DEM Parti Eş Genel Başkanı Tuncer Bakırhan, T24'te gazeteci Murat Sabuncu ve Şirin Payzın'ın sorularını yanıtladı. Yasanın kaç kişiyi kapsayacağına ilişkin soruya ilk etapta cezaevlerinden 3 bin 800-3 bin 900'e yakın kişinin çıkacağını belirten Bakırhan, "İlk etapta cezaevlerinden 3 bin 800-3 bin 900'e yakın tutsak arkadaşımız çıkacak. Yine 75 bin süren soruşturma ve kovuşturma, 50 bin gizli süren soruşturma. Toplamda 125 bin dosyayı etkileyecek bir yasadan bahsediyoruz" dedi.
Bakırhan, 2005 ve öncesinde ağırlaştırılmış müebbet ve müebbet hapis cezası alanların ilk etapta kapsam dışında olduğunu belirterek, "Onların durumu ikinci aşamada değerlendirilecek. Bunun da toplam sayısı 900" dedi.
"Seçimle ilgili tek bir paragraf var mı?"
Bakırhan, "çerçeve yasanın" Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın yeniden seçilmesinin önünü açmak amacıyla hazırlandığı yönündeki değerlendirmelere karşı çıkarak yasada seçimle ilgili herhangi bir düzenleme bulunmadığını söyledi. Bakırhan, "Allah aşkına bu yasanın kendisinde seçimle ilgili tek bir gönderme var mı? Tek bir seçimle ilgili bir paragraf var mı? Sayın Erdoğan'ın seçilmesi ile ilgili tek bir işaret, ima var mı? Şimdi biz somut metin önümüzde duruyorken bunun üzerine konuşmayıp algılar üzerine konuşup toplumu barış karşıtı bir noktaya getirmeye çalışmamız doğru değil. Ya 100 yıllık bir mesele, akan bir kan var. Büyük acılar yaşanmış. Bu yarayı kapatmak için insanlar bir araya toplanmış" diye tepki gösterdi.
Bugüne kadar yapılan görüşmelerde seçimle veya kimin Cumhurbaşkanı olacağıyla ilgili herhangi bir pazarlığın konuşulmadığını belirten Bakırhan, "Emin olun bugüne kadar yapmış olduğumuz görüşmelerde tek bir seçim, kimin seçileceği, kimin Cumhurbaşkanı olacağı kesinlikle tartışılmamıştır" dedi.
"Kürtler muhalefetin yaklaşımını unutmaz"
Muhalefetin sürece yaklaşımını da eleştiren Bakırhan, Kürtlerin barış istediğini belirterek, şöyle konuştu:
"Türkiye toplumu çatışma ve savaş istiyor mu? Onun adına lütfen kimse toplumun Kürt ve Türk gençleri kavga etsin, yaşamını yitirsin. Biz de üzerine siyaset yapalım. 3-5 oy, 3-5 puan daha fazla arttıralım düşüncesine kapılmasın. Bunlar Türkiye'nin zararına değil. Tarihsel bir meseleyi konuşuyoruz. Bize arka kapılar arkasında iş yaptığımızı söyleyenlere sesleniyorum. Ya beş seçimdir sizin gösterdiğiniz adaylara oy verdik. Biz yüzünüzü Siirt'teki muhafazakar Kürtlere dönün demedik. Bağrınıza taş basın dedik. Şimdi bugün yüzünüzü millete dönün."
"Silahların nereye bırakılabileceğini DEM Parti bilmiyor"
Örgütün silahlarını nereye bırakacağına ilişkin soruya da yanıt veren Bakırhan, bu konunun devlet ile örgüt arasında yürütülecek bir süreç olduğunu dikkati çekerek, "Örgüt silahlarını nereye mi bırakacak? Yani Kürt hareketi böyle oyun oynayan, siyaset yapan, takke yapan bir hareket değil. Yani devrimci bir harekettir. Örgüt feshediyorum. Hani bunun çağrısını yapan Sayın Öcalan'sa silahların bir bölümü de bir yere koyalım da belki bir gün lazım olur gibi bir yaklaşım olmaz" diye konuştu.
Bakırhan, silahların kime veya nereye teslim edileceğinin kendileri açısından teknik bir ayrıntı olduğunu belirterek, "Biz bir siyasetçi olarak silahını kime vereceksin, kaç tane vereceksin meselesini bilmeyiz. Bunun çok bir önemi yok. Günün sonunda örgüt silahlarını bir biçimde uzlaşma sonucunda saptanan mekanizmaya bırakacak" dedi.
