16 Haziran 2026, Salı
Gece Modu Gece Modu Gündüz Modu Gündüz Modu
Haber Giriş: 16.06.2026 10:46 | Son Güncelleme: 16.06.2026 10:48

TEMA Vakfı: Türkiye meralarının yarısından fazlasını kaybetti

TEMA Vakfı, Türkiye’nin son 65 yılda mera varlığının yüzde 54’ünü kaybettiğini açıkladı. Vakıf, 29 milyon hektardan 13 milyon hektara gerileyen meraların çölleşme, kuraklık, erozyon, gıda güvenliği ve biyolojik çeşitlilik açısından kritik öneme sahip olduğunu vurguladı
Fotoğraf: Shutterstock
Fotoğraf: Shutterstock
A+ Yazı Boyutunu Büyüt A- Yazı Boyutunu Küçült

TEMA Vakfı, 17 Haziran Dünya Çölleşme ve Kuraklıkla Mücadele Günü kapsamında yaptığı açıklamada, Türkiye’nin son 65 yılda mera varlığının yarısından fazlasını kaybettiğine dikkat çekti. Vakıf, meraların yalnızca hayvancılık için değil; toprak, su, gıda güvenliği ve biyolojik çeşitlilik açısından da kritik öneme sahip olduğunu vurguladı.

Birleşmiş Milletler’in 2026 yılını “Uluslararası Meralar ve Çobanlık Yılı” ilan etmesiyle bu yıl meraların korunması ve iyileştirilmesi öne çıktı. TEMA Vakfı Yönetim Kurulu Başkanı Deniz Ataç, doğal meraların çölleşme ve kuraklığa karşı en güçlü doğal kalkanlardan biri olduğunu belirterek, “Doğal meralar; toprağı koruyan, suyun toprağa süzülmesini sağlayan, karbon depolayan ve çok sayıda canlıya yaşam alanı sunan ekosistemlerdir” dedi.

Mera alanı 29 milyon hektardan 13 milyon hektara düştü

Ataç, Türkiye’de çayır ve mera alanlarının 1960’ta yaklaşık 29 milyon hektar seviyesindeyken bugün 13 milyon hektara gerilediğini söyledi. Buna göre Türkiye, son 65 yılda mera varlığının yüzde 54’ünü kaybetti. TEMA Vakfı’na göre kaybedilen mera alanı, Marmara Bölgesi’nin iki katını aşan büyüklüğe karşılık geliyor.

Meraların tahrip edilmesinin erozyonu artırdığını, toprak kaybını hızlandırdığını ve kuraklığın etkilerini derinleştirdiğini belirten Ataç, “Doğal meralar azalırken, mevcut alanlar üzerindeki baskı da artıyor. Bu durum hem ekosistem bütünlüğü hem de gıda güvenliği açısından ciddi riskler oluşturuyor” ifadelerini kullandı.

TEMA Vakfı, mera kaybının temel nedenleri arasında tarım arazisine dönüştürme, kentleşme, madencilik faaliyetleri ve arazi kullanım değişikliklerini gösterdi.

'Meraların yüzde 70’i düşük verimli'

Meraların hayvancılık ve kırsal yaşam açısından da önemli olduğunu belirten Ataç, Türkiye’de meraların yüzde 70’inin düşük verimli, yeterli bitki örtüsünden yoksun ve bozulmuş durumda olduğunu söyledi. Bu durumun hayvancılıkta verim düşüklüğüne, beslenme yetersizliklerine ve kaba yem açığının büyümesine yol açtığını ifade etti.

Ataç, meraların iyileştirilmesinin üreticiyi destekleyeceğini ve kaba yem açığının azaltılmasına katkı sağlayacağını belirtti. Meraların korunmasının kırsal yaşamın sürdürülebilmesi açısından da önemli olduğunu vurguladı.

Biyolojik çeşitlilik için kritik alanlar

TEMA Vakfı, meraların yalnızca hayvancılık alanı olarak görülmemesi gerektiğine dikkat çekti. Açıklamada, birkaç metrekarelik bir mera alanında onlarca farklı bitki türünün bir arada bulunabildiği, meraların böcekler, kuşlar ve memeliler için de yaşam alanı sağladığı belirtildi.

Ataç, biyolojik çeşitlilik açısından önemli bölgelerin büyük bölümünün doğal mera ekosistemleriyle ilişkili olduğunu belirterek, “Buna rağmen meralar çoğu zaman ormanlar kadar dikkat çekmemekte ve yeterince korunmamaktadır” dedi.

'Meraları korumak geleceği korumaktır'

TEMA Vakfı, 4342 Sayılı Mera Kanunu’nun mera alanlarının korunması açısından önemli bir yasal çerçeve sunduğunu ancak enerji, madencilik, turizm ve farklı arazi kullanım taleplerinin meralar üzerindeki baskıyı artırdığını belirtti.

Ataç, son yıllarda yapılan bazı yasal düzenlemelerin doğal alanlar üzerindeki baskıyı artırdığına dikkat çekerek, “Zeytinliklerden ormanlara, tarım alanlarından mera ekosistemlerine kadar birçok doğal varlık kısa vadeli kullanım baskılarıyla karşı karşıya bırakılıyor. Oysa çölleşme ve kuraklık riskinin giderek arttığı bir dönemde doğal alanları korumak, ülkemizin geleceğini korumaktır” dedi.

TEMA Vakfı, karar vericilere, yerel yönetimlere ve topluma meraların korunması, tahrip olmuş alanların iyileştirilmesi ve sürdürülebilir mera yönetiminin yaygınlaştırılması için birlikte hareket etme çağrısı yaptı.

Kaynak: Gazete Oksijen