19 Haziran 2024, Çarşamba Gazete Oksijen
Haber Giriş: 11.06.2024 20:47 | Son Güncelleme: 11.06.2024 21:10

AK Parti Sözcüsü Çelik'ten Erdoğan-Özel görüşmesine ilişkin açıklama

AK Parti Sözcüsü Çelik, Erdoğan-Özel görüşmesine ilişkin, "Cumhurbaşkanımız, bütün Türkiye'yi kucaklayan bir toplumsal sözleşme olarak anayasa sürecinin yürütülmesi gerektiğini belirtti" dedi. Çelik, üçüncü bir görüşme olup olmayacağı sorusuna ise "İhtiyaç olursa bu kapı açık" yanıtını verdi
AK Parti Sözcüsü Çelik'ten Erdoğan-Özel görüşmesine ilişkin açıklama

AK Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Parti Sözcüsü Ömer Çelik, Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın, CHP Genel Başkanı Özgür Özel'e iadeiziyaretine ilişkin AK Parti Genel Merkezi önünde açıklamada bulundu.

CHP Genel Başkanı Özel'e ve CHP Genel Merkezi'ne nazik ev sahiplikleri için teşekkür eden Çelik, diyalog ortamının sürmesinin toplumda çok olumlu karşılandığını belirtti. AK Parti Sözcüsü Çelik, şöyle devam etti: "Sayın Cumhurbaşkanı'mızın ifade ettiği şekilde, siyasi partiler arasında Türkiye'nin meseleleri hakkında görüşme zemininin, diyalog zemininin güçlü bir şekilde tutulması gerektiği konusunda bu iadeiziyaretle birlikte daha güçlü bir mesaj verilmiş oldu. Sayın Cumhurbaşkanı'mız, Genel Başkan'ımız siyasette kutuplaşma yerine diyalog zeminini güçlendirme fırsatlarının güçlendirilmesi gerektiğini ifade ediyorlar. Bu çerçevede de CHP Genel Başkanı Sayın Özel'in ziyaretinden sonra bugün gerçekleşen iadeiziyaretle Türk siyasi hayatında bu tablonun ortaya çıkmasını memnuniyet verici olarak görüyorlar. Sayın Cumhurbaşkanı'mız ortaya çıkan bu tablonun kalıcı kazanımlara dönüşmesi gerektiğini, herhangi bir şekilde siyasetin gündelik mevzi savaşları içerisinde bu fırsatın heba edilmemesi gerektiğini ifade etmişlerdir." Erdoğan'ın Türkiye'nin darbe anayasasından kurtulabilmesi için atılması gereken adımların, sadece dar bir inisiyatifle değil, en geniş toplumsal uzlaşma ve siyasi uzlaşma zeminiyle gerçekleşmesi gerektiği konusundaki görüşlerini ifade ettiğini belirten Çelik, "Cumhurbaşkanı'mız, bütün Türkiye'yi kucaklayan bir toplumsal sözleşme olarak anayasa sürecinin yürütülmesi gerektiğini belirtmişlerdir" dedi.

"Ekonomik programa zarar veren tutumlardan kaçınılacağını ifade etti"

Çelik, görüşmeye ilişkin şunları kaydetti: "Sayın Cumhurbaşkanı'mız, Genel Başkan'ımız, Türkiye'nin gelecek nesillere borcu olan darbe anayasasından kurtulmak ve yeni anayasaya kavuşmak sürecini, siyasetin gündelik polemikleri içerisinde değil, Türkiye'nin geleceğini gözeten bir sorumluluk ve perspektifle ele alınması gerektiğini ifade ediyorlar. Tabii bu görüşmede doğal olarak ekonomi ile ilgili konuların da gündeme geldiği aşikardır. Cumhurbaşkanı'mız ve Genel Başkan'ımız, Orta Vadeli Program ve 12. Kalkınma Planı'yla yürüdüğümüz bu güçlü yolda elde edilen kazanımların korunacağını ifade ediyorlar. Şimdiye kadar yapılan çeşitli çağrılara rağmen herhangi bir şekilde popülizme tevessül edilmeyerek, bu programa bağlılığımızı ve Türkiye'nin bu konudaki istikrarı koruyacağını ve programa zarar veren tutumlardan kaçınılacağını ifade etmişlerdir. Bu konuda Cumhurbaşkanı'mızın, Genel Başkan'ımızın bir hassasiyeti, maalesef belli dönemlerde siyaset hayatımıza musallat olan popülist söylemlerden kaçınılması gerektiği konusundadır. Siyasetin bir vaat yarışına döndüğü dönemlerde aslında siyasetçi toplumun taleplerini vaatler üzerinden ya da popülizm üzerinden dillendirdiğinde, siyasetin tamamı zemin kaybediyor ve bu tip dönemlerde her zaman kazanan vesayet odakları olmuştur. Ortaya çıkan sonuç, siyaset kurumu için her zaman kaybet kaybet olmuştur. Bu nedenle ihtiyaç duyulan şeyin popülizm değil realizm olduğu, iktidarın bu sorumluluğu gözetmesi gerektiği kadar muhalefetin de bu sorumluluğu gözetmesi gerektiğini Cumhurbaşkanı'mız ifade etmişlerdir."

