Açılış için artık geri sayımın başladığını belirten Bartholomeos, “Önümüzdeki aylarda okul kompleksindeki kapsamlı yenileme çalışmaları tamamlanacak. Eylül ayında da açılışı kutlayacağız” şeklinde konuştu.
Patrik’in sözleri salonda büyük heyecan yaratırken, açıklamalar Yunanistan’da geniş yankı buldu.
“Herkesi İstanbul’a ve Fener’e, bu manevi atmosferi yaşamaya davet ediyorum”
Konuşmasında İstanbul’a özel vurgu yapan Bartholomeos, kenti “medeniyetlerin buluşma noktası” olarak nitelendirdi.
“Herkesi İstanbul’a ve Fener’e, bu manevi atmosferi yaşamaya davet ediyorum” diyen Patrik, Türkiye’deki dini özgürlükler ve Rum toplumunun sahip olduğu imkânlarla ilgili olumlu mesajlar verdi.
Ne olmuştu?
1844 yılında Ortodoks din görevlisi yetiştirmek amacıyla açılan Heybeliada Ruhban Okulu, 1971 yılında Anayasa Mahkemesi’nin (AYM) tüm özel yükseköğretim kurumlarının bir devlet üniversitesine bağlanması kararı üzerine kapatıldı. Yaklaşık 130 yıl boyunca faaliyet gösteren kurumun yüksek kısmı, İstanbul Milli Eğitim Müdürlüğü’nün 12 Ağustos 1971 tarihli yazısıyla resmi olarak faaliyetine son verdi. 1990’lı yıllardan itibaren Türkiye-Avrupa Birliği ilişkileri çerçevesinde sık sık gündeme gelen okulun statüsü, son yıllarda diplomatik görüşmelerin temel maddelerinden biri oldu.
2024 yılında Cumhurbaşkanı Erdoğan ile Patrik Bartholomeos arasında yapılan görüşmelerle hız kazanan süreçte, Milli Eğitim Bakanlığı ve Patrikhane heyetleri arasında çeşitli formüller üzerinde duruldu. Yunan basınında yer alan iddialara göre üzerinde çalışılan son formül, okulun Türkiye’deki diğer vakıf üniversiteleri gibi bir vakıf bünyesinde ve Yükseköğretim Kurulu (YÖK) denetiminde özel bir üniversite statüsünde açılmasını öngörüyor.
Okulun statüsü üzerindeki tartışmalar, Lozan Antlaşması ve "ekümeniklik" kavramları çerçevesinde sürüyor. Karşı çıkan kesimler, okulun yeniden açılmasının Lozan’a aykırı bir imtiyaz teşkil edeceğini ve Patrikhane’ye ekümeniklik hakkı tanıyacağını savunuyor.
Okulun açılmasının Lozan Antlaşması'na aykırılık teşkil etmediğini savunanlar ise Lozan’ın 40. maddesinin gayrimüslim azınlıklara kendi eğitim kurumlarını kurma hakkı tanıdığını, dolayısıyla kapatılma kararının antlaşmaya aykırı olduğu görüşünde.