31 Mayıs 2026, Pazar
Gece Modu Gece Modu Gündüz Modu Gündüz Modu
Haber Giriş: 31.05.2026 20:53 | Son Güncelleme: 31.05.2026 21:07

Gezi'nin 13. yılında Taksim'de açıklama

Gezi Parkı eylemlerinin 13. yıl dönümünde Taksim Mis Sokak'ta polis ablukası altında yapılan açıklamada, "Gezi, seçimlere, seçilmişlere, oy hakkına, demokrasiye ve laikliğe halkın sahip çıkmasının diğer adıdır" denildi
Gezi'nin 13. yılında Taksim'de açıklama
A+ Yazı Boyutunu Büyüt A- Yazı Boyutunu Küçült

Taksim Gezi Parkı'nda başlayıp Türkiye geneline yayılan eylemlerin 13. yıl dönümünde valiliğin talimatı doğrultusunda Taksim, İstiklal Caddesi ve çevresi polis tarafından abluka altına alındı. Türk vatandaşları arama noktalarından kimlik kontrolü yapılarak içeri alındı.

Taksim Dayanışması'nın çağrısı üzerine akşam saatlerinde Taksim Mis Sokak'ta bir basın açıklaması gerçekleştirildi. Polis ablukası altında yapılan açıklamaya siyasi parti, sendika, meslek odaları, sivil toplum örgütleri temsilcileri ve yurttaşlar katıldı. Gezi eylemleri sırasında polisin gaz fişeği ile yaşamını yitiren Berkin Elvan'ın annesi Gülsüm Elvan'ın da katıldığı eylemde, Esenyurt'ta sokak ortasında öldürülen gazeteci Hakan Tosun da anıldı.

TMMOB İstanbul İl Koordinasyon Kurulu Sekreteri Aydan Adanır Usta tarafından okunan ortak basın açıklamasında "Bugün bir parka sahip çıkarken demokrasinin, barış çığlığının, adaletin ve ranta karşı sosyal devlet talepli kamusal anlayışın; çadırlarda, forumlarda, meydanlarda, mitinglerde ve yeryüzü sofralarında, yaratıcı zekayla, gençlerin coşkusu ve kadınların kararlılığıyla buluştuğu Gezi’nin yıldönümü. Bugün bir Parkın park olarak kalmasını isteyenlerin talep ve beklentilerine kulak tıkayanlara karşı 80 ilde milyonlarca yurttaşın sokaklara taştığı ve demokratik tepkisinin gür sesle yankılandığı gün" denildi.

"Halen cezaevinde tutulan dostlarımızın suçsuzluklarını haykırmanın günü"

Gezi eylemlerinde yaşamlarını yitiren Mehmet Ayvalıtaş, Ethem Sarısülük, Abdullah Cömert, Medeni Yıldırım, Hasan Ferit Gedik, Ali İsmail Korkmaz, Ahmet Atakan ve Berkin Elvan'ın anıldığı açıklama şöyle devam etti:

"Bugün 31 Mayıs 2026…

En demokratik, en katılımcı ve en barışçıl gösterilerin bile ağır hapis cezaları ile karşılık bulacağını göstererek halkın demokratik tepkilerinde korkuyu ve kaygıyı yaygınlaştırmayı amaçlayan; silahsız, ordusuz birbirini tanımayan kişilerin darbe yapabileceği tezine dayandırılan hukuksuz, delilsiz, mantıksız yargılamalarla, onlarca yıllık hapis cezalarına çarptırılan ve halen cezaevinde tutulan dostlarımız, arkadaşlarımız ve kardeşlerimizle; iş insanı Osman Kavala, Şehir Plancıları Odası İstanbul Şube Başkanı Tayfun Kahraman, Mimarlar Odasının yetkili avukatı Şerafettin Can Atalay, vakıf çalışanları Çiğdem Mater ve Mine Özerden ile dayanışma göstermenin, suçsuzluklarını haykırmanın günü…

