26 Mart 2026, Perşembe
Gece Modu Gece Modu Gündüz Modu Gündüz Modu
Haber Giriş: 26.03.2026 13:29 | Son Güncelleme: 26.03.2026 14:11

Dilovası davasında 3 gün: "Ali Osman Akat 'Emniyet ile iletişimdeyim' dedi"

Ravive Kozmetik’te 7 işçinin yaşamını yitirdiği patlamaya ilişkin davanın üçüncü gününde sanık Onay Yörüklü, Ali Osman Akat’ın “Her türlü gücümüz var, emniyetle iletişim halindeyim” dediğini aktardı
Dilovası davasında 3 gün: "Ali Osman Akat 'Emniyet ile iletişimdeyim' dedi"
A+ Yazı Boyutunu Büyüt A- Yazı Boyutunu Küçült

Kocaeli Dilovası'nda 3'ü 18 yaşından küçük 7 işçinin can verdiği Ravive Kozmetik parfüm dolum imalathanesi faciasıyla ilgili dava üçüncü gününde Kandıra Cezaevi Yerleşkesi Duruşma Salonu'nda devam etti. Duruşmada imalathane sahiplerinin kaçışına yardım ettiği öne sürülen Ali Osman Akat'tan talimat aldığı belirtilen Onay Yörüklü savunma yaptı.

“Suçluyu kayırma” suçlamasıyla yargılanan sanık Onay Yörüklü, mahkemede verdiği ifadede Ali Osman Akat’ın kendisine, yeğenleriyle ilgili “sorun olmayacağını” söylediğini aktardı. Yörüklü, "Ali Osman Akat bana, ‘Yeğenlerim rahat olsun, onlarla ilgili bir sorun yok. Fabrika babalarının, onlar ceza almayacak. Her türlü gücümüz var, ben emniyet ile iletişim halindeyim’ dedi. Bana emniyete ihbar et demedi. Dese neden ev tutayım?” ifadelerini kullandı.

Bir müşteki avukatı Yörüklü’ye, “Ali Osman Akat ile cezaevinde tanıştınız. Akat’ın 110 kilo kokainle yakalandıktan sonraki hızlı yükselişini sorgulamadınız mı?" sorusunu yöneltti. "Bunun bir sorun olacağını düşünmedim" diye yanıt veren Yörüklü, Ali Altay ve İsmail Oransal ile beraberindeki kişileri polise kendisinin yakalattığını söyledi.

Dilovası'nda 8 Kasım 2025'te yaşanan ve 3'ü 18 yaşından küçük 7 işçinin can verdiği Ravive Kozmetik parfüm dolum imalathanesi faciasıyla ilgili dava üçüncü gününde Gebze 7. Ağır Ceza Mahkemesi'nce Kandıra Cezaevi Yerleşkesi Duruşma Salonu'nda görülüyor.

Davanın ikinci gününde yaşananlar

Dünkü duruşmada, Ravive Kozmetik'in kağıt üstünde patronları olarak görünen iki yeğenini kaçırırken yakanalan Ali Osman Akat savunmasında bu olaydan sonra mağdur olduğunu söyleyerek, şirketinin konkordato ilan ettiğini söyledi. Tekirdağ'daki fabrikasında eskiden 250 çalışanı varken, bu sayının 40-50'ye düştüğünü beyan eden Akat şu an fabrikadaki işlerle eşinin ilgilendiğini ve sürecin bir konkordato komiseri tarafından takip edildiğini söyledi. Ali Osman Akat yangında yaşamını yitiren ailelerin ve avukatlarının bulunduğu tarafa dönerek, “Sesim basiretli geliyor mu?” diye sordu. Kimlik tespiti sırasında da mesleği için “basiretli iş adamı” ifadeleri kullanan Akat, bu sözlerine tepki gösteren aileler ve avukatlara, “Şov yapmayın” şeklinde bağırdı.

"İfade edildiği gibi ‘Polise teslim et demiş olsaydı’, ben onları o anda polise götürürdüm"

Saat 10.40 sıralarında başlayan bugünkü oturumda ise Ali Osman Akat'ı talimatıyla sanıkların saklanmasına yardım ettiği öne sürülen Onay Yörüklü sanık kürsüsüne geldi. Yörüklü savunmasında genellikle inşaat işinde uğraştığını ve sanıklardan Ali Osman Akat ile siyasi suç nedeniyle girdiği cezaevinde tanıştığını belirtti. Akat şöyle konuştu:

“Tahliye olduktan sonra ben Bodrum’da yaşarken, beni aradı ve ‘gelip burada çalışabilirsin’ dedi. Bunun üzerine ben de Bodrum’dan Çerkezköy’e geldim. Zaman zaman günlük işlerde Ali Osman Akat’ın fabrikasında çalıştım. Olay günü TOKİ şantiyesinde bulunuyordum. Şantiyedeyken Ali Osman Akat aradı ve ‘Burada yeğenlerim var, ağırlayabilir misin?’ dedi. Ben de ‘olabilir’ dedim. Sonra Ali Osman Akat, ‘Haberleri görebildin mi?’ dedi. Ne olduğunu sorduğumda, ‘Anlatırım’ dedi ve telefonu kapattı. Cep telefonumla son dakikalara baktım ancak herhangi bir haber göremedim. Bana haberlerin linkini atmasını istedim. Haber linkini bana yeğenlerini aldıktan sonra attı. İfade edildiği gibi ‘Polise teslim et demiş olsaydı’, ben onları o anda polise götürürdüm.