Çelik, ekonominin içinden geçtiği bu dönemin, bu kazanımların ileride daha büyük kazanımlara kavuşacağı ve ülkenin etrafındaki gelişmelerle değerlendirildiğinde bütün bu sürecin hassasiyetle korunacağının görüşmede ele alındığını belirterek, "Cumhurbaşkanı'mız, CHP tarafından arzu edildiği takdirde Hazine ve Maliye Bakanı'mız Mehmet Şimşek'in bilgi verebileceğini ifade etmiştir." açıklamasını yaptı. Dış politika konusunun, AK Parti ile CHP arasında, Cumhur İttifakı'yla muhalefetteki ittifak arasında temel tartışma konularından biri olduğunu belirten Çelik, bu dönemde ve gelecek dönemde bu konudaki işbirliğinin artırılmasının son derece önemli olacağını söyledi.

AP seçimleri

Çelik, Avrupa Parlamentosu (AP) seçimlerinde, aşırı sağın, radikal sağın ve popülist sosyalist partilerin ortaya koyduğu performansın Türkiye düşmanlığı, İslam düşmanlığı konusunda maalesef Avrupa'nın yeni birtakım meydan okumalarına karşı karşıya olduğunu gösterdiğini anlattı. Çelik, şöyle devam etti: "Türkiye'nin içindeki işbirliğinin artması, bu aşırı sağ, popülist ve radikal partilere karşı güçlü bir mesaj verilmesi açısından fevkalade önemli olacaktır. Bu çerçevede Sayın Cumhurbaşkanı'mız, Türkiye'deki partilerin ortaya çıkan faşist dalgaya karşı ortak hareket etmeleri konusundaki hassasiyetlerini ifade etmişlerdir. Bu çerçevede de Sayın Özel'in Sosyalist Enternasyonal Başkan Yardımcılığının, bu nefret suçlarına ve ırkçı akımlara karşı o zeminlerde, Türkiye'nin tezlerini dile getirmek bakımından önemli bir zemin olduğunu belirtmişlerdir. Bu süreçte tabii ki hem siyasi mücadelemizi vereceğiz hem de bakanlıklarımız ortaya çıkan tablonun hem Avrupa hem bölgemizin istikrarı, Türk ve İslam düşmanlığı gibi akımlar karşısında gerekli duyarlılık oluşturacak şekilde çalışmalarına yürüteceklerdir." Çelik, "Diğer bir önemli konu, PKK'nın Suriye uzantısının o bölgede oluşturmaya çalıştığı bir terör devleti, teröristan konusudur. Bu konuda girişimlerimiz ve Cumhurbaşkanı'mızın güçlü mesajları konusunda bu ertelendi. Bunu ilk fırsatta bu terör odaklarının yeniden gündeme getireceğini değerlendiriyoruz" diye konuştu.

Kıbrıs Barış Harekatı

Kıbrıs Barış Harekatı'nın 50. yıl dönümüne yaklaşıldığını hatırlatan Çelik, şunları aktardı: "Merhum Ecevit ve merhum Erbakan'ın buradaki katkılarının bir kere daha altını çiziyoruz. Sayın Cumhurbaşkanı'mız bu yıl dönümü törenlerinde, Sayın Özel, CHP ve diğer partilerle birlikte güçlü bir şekilde beraberlik gösterilmesi gerektiğini ifade etmişlerdir. Barış Harekatı'nın 50. yıl dönümünü hep beraber Kuzey Kıbrıs'ta kutlamayı temenni ediyoruz. Tabii ki bu CHP yetkililerinin kendi takvimleri çerçevesinde değerlendireceği bir konudur."

