Galatasaray’ın Şampiyonlar Ligi serüveni, Sporting deplasmanında 5. dakikada bulduğu erken golle öne geçmesine ve ilk yarıdaki dominant oyununa rağmen 3-1’lik mağlubiyetle başladı. Eksiklerin gölgesinde geçen, hakem kararları ve kadro tercihlerinin oldukça tartışıldığı bu 90 dakikanın 5 soruluk dijital medya röntgeni...
Derleyen: Ahmet Taha Okur
Galatasaray'ın dominant başlangıcına rağmen, yenilen ilk golle birlikte gelen çöküşün arka planında ne var?
Emre Özcan: "Geriye düşülen gollere Galatasaray çok kötü reaksiyon veriyor. Hem Frankfurt maçı hem bu maçta Abdülkerim'in yokluğunda benzer senaryoları gördük. İşler kötüye gittiğinde Galatasaray paralize oluyor, bu takımın temel eksiği bu. Aslında bugün ana planda, yani önde baskıda bir problem yoktu, ilk yarıdaki üstünlüğün tamamı oradan geldi. Ancak işler tersine dönünce mental bir dirayetsizlik ortaya çıkıyor."
Tümer Metin: "Golü yediği dakikada Galatasaray'ın çehresi bir anda değişiyor. Ligde Fenerbahçe duyguyla, oyunla bir yere geliyor senelerdir, bir yerde kırılıyor ondan sonra tekrar toparlamaya çalışıyor ya, Galatasaray da golü yediği dakika oyun bambaşka bir yere eviriliyor. Maç 1-1 olmuş, daha hiçbir şey bitmemiş. Bu telaş niye?"
Metin Tekin: "Bir iç saha maçı olmasına rağmen ilk başlarda kendi orta sahasında karşılayan bir Sporting vardı. Galatasaray ilk bölümü çok iyi, hatasız oynadı. 1-1'e gelene kadar Sporting'in şutu bile yok. Ama o derin savunmayı yapamıyor Galatasaray. Geri düştük ve tamamen dağıldık. Hakikaten şampiyonlar ligi başka bir sahne. Senaryo her zaman şöyle akmıyor: '1-0 öne geçerim, sonra 2, 3 ve 4'ü bulurum.' Bu çok zor bir senaryo. 1-0 öne geçip, bölüm bölüm savunma yapıp ikiyi aramak da futbolda var ama bir türlü yapılamıyor. 1 tane atıp 3 tane yiyorsanız, bu mağlubiyet tamamen savunmadan okunur."
Galatasaray'ın saha içi kurgusu nerede açık verdi? Sürekli uygulanan "önde baskı" takım direncini nasıl etkiliyor?
Emre Özcan: "Galatasaray'ın alameti farikası bu. İlk yarıdaki üstünlüğün tamamı önde baskıdan geldi. Ancak bu baskı enerjiyi korkunç düşürüyor, o yüzden yedek kulübesinden yardıma ihtiyacın var ama sen maçı sadece iki değişiklikle bitiriyorsun. Bir de topla oynamaya yönelik bir set problemi var. Hatlar arasına giremiyorsun. Barış Alper santrfor duvarı olamıyor, kenar oyuncularından topsuz koşu alamıyorsun. Haliyle ceza sahası merkezine yerleşemiyorsun."
Serdar Ali Çelikler: "Bitiricilik ve kalite eksikliğiniz Osimhen yoksa tabii ki düşüyor. Bir de takım savunması diye bir şey var. 'Her maç, her dakika önde baskı yapalım, 2'den sonra 3'ü de bulalım' diye bir dünya yok. Karşınızdaki takım Eyüpspor değil. Avrupa takımlarının en büyük özelliği bu. Zaafı gördükleri anda hemen yükleniyorlar. Momentum değişti mi Türkiye'deki gibi olmuyor, 2-1'den sonra sen panik oluyorsun adamlar hemen 3'ü bulup fişi çekiyor."
Mustafa Demirtaş: "Mevcut kadro kalabalık hücum, çabuk hücum ve kaleden uzakta savunma yapmaktan başka bir şey oynamaz. Okan Hoca'ya zaman zaman kızıyoruz ama bu maç için önde baskı kararı bence doğruydu. Fakat bu tercih sadece bir yere kadar yetti. Doğru bir tercih olsa bile, tek bir oyuna ve plana bağlı kalmak seni bir noktada mecburen eksiye götürüyor."
Hakem kararları maçın kaderine etki etti mi?
Hasan Arda Kaşıkçı: "Penaltıda inanılmaz bir problem yok ama Altimira'nın pozisyonu net bir kırmızı kart. Hakemler çok net kırmızı kartlık bir pozisyonu çok kısa sürede değerlendirdi."