"Anayasa değişikliği ile ilgili bir gündem yok"
Çerçeve yasanın ardından ikinci aşamanın demokratikleşme adımları olacağını belirten Bakırhan, bu kapsamda AYM kararları, kayyumlar ve düşünce ve ifade özgürlüğü gibi başlıkların gündeme geleceğini söyleyerek "İkinci aşama demokratikleşme adımlarıdır. AYM kararları, kayyumlar, düşünce ifade özgürlüğü ve benzeri yani Türkiye'yi rahatlatacak, nefes aldıracak, yol yapılacak, adımların atılması gereken bir sürece giriyoruz" diye konuştu.
Anayasa değişikliği konusunda ise şu anda böyle bir gündemin bulunmadığını kaydeden Bakırhan, "Bugünden yarına gözüküyor mu? Hayır. Böyle bir gündem var mı? Sayın Öcalan'la parti ya da devlet arasında böyle bir gündem, böyle bir tartışma da yok" dedi.
Selahattin Demirtaş, Figen Yüksekdağ ve cezaevindeki diğer siyasetçilerin durumuna ilişkin de çerçeve yasanın uygulamaya geçmesini beklemesine gerek olmadığını dikkati çeken Bakırhan, "İktidar adım atar mı? Biz birlikte mücadele edersek hızlı attırırız. Selahattin Demirtaş'ları, Figen Yüksekdağ'ları cezaevindeki siyasileri bıraktırabiliriz. Arkadaşların bu yasayı beklemelerine gerek yok. Aynı kararı var. Dolayısıyla bir saat sonra, bir saniye sonra, bir gün sonra kararını uygulayıp onları bırakabilir. Herhangi bir engelleri yok" dedi.
"Yeni Parti'den firesiz 'evet' beklerdik"
Yeni Parti Genel Başkanı Özgür Özel ile yasa öncesinde ve sonrasında görüştüğünü belirten Bakırhan, "Özgür Başkan'la ben yasa öncesi de sonrası da görüştüm. Yani aramızda bir görüşme sorunu yok. Çeşitli zamanlarda birbirimizi rahatlıkla arayabiliyoruz. Bazen işte anlamaya çalışıyoruz" dedi.
Özel'in süreç boyunca ortaya koyduğu tutumu olumlu bulduğunu kaydeden Bakırhan, Yeni Parti'nin oylamadaki tutumunu ise "Özgür Başkan sürecinin en başından beri çok önemli bir pratik ortaya koydu. Çok iyi şeyler söyledi ama partisinin bu oylamada 'evet' ve 'hayır'cılar biçiminde ikiye ayrılması çok üzücü. Ben onu bir defa söyleyeyim" diye değerlendirdi.
Yeni Parti'nin "çerçeve yasaya" firesiz şekilde "evet" demesini beklediklerini belirten Bakırhan, "Biz Yeni Parti'nin, yani dört-beş dönemdir aynı aday, aynı sandıkta oy attığımız bir partinin firesiz bu meseleye 'evet' demelerini beklerdik. Ülkenin 100 yıllık bir meselesi tartışılıyor. Yani bunu iktidarla muhalefet arasındaki kavgaya ya da işte olanlara bence bağlamamak gerekiyor" dedi.
Bakırhan, Yeni Parti'nin oylamada iki farklı tutum sergilemesinin parti açısından da dezavantaj yarattığını belirterek, "İktidar için muazzam bir malzeme oluştu. Genel başkanları 'evet' diyor, partinin çoğunluğu hayır diyor. Burada Yeni Parti kendisini tartışır, Sayın Özel'i tartıştırır. Keşke böyle olmasaydı" ifadelerini kullandı.
Özel'in süreç boyunca sergilediği kapsayıcı yaklaşımın oylama sonucuna da yansımasını beklediklerini belirten Bakırhan, "Keşke Sayın Özgür Özel'in en başından beri ortaya koymuş olduğu kapsayıcı yaklaşıma, çözümleyici dile uygun bir sonuç ortaya çıksaydı diye düşünüyorum" diye konuştu.
"Yüzünüzü millete dönün demek hoş karşılamadığımız bir şey oldu"
Yeni Parti'nin çerçeve yasaya yönelik tutumunu eleştirdiklerini söyleyen Bakırhan, Dilek İmamoğlu'nun sosyal medya hesabından yaptığı paylaşıma atıfta bulunarak "'Yüzünüzü millete dönün' demek bizim hoş karşılamadığımız bir şey oldu. Millet savaş mı istiyor? Mesela bir barış yasası, bir çerçeve yasa onaylanıyor. Millet sırtını dönünce Türkiye için daha mı hayırlı, daha mı iyi olacak" ifadelerini kullandı.