Gazze

Çelik, görüşmede, konuşulan diğer bir başlığın ise Gazze konusunda ortak duyarlılık geliştirilmesi, soykırım siyasetine karşı tüm partilerin ortak bir duruş ortaya koyması ve Filistin devletinin tanınması konusunda bu duyarlılığın artırılması olduğunu söyledi. "Sayın Özel'in, Sosyalist Enternasyonal Başkan Yardımcılığı çerçevesinde kendilerine yakın partilerle bu süreçler konusunda bilgilendirici ve onların bu politik duruşunu takip edeceği bir tutum ortaya koyması son derece kıymetli olacaktır." diyen Çelik, ekonomiden siyasi meselelere, iç politikadan dış politika meselelerine kadar ortak tutum geliştirilebilecek konularda Türkiye'nin tutum, hak ve menfaatleri için ortak duyarlılık ve ortak siyaset geliştirilmesi konusunda Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın hassasiyetinin söz konusu olduğunu ve bunu bütün siyasi partilerden beklediklerini ifade ettiğini belirtti.

"Her türlü nefret siyasetine karşı ortak bir tutum geliştirilmeli"

AK Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Parti Sözcüsü Ömer Çelik, şunları kaydetti: "Ekonomi konusunun popülist vaatlerin kıskacından çıkarılması ve realist bir zeminde sürdürülmesi için de Sayın Cumhurbaşkanı'mız diğer partilerin üzerine düşen sorumluluğu yerine getirmeleri gerektiğini ifade etmiştir. Önemli bir konu da son zamanlarda çeşitli bölgelerde bazı belediye başkanlarının nefret suçu anlamına gelebilecek, ırkçılık anlamına gelebilecek birtakım uygulamalara imza atmaları ve yine maalesef eski Türkiye'deki manzaraları hatırlatan birtakım yaşam tarzlarına dönük, olumsuz uygulamalar diyebileceğimiz birtakım uygulamaların ortaya çıkmasıdır. Bu çerçevede Cumhurbaşkanı'mız, Genel Başkan'ımız her türlü nefret siyasetine karşı ortak bir tutum geliştirilmesi gerektiğini, bu konuda iktidar olarak güçlü bir siyaset takip ettiğimizi, muhalefet partilerinden de bunu beklediğimizi ifade ettiler. Hayat tarzları konusunda şimdiye kadar elde edilen kazanımların, iktidarlarımız döneminde verilen güçlü demokrasi mücadelesi çerçevesindeki kazanımların korunması gerektiğini ve yapısal reformların devam edeceğini, Türkiye'nin demokratik kazanımlarını koruma ve aynı zamanda ekonomi konusundaki kazanımlarını koruma konusunda reform siyasetini devam ettireceğini belirtmişlerdir."

"Kayyum uygulamasında toptancı bir anlayışla hareket edilmiyor"