Bugün, kimseden emir almayan, kimseye emir vermeyenlerin, dayanışma ile revirler, kütüphaneler açanların, gerektiğinde barikat kuranların, öğrencisi, ev kadını, taraftar grubu, sendikalı işçisi, gündüz işe gece direnişe gelen sendikasız beyaz yakalısı, işsizi, emeklisi, Türkü, Kürdü, Ermensisi, Alevi ve Sünnüsi ile bütün bir halkın ayağa kalktığı gün…

"İçinde bulunduğumuz sürecin ilk haber vericisi"

Bugün 31 Mayıs 2026…
Bugün ülkemizi karnesi zayıf olsa da demokratik ülkeler sınıfından çıkarmakla kalmayıp, yüzyıllık Cumhuriyetin kazanımlarından, evrensel hukuk normlarından ve yurttaşların temel haklarından uzaklaştıracak, otoriter ve militer bir rejim inşasına doğru sürükleyen içinde bulunduğumuz sürecin ilk haber vericisi olan Gezi'yi hatırlama ve anlama günü.

Bugün 31 Mayıs 2026…
Partili Başkanlık rejiminin doğal sonucu olan “Partili Hakim ve Savcıların“ iktidar çıkarlarını gözeten kararları ile ana muhalefet partisine Kayyum atanabilmesinin, seçilmiş belediye başkanlarının kolaylıkla ve inandırıcılığı olmayan verilerle tutuklanarak görevden uzaklaştırılmasının, tweet atan gazetecinin, itiraz eden akademisyenin bir anda kendisini hapishanede bulmasının ilk adımlarının Gezi davalarında atılmış olduğunu hatırlamanın ve hatırlatmanın günü.

Bugün 31 Mayıs 2026…
Ülkenin bütününün maden sahası ilan edilerek her yerin kolaylıkla maden şirketlerine peşkeş çekilebilmesine, şehirlerin ortasındaki hastane arazilerinin bile özelleştirme kapsamına alınmasına, doğanın talanının bambaşka bir seviyeye çıkarılmasına ilk itirazın Gezi’de gösterildiğini akılda tutmanın 13. Yıl dönümü…

Bugün 31 Mayıs 2026…
Bugün milyonlarca gencin işsizlik ve geleceksizlik girdabında kumar ve uyuşturucu batağında, mafyatik ilişkilere özendirildiği; kadın cinayetlerinin hız kesmediği, lgbti+ bireylerin düşmanlaştırıldığı, üniversitelerin bir gecede kapatılıp, liyakatsizlikle ünlenmiş kişilerin en yetkili yerlere atanabildiği bir yönetim anlayışının ülkeyi getireceği yerin yıllar öncesinde Gezi Parkından teşhirinin yapıldığı gün…"

"Gezi, oy hakkına, demokrasiye ve laikliğe halkın sahip çıkmasının diğer adı"

"Bugün 31 Mayıs 2026…
Gezi’yi hatırlamanın ve savunduğu değerleri düşünmenin zamanıdır! Çünkü;
Gezi, sadece bir park değil adalet talebidir. Hukuksuz, delilsiz, gerekçesiz on yıllara varan hapis cezalarını veren siyasallaşmış yargının teşhiridir
Gezi, taşı, toprağı, denizi, deresi, kamu arazisi ile yer altı ve yer üstü bütün kaynaklarının yağmalanmasına karşı erkenden kurulmuş bir barikattır..
Gezi, seçimlere, seçilmişlere, oy hakkına, demokrasiye ve laikliğe halkın sahip çıkmasının diğer adıdır.
Gezi, anti demokratik uygulamaların, halka yönelen şiddetin, biber gazının pervasızca kullanılmasının normalleştirilmesine karşı çıkışın adresidir.
Gezi, korku duvarlarının aşılması, cesaretin bulaşıcı hale gelmesidir.
Gezi, siyasetin demokratik tepkisinin gençlerin enerjisi, kadınların kararlılığından güç aldığı ve sözün, sazın, halayın, horunun, sanatın ve sporun temsilcilerinin buluştuğu direnmenin ortak tarihinin adıdır.
Ve Bugün 31 Mayıs 2026…
Gezi Direnişi yolumuzu aydınlatmaya devam ediyor!"

Kaynak: ANKA