DEM Parti ile Yeni Parti arasındaki ilişkilerin iyi olduğunu, oylamadaki tablonun ortak çalışma açısından üzücü olduğunu söyleyen Bakırhan, "Biz ana muhalefetle ilişkilerimiz, iletişimimiz çok iyidir. Yani bu son oylamada dediğim gibi Yeni Parti'yi ikiye bölen bir tablonun ortaya çıkması onlar açısından da bizim açımızdan da bence üzücü oldu" dedi.
"Özel'in tutuklanması antidemokratik bir uygulama olur"
Bakırhan, CHP ile geçmişten bu yana dayanışma içerisinde olduklarını, İstanbul İl Başkanlığı sürecinde Tülay Hatimoğulları ile birlikte CHP İstanbul İl Örgütü'ne gittiklerini ve "en net, en sert, en tutarlı" açıklamayı yaptıklarını söyledi. Bakırhan, "Bizim bu konudaki tutumumuz çok net ve açıktır. Yeni Parti yetkilileri de çok iyi biliyorlar. Cumhuriyet Halk Partisi'nin uğramış olduğu antidemokratik uygulamalar kabul edilmez. Bunlar var diye 100 yıllık yara, 100 yıllık yara kanamaya devam etsin mi diyeceğiz? Bizim meselemiz tam da burada" ifadesini kullandı.
Özgür Özel'in tutuklanma ihtimalinin gündeme getirilmesine ilişkin ise Bakırhan, "Öyle bir şey olduğu zaman da en üst düzeyde demokratik tepkimizi ortaya koyarız" dedi.
Bakırhan, iktidar medyasında Özel'in tutuklanıp tutuklanmayacağının tartışılmasını da eleştirerek, "Bu kabul edilmez. Antidemokratik bir uygulama olur. Özgür Özel, Türkiye'nin en yüksek oy alan partisinin şu anda genel başkanıdır. Meclis'tedir" diye konuştu.
"Tabanımızda çok ciddi bir hayal kırıklığı oldu"
Yeni Parti'nin "çerçeve yasa" oylamasındaki tutumunun DEM Parti tabanında yarattığı etkiye de değinen Bakırhan, Yeni Parti'den beklentinin yüksek olduğunu söyleyerek, "Ben açık konuşmayı seven birisiyim. Tabanımızda çok ciddi bir hayal kırıklığı oldu. Yeni Parti'den beklentileri farklıydı. Haklılar" dedi.
Bakırhan, DEM Parti tabanının geçmiş seçimlerde CHP'ye verdiği desteğe dikkati çekerek, "Beş defadır onların işine gelen seçim sonuçlarına katkımız oldu. Ya 'bir defa da işte çocuklarımız ölmesin, öyle bir bu yasayı geçirelim, demokratikleşmeyi birlikte verelim' diyen bir tabanımız var bizim. Çok politik bir tabandır" dedi.
Yeni Parti'ye yönelik bir kırılma olmadığını söylemenin de doğru olmayacağını belirten Bakırhan, "Bir kırılma yok desem Sayın Özel'e de haksızlık yapmış olurum, Yeni Parti'ye de haksızlık yapmış olabilirim" ifadelerini kullandı.
"Yeni Parti kendisini yeniden önermeli"
Bakırhan, Yeni Parti'nin yaşanan tabloyu değerlendirerek kendisini yeniden toparlaması gerektiğini belirterek, "Ben Yeni Parti'nin bu mevcut durumu görerek kendisini yeniden onararak Türkiye'nin demokratikleşmesi, Kürt meselesinin demokratik yollarla çözümü konusunda daha fazla sorumluluk alabileceğine inanıyorum. Önümüzdeki dönem çıkacak yasalarda tabii ki birlikte mücadele edeceğiz. Birlikte bu talepleri savunacağız, yan yana duracağız. Çünkü hepimizi ilgilendiren taleplerdir" dedi.
Çerçeve yasaya "hayır" diyen bazı Yeni Parti milletvekillerinin seçmenlerinden, yasanın ABD'nin Türkiye ve Orta Doğu'ya ilişkin planlarının bir parçası olduğu yönünde geri dönüş aldıklarını söylemeleri üzerine de değerlendirme yapan Bakırhan, bu yaklaşımı şaşkınlıkla karşıladığını söyledi. Bakırhan, burada Özgür Özel'in süreç boyunca sergilediği tutumun parti içerisinde daha güçlü biçimde sahiplenilmesi gerektiğini belirterek "Tam da Yeni Parti'nin, Özgür Özel'in bugüne kadarki olumlu rolünü kurumsal, örgütsel olarak bir hatta döndürmesi gerekmiyor muydu" diye sordu.