Çelik, ziyarette terörle iltisaklı belediye başkanlıklarına dönük kayyum atanmasıyla ilgili görüşüldüğünü belirterek, AK Parti'nin bu konudaki tutumlarının net olduğunu dile getirdi. "Herhangi bir şekilde hangi partiden olursa olsun Cumhurbaşkanı'mızın ifade ettiği şu şekildedir; hangi partiden olursa olsun millete hizmet eden her belediye başkanına destek vermeye devam edeceğiz. Milletten aldığı yetkiyi millet için kullanan belediye başkanının hangi partiden olduğunun bir önemi yoktur." diyen Çelik, "İktidar olarak ona destek vermek konusundaki tutumumuz açıktır. Ama birisi milletten aldığı yetkiyi terör örgütüne destek vermek şeklinde kullanıyorsa ya da kendi belediyesinin terör örgütü tarafından atanmış bir komiser tarafından yönetilmesine kapı açıyorsa buna kesinlikle müsaade edilmeyecektir." ifadelerini kullandı. Buradaki tutumun herhangi bir siyasi partiye dönük ya da toptancı bir tutum olmadığını vurgulayan Çelik, "Nitekim kayyum atanan yerler olduğu gibi aynı siyasi hareketten kayyum atanmayan yerler de var. Dolayısıyla tespit edildiği zaman bunların görevden alınması devlet olmanın gereğidir. Hele Irak'ta, Suriye'de bu hassas tablo varken bunlara müsaade edilmesi söz konusu değildir. Ama Cumhurbaşkanı'mızın ifade ettiği şekilde burada toptancı bir anlayışla hareket edilmemektedir. Her mesele kendi içinde değerlendirilmektedir" dedi. Bu konuda Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın, bütün siyasi partilerin hassasiyet göstermesi gerektiğini, sivil siyasetin, demokrasinin, siyasal meşruiyetin ve hukuk devletinin gereklerinin korunması bakımından bu konuda hassas olunduğunu her fırsatta belirttiğini aktaran Çelik, görüşmede bu mesajların gündeme getirildiğini belirtti. Çelik, görüşmede birçok konunun konuşulduğuna işaret ederek, "Siyasi partiler arasındaki bu diyalog sürecinin güçlü bir şekilde devam etmesi, kutuplaştırıcı, milletimizi yoran, üzen siyaset biçimlerinden kaçınılması ve gerçek siyaset alanında ve hizmet yarışında yarışılması bizim bu konuda temennimiz ve arzumuzdur. Bugün gösterdikleri nazik ev sahiplikleri için Sayın Özel'e ve Cumhuriyet Halk Partisi yetkililerine bir kere daha teşekkür ediyoruz." dedi.

"Toplumun gündeminde olan her konu gündemdedir"

Çelik, gazetecilerin görüşmeye ilişkin sorularını da yanıtladı. Bir gazetecinin, "Sayın Özel, bir talepte bulundu mu, bulunduysa o başlıklar hakkında bilgilendirme yapabilir misiniz? şeklindeki soruya Çelik, "Bizim zaviyemizden bu toplantının, bu iadeiziyaretin nasıl göründüğünü ifade etmek isterim. Kuşkusuz kendileri ekonomiyle reel sektörle, başka konularla ilgili çeşitli konular gündeme geldi, bunlar konuşuldu. Sayın Cumhurbaşkanı'mız bu alanlarda tarımdan tutun da eğitime kadar hükümetimizin yaptıklarını anlattı. Kendilerinin de birtakım değerlendirmeleri oldu. Bahsettiğim bu gündemle ilgili Sayın Özel'in değerlendirmeleri oldu ama tabii ki onu açıklamanın CHP Genel Merkezi tarafından yapılması daha doğru olur." cevabını verdi.

Çelik, Sinan Ateş'in eşi Ayşe Ateş ile görüşülmesi ve devam eden davaların gündeme gelip gelmediğine ilişkin soru üzerine, "Geçen görüşmede de bu görüşmede de sizin gündeminizde olan toplumun gündeminde olan her konu gündemdedir." dedi. Devam eden hukuki süreçler ya da kesinleşmiş davalarla ilgili olarak Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın hukuk konusundaki mahkemelere karışılmaması, mahkemelerin kendi işlerini yapması gerektiği konusundaki tutumunu ifade ettiğini aktaran Çelik, "Tabii karşılıklı bilgilerde birbiriyle tenakuz teşkil eden durumlar vardır. Cumhurbaşkanı'mız bu konudaki bahsettiğim gibi hukuk meselesinden reel sektör meselesine kadar çeşitli yelpazede konular konuşulurken bu konularla ilgili değerlendirmelerini paylaşmışlardır" diye konuştu.

Ayşe Ateş ile görüşmeye ilişkin olarak da Çelik, şunları kaydetti: "Cumhurbaşkanı'mız tarafından bir kabul gerçekleştirilecek. Burada konu zaten yargıya intikal etmiştir, herkesin açık olarak siyaset kurumunun durması gereken yer şurasıdır, 'yargı işini yapsın.' Tabii ki hiçbir şey kapalı kalmasın, her şey bütün açıklığıyla hukukun imkanları, hukukun kapasitesi ve hukukun kabiliyetleri içerisinde değerlendirilsin ve suçlular cezasını alsın. Burada bu ilkeleri ve bu prensipleri savunmak konusunda tabii ki herhangi bir sorun yoktur. Sayın Cumhurbaşkanı'mızın kabulü de bir kere daha bu mesajın verilmesi çerçevesinde gerçekleşecektir. Sayın Ateş'e ve evlatlarına bir kez daha başsağlığı dileklerimizi ifade ediyoruz." Çelik, konuşması devam ederken Ayşe Ateş ile görüşmenin başladığı bilgisini de gazetecilerle paylaştı.

