03 Ekim 2022, Pazartesi
Haber Giriş: 13.08.2021 04:30 | Son Güncelleme: 16.02.2022 15:16

Marmara Denizi’nde şu an balık yok, av yasağı uzatılsın

Müsilaj artık görünür değil ama etkileri sürüyor. 1 Eylül’de başlayacak av sezonu öncesinde uzmanlar uyarıyor: Palamut, lüfer, kefal ve hamsi üreyemedi. Av yasağının süresi uzatılmalı. Balıkçılar ise ertelemeye karşı, dümeni Kuzey Ege’ye kırmayı planlıyorlar
Marmara Denizi’nde şu an balık yok, av yasağı uzatılsın
Editör Editör
Çağatay Bayraktar
cbayraktar@gazeteoksijen.com Marmara Denizi’ni kısa süre önce esir alan müsilaj, deniz ekolojisi için de balıkçılar için de zorlayıcı bir süreç oldu. Uzmanlar balıkların üreyemediğini, denizin 1 Eylül’de başlayacak av sezonuna hazır olmadığını söylüyor. İşin tesellisi, yapılan incelemelerde ağır metale rastlanmaması. Yani balıkların yenmesinde sorun yok. Tabi yenecek balık bulunabilirse...

Sezon zayıf geçecek

Av sezonunun ertelenmesi gerektiğini söyleyen İstanbul Üniversitesi Su Bilimleri Fakültesi Balıkçılık Teknoloji ve Yönetimi bölümünden Prof. Dr. Firdevs Saadet Karakulak,  müsilaj etkisiyle balıkların yumurta bırakamadığını ve bu yüzden sezonun ertelenmesi gerektiğini vurguladı. Müsilajın varlığının yüzeyde görülmese bile 10 metreden 40 metreye kadar devam ettiğini söyleyen Karakulak özellikle palamut, lüfer, kefal gibi kış balıklarının yumurta bırakamamasından dolayı Marmara’da balıkçılığın zayıf geçeceğini ifade ediyor:

Kıtlık kapıda

“Derinlerde bulunan müsilaj, oksijen seviyesinde düşüşe sebep oluyor, güneş ışınlarının denize girmesini engelliyor ve balıkların yumurta bırakmasını engelliyor. Özellikle kış aylarında Marmara ile özdeşleşen palamut, lüfer, kefal gibi balıkların yumurtlama dönemi. Fakat bu balıklar, üreme alanlarında müsilajla karşılaştıkları için yeterince yumurta bırakamadı. Bu durum 1 Eylül’de av yasakları bitince karşımıza balık kıtlığı olarak çıkacak. Palamut, lüfer, hamsi ve sardalya sayısında ciddi oranda düşüş olabilir. Yasak kalksa bile Marmara Denizi’ndeki balıkçılar Kuzey Ege ve Karadeniz’e yönelecek. Bu da Ege ve Karadeniz üzerinde ciddi bir baskı oluşturarak balık popülasyonunu olumsuz etkileyecek. Zaten müsilajdan dolayı balıklar strese girmiş ve göçler geç görülüyor, yumurta bıraksalar da sayıları düşük. Bundan dolayı balıkçılık faaliyetleri tamamen durdurulmasa bile 1 Eylül ile 15 Nisan arası kısıtlanmalı.” İstanbul Üniversitesi Deniz Bilimleri ve İşletmeciliği Enstitüsü Fiziksel Oşinografi ve Deniz Biyolojisi öğretim üyesi Doç Dr. Ahsen Yüksek de sezonun bereketli geçmeyeceğini belirtiyor: “Müsilajdan dolayı dipte yaşayan ve üreyen barbun, mezgit, kırlangıç, tavuk balığı, tekir gibi balıklar kendilerine yaşama ve çoğalma alanı bulamıyor. Bazı alanlarda balık miktarında artış gözlense de Marmara Denizi’nde özellikle derin su canlılarının yaşam alanı oldukça daraldı. Balıkçılar bilinçsizlik veya ekonomik kaygılardan dolayı 40 bin tona yakın üreme boyuna gelmemiş hamsiyi avlıyor. Büyümesine izin verilse kilosu en az 5 liraya satılacak balık, ya telef ediliyor ya da balık unu fabrikalarına kilosu 1 liraya satılıyor. Yoğun bir şekilde plankton üzerinden beslenen bu canlı grubu sistemden aniden çekilince yerini jelimsi canlılar alıyor. Marmara Denizi’nde müsilajı tetikleyen etkenlerden biri de bu oldu.” Marmara Denizi’nde balıkçılığın bir veya iki sezon durdurulmasının şart olduğunu söyleyen Yüksek, denizin kendini iyileştirme süreci içinde olduğunu belirterek “Avcılığın körfez içlerinde, İstanbul ve Çanakkale boğazlarında yasaklanması gerekir. Popülasyonun gelişmesi için bu noktalarda avcılık yasaklanmalı” diyor. 

Ağlar takılıyor

Söz balıkçılara geçince, dertler değişiyor. Marmara Adası ve Köyleri Su Ürünleri Kooperatifi Başkanı Engin Algan geçen sene 50 kilo balık avlayabilen küçük balıkçıların bu yıl 10-20 kiloyla döndüğünü belirtiyor. Ava çıkanların büyük risk aldığını anlatan Algan şöyle devam ediyor: “Ağlarını müsilaja kaptırma riski var. Balıkçılar radarlarıyla müsilajın derinliğini hesaplamaya çalışıyor çünkü 10 metre derinliğe kadar risk var. Ağ müsilajla dolduğu zaman temizlemesi mümkün değil ve kesip denize bırakmak zorunda kalıyor. Marmara Denizi’nden balık sayısı açısından ümidimizi kesmek üzereyiz. Böyle devam ederse sezon açıldığında av için Kuzey Ege’ye gitmek zorunda kalacağız.” Marmara’da 40 yıldır balıkçılık yapan Ferda Ongun da durumun iç açıcı olmadığı görüşünde. Balığa çıktıklarında ağların müsilaja bulandığını anlatan Ongun, “Her ağ en az 200 lira. Bunun için dikkatli ağ atıyoruz ve müsilaja yakalanmamaya çalışıyoruz. İstavrit daha çok görülüyor ama müsilajdan dolayı avlandığımız yerler değişmiş, balıklar başka yerlerde toplanmış. Sezonun ertelenmesi veya tamamen iptal edilmesi bizi zor duruma düşürür” diyor.