Bakırhan, milletvekillerinin kendilerinin böyle düşündüğünü söylemediğini, seçmenlerinden gelen tepkiler nedeniyle üzerlerinde baskı oluştuğunu ifade ettiklerini belirterek, "Yönetme iddiası olan bir siyasi partiden bahsediyoruz. İktidar olma iddiası olan ve oylarda da olma ihtimali olan bir partiden bahsediyoruz. Tabii ki kendi kentlerindeki seçmenlerin düşünceleri çok önemlidir" dedi.
Yeni Parti'nin Kürt seçmenlerle kurduğu ilişkiye de dikkati çeken Bakırhan, "Beş seçimdir Kürtlerden destek alıyorsun. Yani Kürt'ün hassasiyetine de biraz bakmak gerekmiyor mu? Dolayısıyla bu konuda bence burayı onarmak lazım" ifadelerini kullandı.
"Asıl büyük kongreyi hemen sonrasında başlatacağız"
DEM Parti'nin 6 Eylül'de gerçekleştireceği kongreye ilişkin Bakırhan, kongrede isim değişikliği, yeni program ve eş genel başkanların değişeceği yönündeki beklentilerin hatırlatılması üzerine daha kapsamlı bir kongre planladıklarını ancak yasal zorunluluk nedeniyle 6 Eylül'deki kongrenin öne çekildiğini söyledi. Bakırhan, "Biz aslında çok daha kapsamlı, geniş bir kongre yapmayı düşünüyorduk. Ama süre dolmasından kaynaklı, ileride seçime girme yeterliliğini kaybetmemek için, o prosedürleri yerine getirmek için şu anda ilk etapta eksiklerimizi tamamlayacağız. Ama asıl o kongreyi hemen kongremizden sonra başlatacağız" dedi.
Bakırhan, asıl kongrede partinin daha geniş bir kesime açılacağını, farklı kesimlerden insanların siyasete katılacağını belirterek şu ifadelere yer verdi:
"İçeriden gelenlerin, dışarıdan gelenlerin, işte bu süreçle birlikte bugüne kadar bize mesafe koyanların gelip katıldığı, siyaset yaptığı, bugüne kadar şiddet çatışma sarmalından kaynaklı mesafe koyanların gelip rahatlıkla siyaset yapacakları, Türkiye'yi yönetme iddiası olan, bütün renkleri, inançları barındıran, Kürt olduğu kadar Türkiyeli olan, Kürt olduğu kadar Alevi olan, kadın olan, emekçi olan, ezilen olan kapsamında bir kongre gerçekleştireceğiz daha sonra. Onun için şimdi yasal zorunluluktan dolayı kongremizi öne çektik. Ama hemen sonrası inşallah birlikte göreceğiz. Bütün renklerin, inançların katıldığı, kendisini ifade ettiği, Türkiye'nin sadece Kürt meselesi değil, diğer bütün meselelerini programını alan, gündemini alan, uğrunda mücadele eden, emek veren, dayanışan, büyüten bir kongreyi hep birlikte gerçekleştireceğiz."
Bakırhan, 6 Eylül'deki kongrenin yalnızca teknik bir kongre olarak değerlendirilmemesi gerektiğini, daha geniş katılımlı kongrenin hemen sonrasında yapılacağını söyleyerek, "Dolayısıyla bu kongre de öyle, sadece tırnak içerisinde teknik demek doğru değil. Eksiklerimizi tamamladığımız ama asıl büyük katılımın, güçlü katılımın, o dediğimiz renklerin, niteliğin de katılacak büyük kongreyi de hemen peş sıra örgütleyeceğimiz bir kongredir" dedi.
"Demirtaş ve Yüksekdağ'la beraber olacağız"
Daha kapsamlı kongrede Selahattin Demirtaş'ın özgür şekilde yer alıp almayacağına ilişkin soruya da DEM Parti Eş Genel Başkanı Tuncer Bakırhan, Demirtaş, Figen Yüksekdağ ve Kobani Davası'ndan yargılanan isimlere ilişkin atılacak adımların da gündeme gelmesini beklediğini belirterek, "İnşallah, inşallah. Beraber olacağız. Zaten ana hedeflerimizden birisi o. Biraz o büyük kongreye işaret etmemin sebebi de bu. Kobani kumpas davasına yargılanan hiçbir arkadaşımızın hükmü yok. Siyasi yasakları yok. Sürgündeki birçok vekilimizin yok, içerideki belediye eşbaşkanımızın yok" diye konuştu.
Kaynak: ANKA