"Bundan sonra ihtiyaç olursa bu kapı açıktır"

Bir gazetecinin Erdoğan ve Özel'in üçüncü bir görüşme yapıp yapmayacağına ilişkin sorusuna da Çelik, "Bu ziyaretten sonra bir iadeiziyaret oldu ve bundan sonra ihtiyaç olursa bu kapı açıktır. Yani bu zaten 'normalleşme' onların tabiriyle, bizim tabirimizle 'siyasette yumuşama' dediğimiz şey siyasi partiler arasındaki ilişki, yani siyasi arenadaki yarış, rekabet düzeyinde olsun, rekabeti herhangi bir şekilde husumete çevirmeyelim. Dolayısıyla bu rekabetin husumete çevrilmemesi konusundaki hassasiyeti gözetelim, bu çerçevede de oturup meselelerimizi konuşalım" ifadelerini kullandı. Geçmişte Türk siyasi hayatında rekabetin, husumete dönüştürüldüğünü aktaran Çelik, "Husumet yok. Adlarımız, partilerimiz farklı olabilir, hepimizin soyadı Türkiye Cumhuriyeti. Bu anlayışla hareket edersek, millete daha iyi hizmet ederiz." değerlendirmesini yaptı.

Başka partilerle görüşme olacak mı?

Çelik, "Görüşmede yeni anayasa konusu da gündeme geldi mi?" şeklindeki soruyu ise şöyle cevapladı: "Sayın Cumhurbaşkanı'mız, Genel Başkan'ımız, Türkiye'nin darbe anayasasından kurtulması gerektiğini ve bunun yani AK Parti anayasası ya da daha dar bir anlamda, bir mesele olarak değerlendirilmemesi gerektiğini, Türkiye'nin tamamını kapsayan en geniş uzlaşmayla Türkiye Cumhuriyeti'nde yaşayan herkesin ortak iradesini temsil eden bir toplumsal sözleşme olarak ortaya çıkması gerektiğini ifade ettiler. Bu şekilde bakarak Cumhuriyet Halk Partisinden ve diğer partilerden Cumhurbaşkanı'mız, anayasa sürecine böyle yaklaşılmasını beklediklerini ifade etmiş oldular." Diğer siyasi partilerle bir görüşme olup olmayacağına yönelik bir soru üzerine Çelik, böyle bir gündemlerinin şu anda olmadığını ancak Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın takdirinde olduğunu söyledi. Çelik, "Başka bir parti için de görüşme gündemi olur mu, denildi. Dedi ki 'tabii ki randevu istendiği zaman.' Sayın Cumhurbaşkanı'mız bu konuyu ifade ettiler. Burada bu gelişmelere bağlı olarak bunlar değerlendirilir ama Cumhurbaşkanı'mızın en tepede başlık olarak ortaya koyduğu irade, siyasetteki yumuşama, normalleşme denilen bize göre diyalog zemininin güçlendirilmesi olan bu süreçlere kıymet verdiğimizdir." ifadelerini kullandı.

"Türk çayı diplomasisi diye bir şey var"

Çelik, görüşmede Türkiye'nin çeşitli bölgelerinden zeytinyağları ile Türk kültürünü temsil eden çifte kavrulmuş lokum hediye edildiği bilgisini de verdi. Kendilerine ne ikram edildiğinin sorulması üzerine Çelik, "Bir kahvenin 40 yıl hatırı var. Çay olmadan da zaten diplomasi olmaz. Türk çayı diplomasisi diye bir şey var. Bu çerçevede gösterdikleri bu nazik misafirperverlik için bir kere daha teşekkür ediyoruz, büyük milletimize buradan AK Parti Genel Merkezi'nden bir kere daha sevgilerimizi saygılarımız sunuyoruz." dedi.