"Bana ‘Bu yeğenlerimin babasının fabrikası. Yeğenlerimin can güvenliği tehdit altında olduğu için orada bulunuyorlar’ dedi"

Fabrikanın outlet kısmına gittiğimde oradaki güvenliğe 'burada kimse var mı?’ diye sordum. Arabada bekleyen 2 yeğen ve Apo (Abdurrahman Bayat) denilen kişiyle karşılaştım. Dayılarının isteği üzerine kendilerini almaya geldiğimi söyledim. Abdurrahman daha çok Altay’la konuşuyordu. Ya Altay ya İsmail, Abdurrahman’a ‘Çantaları al götür, Gökberk’e ulaştır’ dedi. Kendi çantalarını da benim arabaya koydular. Ben ayrıldığımda Abdurrahman daha çıkmamıştı. Daha sonra onları alıp doğrudan Marmara Ereğlisi’ne götürdüm. Arkadaşım Ömer’e mesaj attım. Sahilde bir yer vardı. Ben o saate kadar bir suç işlendiğini bilmiyordum. Ömer sahile yakın bir ev olduğunu söyledi. Ömer, bu evin kirasının nasıl ödeneceğini sordu. Eve vardık. Ömer’in yeğeniyle beraber eve bir şeyler aldık. Ben evden ayrıldıktan sonra cep telefonuma haber linki geldi. Haberin içeriği tüyler ürperticiydi. Bu olay nerede oldu diye Ali Osman Akat’a mesaj attım. Bana ‘Bu yeğenlerimin babasının fabrikası. Yeğenlerimin can güvenliği tehdit altında olduğu için orada bulunuyorlar’ dedi.“

Adının dava dosyasında geçmesinden dolayı ailesinin kendisiyle ilişkisini kestiğini ifade eden Yörüklü, olayın ardandan ablasının STK’larda yer aldığını ve mağdur aileler ile anma törenine katıldığını belirtti. Yörüklü, “Böylesi bir dosyada yargılanıyor olmanın utancı içerisindeyim. Kendi geçmişime, demokratik topluma karşı utanç içerisindeyim” şeklinde konuştu.

“Ali Osman Akat emniyetle irtibat halindeyim dedi”

Oransal kardeşleri kendi iradesiyle emniyete teslim ettiğini öne süren Yörüklü, o anlarda yaşananları şöyle anlattı:

"Ben evden ayrıldıktan sonra Ali Osman Akat, ‘Ben emniyet ile irtibat halindeyim. Orada bekle, onlar bir yere kaçmasın’ dedi. Ben de kimsenin bekçisi olmayacağımı söyledim. Sonra 115 ve İstanbul Emniyet Müdürlüğü’nü aradım. Erhan isimli bir polis memuru beni aradı. Kendisiyle uzun uzun konuştuk. O da bana ‘Whatsapp üzerinden konuşalım’ dedi. Sonra ben polise canlı konum attım. Fakat internetim olmadığı için mesajlarım gitmedi.

“Ali Osman Akat bana, ‘Bu çocukların babasının fabrikası, bunların suçu yok’ dedi”

Ancak ben ‘birilerini bana yönlendirin bunları yakalatalım’ dedim. Kocaeli Emniyeti’nden beni arayan polis memurlarıyla beraber, 2 kardeşin olduğu eve gittim. Onları polise teslim ettim. Ardından bana ‘şimdi git yarın Kocaeli’ne ifade ver’ dediler. 5 dakika sonra ‘Savcı seni görmek istiyor, beraber gideceğiz’ dediler. Ali Osman Akat bana, ‘Bu çocukların babasının fabrikası, bunların suçu yok’ dedi. Can güvenliği gerekçesi olduğunu söylediler. Ben de internetten araştırdım o yüzden gittim. Bilsem asla gitmezdim. Ali Osman Akat’a iletmek üzere, Çetin dayıma haber verin diye bir not ulaştırdılar. Ali Osman Akat’ı defalarca aradım. ‘Yeğenlerim ilgili hiçbir sorun yok rahat olsunlar. Oradan ayrılmasınlar, ben emniyet ile iletişim halindeyim’ dedi. Kendi iradem ile polisi arayarak ihbar ettim. Kocaeli Emniyeti ile görüştüğümde şu anda onların evine doğru yoldayım, gelin buluşalım dedim. Marmara Ereğlisi girişinde bir market var. Marketin önünde polisle buluşup, sanıkların bulunduğu eve doğru gittim. Sonrasında ben oradan ayrılmadım. Gelen polisler gidersin Kocaeli Emniyet’e ifade verirsin dedi. Sonrasında ise savcının beni de istediği söylenerek gözaltına alındım"

"Akat’ın 110 kilo kokainle yakalandıktan sonraki hızlı yükselişini sorgulamadınız mı?"

Mahkeme başkanı telefon çözümünün dosyada yer almadığı belirterek, “Telefonun şifreli mi? Geri mi aldın. Dosyada görünmüyor” dedi. Yörüklü, “Telefonumu teslim ettim, şifresini de kaldırdım. Telefonumun neden incelenmediğini anlamış değilim. Verdiğim dilekçede de telefonumun bir an önce incelenmesini istedim. Eğer telefonumun başına bir şey geldiyse, o telefon benim masumiyetimin belgesi” şeklinde konuştu. Bir müşteki avukatı Yörüklü’ye, “Ali Osman Akat ile cezaevinde tanıştınız. Akat’ın 110 kilo kokainle yakalandıktan sonraki hızlı yükselişini sorgulamadınız mı? Bunu sorgulayarak mı Çerkezköy’e gelip Ali Osman Akat’la çalışmaya başladınız?" sorusunu yöneltmesi üzerine Yörüklü, "Bunun bir sorun olacağını düşünmedim. Sosyal ilişkilerin belirli şeylerle sınırlandırılması gerektiğini düşünmüyorum” yanıtını verdi.

Kaynak: ANKA