06 Nisan 2026, Pazartesi
Gece Modu Gece Modu Gündüz Modu Gündüz Modu
Haber Giriş: 06.04.2026 19:49 | Son Güncelleme: 06.04.2026 20:03

Bakanlık şikayetçi olmuştu: Gülben Ergen 'şüpheli' sıfatıyla ifade verdi

Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı'nın şikayeti üzerine 'halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma' suçundan hakkında soruşturma başlatılan Gülben Ergen savcılıkta ifade verdi. Ergen, "Çocuklar, kadınlar ve kızlarla ilgili duyarlılığım artarak devam edecek" dedi
Fotoğraf: Anadolu Ajansı
Fotoğraf: Anadolu Ajansı
A+ Yazı Boyutunu Büyüt A- Yazı Boyutunu Küçült

Şarkıcı Gülben Ergen, 2 Mart'ta Kazılıçeşme Sahili'nde hayatını kaybeden Fatmanur Çelik ile kızı Hifa İkra Şengüler'le ilgili paylaşımları nedeniyle Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı'nın suç duyurusu üzerine başlatılan soruşturma kapsamında ifade verdi.

"O anne ve kızı şu anda hayatta değil"

Bakırköy Adliyesi'nden ayrılırken gazetecilere yaptığı açıklamada, bir annenin çağrısı üzerine sosyal medyada paylaşım yaptığını dile getiren Ergen şunları söyledi:

"O anne, 'Gülben Hanım'a buradan çağrımdır; Gelsin ne durumda olduğumuzu, çocuğumuzu yerinde görsün' dedi. Ramazan ayında anneyi evinde ziyaret ettim. Arkadaşlar anne ve kızı şu anda hayatta değiller. 'Can güvenliğimden korkuyorum' diyen anne kız şu anda hayatta değil. Ben bununla ilgili ifade veriyorum. Çok üzgünüm, kırgınım ama savcı bey, avukatımın da söylediği gibi son derece nezaketle, anlayışlı bir şekilde; ziyaretimi, ne zaman gittiğimi, ne konuştuğumu, ne gördüğümü sordu. Ben de ne yaşadığımı ve ne gördüğümü Savcı Bey'e dikkatle ve özenle anlattım. Kırgın ve üzgünüm. Ben Rojin Kabaiş için de adalet bekliyorum. Çocuklar, kadınlar ve kızlarla ilgili duyarlılığım artarak devam edecek. Ben bu ülkenin sanatçısıyım, bu ülkenin vatandaşıyım, bu ülkede bir derneğin kurucusu ve başkanıyım. Çocuklar üzerine hassas bir kadınım ben. Bu hassasiyetim son bulmayacak. Ama üzgün müyüm? Üzgünüm. Kırgın mıyım? Kırgınım. İçeride ifade verirken üzülmedim ve kırılmadım, evet anlayışla bana soru soruldu. Ben de anlayışla ve özenle cevap verdim ama unutmayalım ki bir anne ve kız hayatta değiller şu anda."

Savcılık ifadesi ortaya çıktı

Gülben Ergen'in savcılıkta verdiği ifade ise şöyle:

"Bakanlığın suç duyurusuna konu isnatları doğru değildir. Ben 53 yaşındayım. Yıllardır yürüttüğüm sanatımın yanında çocuk ve kadınlar konusunda hassasım. Ayrıca çeşitli zamanlarda Mili Eğitim Bakanlığı'nın onayı ile 'Çocuklar Gülsün' isimli derneği kurucusu ve başkanı 61 tane anaokulu açtım. Fatma Nur'un adliye önünde yapmış olduğu, 'Can güvenliğim yok, ölürsem arkamdan intihar etti demesinler' dediği eylemde 'Gülben Ergen'e sesleniyorum, gelsin kızımın durumunu bizzat evimizde görsün' açıklaması üzerine 2026 yılı ramazan ayında Fatma Nur'un evinin bulunduğu Çekmeköy'e gidip kendisi ve kızını ziyaret ettim. Kızının sağlıksal anlamda ne kadar kötü durumda olduğuna şahit oldum. Yaptığımız görüşmede Fatma Nur'un en büyük korkusunun kendisine tecavüz eden ve kızına da istismarda bulunan çocuğunun babasına çocuğun teslim edilmesi kaygısıydı. Bu konuda kendisine destek verdim. Yaptığımız görüşmede kendisinin ve çocuğunun cinsel istismar ve cinsel saldırı eylemi ile ilgili dava olup olmadığını sormadım. Ancak yaptığımız görüşmede hatırladığım kadarıyla eşi ile boşandığını ancak boşanmış olduğu eşişinin bu suçlardan yargılanmadığını söyledi.

"Görüşmedeki amacım çocuğun mağduriyetinin önlemesine yönelikti"

Abla kardeş gibi görüşme yaptık. Yapılan görüşmedeki amacım çocuğun mağduriyetinin önlemesine yönelikti. Fatma Nur ile sonrasında da telefon ile görüşmelere devam ettik. Çocuğun tedavisi için hastaneye yatışını ben sağladım. Çünkü çocuk su içmiyordu, yemek yemiyor, konuşmuyordu. Evdeki halinden sonra tedavi amacıyla hastaneye yatışının sağlanması amacı ile hastaneden biri ile görüştüm. Daha sonra Fatma Nur'a telefon ettim ve hastaneye gidip gidemeyeceğini sordum. Gidebileceğini söyledi ve aynı gün ilgili hastaneye gidip çocuğun yatışını sağladı. Çocuk hastanede 9-10 gün kadar yatarak tedavi gördü ve bu süreçte bana defalarca kez teşekkür etti. Daha sonra hastaneden taburcu oldu.

Benim aile evinde yaptığım ziyaret esnasında Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı'nın çocuğu ile ilgilenmediği ve herhangi bir yardımda bulunmadığı konusunda bana herhangi bir şey söylemedi. Kesinlikle bu konuya ilişkin Fatma Nur'dan bir yakınma duymadım. Ancak yukarıda ifadem de belirttiğim gibi annenin temel kaygısı çocuğun kendisinden alınarak boşanmış olduğu eşi olan babaya verilmesiydi. Ayrıca kendisi ile yaptığım görüşmede çocuğun kendisinden alınmayacağını çünkü kendisi ve kızını istismar eden ve hakkında dava açılan babaya çocuğun verilmeyeceğini defaatle telkinde bulundum. Ayrıca ben yaşanan süreçle ilgili Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur hanımı da bilgilendirdim. Bu konuya ilişkin imkanlarım dahilinde çocuğa yardımcı oldum. Bunun dışında Bakanlığın çalışmalarına ilişkin aksi bir beyanda bulunmadım. Yukarıda ifademde belirttiğim üzere ben bu süreçte basın yayın yolu ile bana seslenen Fatma Nur'a karşı kaygısız kalamadım bu nedenle kendisi ile temasa geçtim. Bu nedenle Bakanlık tarafından yapılan suç duyurusu nedeniyle son derece üzgünüm. Suç duyurusuna konu atılı eylemler yargılanmamı gerektirmemektedir. Bu nedenle hakkında takipsizlik kararı verilmesini talep ederim."

Kaynak: DHA