rahatça içilebilecek sıcaklığı bekleyin'

Araştırmayı finanse eden Cancer Research UK’in Sağlık Bilgileri Başkanı Fiona Osgun, sıcak bir içeceğin ne kadar süre soğumaya bırakılması gerektiğine ilişkin kesin bir süre vermenin zor olduğunu söyledi.

Osgun, endişe duyanlara çay veya kahveyi çok sıcakken içmek yerine rahatça tüketilebilecek sıcaklığa gelene kadar beklemelerini önerdi.

Ancak kuruluş, araştırma sonuçlarının kafe ve restoranların çay ve kahveyi daha düşük sıcaklıklarda servis etmeye başlamasını gerektirdiği görüşünde değil.

Araştırmanın önemli bir sınırlaması var

Queen Mary University of London Moleküler Ağız Onkolojisi Profesörü Muy-Teck Teh, araştırmanın yaklaşık 1 milyon kişiyi kapsamasına rağmen önemli bir sınırlılığı bulunduğuna dikkat çekti.

Teh, içecek sıcaklığına ilişkin algının kişiden kişiye değişebileceğini belirtti. Çok sıcak içeceklere dayanabilen veya bunları özellikle tercih eden kişilerin ısı algısında ya da ağız ve yemek borusu dokularının duyarlılığında farklılıklar bulunabileceğini söyledi.

Kaynak: Gazete Oksijen