Erman Yaşar: "İki tane şanssızlık yaşadı Galatasaray. Altimira'nın pozisyonuna kırmızı verilse VAR'dan dönmezdi, ancak hakemin sarı verdiği noktada VAR'ın kırmızıya dönmemesi de kural gereği normal bir pozisyon. Penaltı için de aynısı geçerli. İki karar da çok ortadaydı ama hakem takdir hakkını sürekli Sporting'ten yana kullandı."
Serdar Ali Çelikler: "Altimira'nın pozisyonu topla hiç ilgisi olmayan net bir kırmızı kart ama çok izlenmeden geçiştirildi. Penaltı’nın ise VAR’dan dönmemesi normal. Galatasaray'ın kendi lehine ligde böyle kazandığı 10 tane penaltı vardır."
Okan Buruk'un kenar yönetimi ve hamleleri krizi çözmekte neden yetersiz kaldı?
Emre Özcan: "1-1'den sonra Batrakov'un çıkıp Leao'nun oyuna girmesi, Yunus'un on numara, Leao ve Sane'nin kanat olması ve Barış Alper'in santrfora geçmesi gerektiğini düşünüyordum. Ancak bekleyen takıma karşı tehlike yaratabilecek Sane'nin yerine Batrakov'un çıkması gerekirken, Sane - Leao değişikliği yapıldı. Bu çok sıkıntılı bir hamleydi. Rakip Sporting ise çok akıllıca adapte oldu. Stoperlere yaklaşıp savunmayı üçlediler ve Galatasaray'ın çok iyi baskısını 'oyun kurmayarak' çözdüler. Rakip oyunu değiştirince kulübeden reaksiyon verememe sıkıntısı vardı."
Metin Tekin: "İlkay niye 3-1'ken son 5 dakika oyuna giriyor? İlkay'ın en girmeyeceği an 3-1'kenki deplasman maçıdır herhalde. Ya oyunun başında kurarsın İlkay'la oyunu ya da 3-1 mağlupken son 5 dakika oyuna almazsın. Tamam yönetime yüklenelim ama değişiklikteki bu hamlelerle oyuncuyu da durumu da yönetemezsiniz."
Erman Yaşar: "Galatasaray'a dair en büyük eleştirim, takım 63. dakikada 3. golü yediğinde daha önünde 30-35 dakika olmasına rağmen maçı bıraktı ve hiç mücadele etmedi. Özellikle Gabriel Sara ilk yarı çok iyiyken ikinci yarı kayıplara karıştı. İki tane topu stoperlerin önüne gelip oyun kurarken aldı ve doğrudan adamlara attı. Sara'nın 84. dakikayı görmemesi lazımdı. Orta saha bu kadar yorgunsa oradan bir oyuncu çıkmalıydı. Okan Hoca bu maçı maalesef kulübeden kabullendi."
Osimhen'in yokluğu ve kadro planlaması sahaya nasıl yansıdı?
Metin Tekin: "Osimhen olmayınca Galatasaray farklı bir takım, bunu kulüp kabul edecek. Onun yerine başka bir santrfor koyup aynı oyunu oynamaya çalışırsanız olmaz, sadece kendinizi kandırırsınız. Oyuncu planlaması dinamik bir şeydir. 'Osimhen kadar elit bir santrforum daha kenarda otursun' falan öyle olmuyor maalesef, yönetemezsin bunu. Icardi'yi yönettiğinizi mi zannediyorsunuz? Yönetemediniz ve verim alamaz hale geldiniz."
Mustafa Demirtaş: "Galatasaray'ın gideremediği temel ihtiyaçları şunlardı: Lemina gibi fiziğiyle oynayabilecek, takımı sadece baskı oyununa mahkûm bırakmadan stoperler arasına girip orada savunmayı üçleyecek, dolu dolu bir 6-8 numara ihtiyacı vardı. Hem daha iyisi lazımken Lemina ile devam edildi (ama bu maçta kullanılamadı) hem de gelen Lesley Ugochukwu öyle bir 6 numara profili değil. Alternatif yanlış seçildi. Kısacası Galatasaray bu maçtaki ilk golü Catamo'dan değil, kadro planlamasından yedi."
Emre Özcan: "Faturanın ilk kesileceği yer hamlelerin bu kadar geç kalması. Osimhen'in yerine transfer edilen oyuncuyu çok geç getiriyorsunuz. Yıldız oyuncunuz Leao takıma çok geç katılıyor, Batrakov adaptasyon problemi yaşıyor. Abdülkerim'in yedeği iki yıldır konuşulan bir problem, onu bile iki hafta kala alıyorsunuz. Bugünkü mağlubiyetteki sorunların yüzde 30'unu saha içine veriyorsam, yüzde 70'ini Okan Hoca'ya bu yedek kulübesini sağlayamayan yönetime yazarım."
Kaynak: Gazete Oksijen
