İktidarın 'Terörsüz Türkiye' olarak tanımladığı yeni çözüm sürecinin hukuki altyapısını hazırlayacak olan ve kamuoyunda “çerçeve yasa” olarak bilinen Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun Teklifi, bugün TBMM Genel Kurulu'nda görüşülecek.
Adalet Komisyonu'nda 18 saat süren görüşmelerin ardından kabul edilen yasa teklifinin Genel Kurul görüşmeleri öncesinde Yeni Parti'nin alacağı tutum merak ediliyor.
Üç milletvekilinden 'hayır' oyu
Konuya ilişkin parti tutumunu belirlemek üzere Yeni Parti Grubu, Özgür Özel başkanlığında kapalı olarak toplandı. Çerçeve yasa oylamasına dair parti içinde görüş ayrılıkları yaşandığı belirtiliyor. İstanbul Milletvekili Cemal Enginyurt, Muğla Milletvekili Süreyya Öneş Derici ve Eskişehir Milletvekili İbrahim Aslan, sosyal medya hesaplarından yaptıkları paylaşımla 'hayır' oyu vereceklerini duyurdu.
Daha önce çerçeve yasanın referanduma götürülmesini isteyen Cemal Enginyurt, son açıklamasında teklife neden karşı çıktığını anlattı. “Barışı istemeyen yok. Kardeşlik hukuku tamam” diyen Enginyurt, buna karşılık mevcut siyasi ortamda muhalefete yönelik operasyonların devam ettiğini savundu. Enginyurt şöyle konuştu:
“Barışı istemeyen yok. Kardeşlik hukuku tamam. Lakin demokrasi yok ediliyor. Muhalefete siyaset yok, tutuklamalara devam. Teröristlere siyaset yolu açılıyor. Milletvekiline Meclis kürsüsünden yaptığı konuşma için Başsavcı soruşturma istiyor. PKK’lılara Meclis yolu görünüyor. Buna Terörsüz Türkiye denmez. Teröriste plaket verme denir. Hayırda hayır var.”
Muğla Milletvekili Süreyya Öneş Derici de milletvekili seçildiğinde TBMM kürsüsünde ettiği yemine atıf yaparak teklife karşı çıkacağını açıkladı.
Devletin varlığı ve bağımsızlığı, ülkenin bölünmez bütünlüğü, hukukun üstünlüğü, demokratik ve laik Cumhuriyet ile Atatürk ilke ve inkılaplarına bağlılık yemini ettiğini hatırlatan Öneş Derici şu ifadeleri kullandı:
“Hayatım boyunca ödün vermediğim ve vermeyeceğim kişisel ilkelerim ve milletimizin bana verdiği temsil etme yetkisi doğrultusunda, pazartesi günü yapılacak olan çerçeve yasa oylamasında HAYIR oyu vereceğimi tüm kamuoyunun bilgisine sunarım.”
Eskişehir Milletvekili İbrahim Aslan ise silahların susması ve toplumsal barış hedefini desteklediğini ancak bu hedefe ulaşmak için tercih edilen siyasi ve hukuki yönteme itiraz ettiğini açıkladı.
Aslan, yaptığı açıklamada tartışılması gereken konunun toplumsal barış hedefi değil, bu hedefe ulaşmak için izlenen hukuki ve siyasi yöntem olduğunu belirtti. Hak ve özgürlüklerin genişletilmesine karşı olmadığını vurgulayan Aslan, hukuk, demokrasi ve özgürlüklerin herkes için eşit biçimde uygulanması gerektiğini ifade etti.
Süreç Komisyonu raporunun 7. bölümünde hukuk devleti, millet egemenliği, kuvvetler ayrılığı, temel hak ve özgürlükler ile Anayasa Mahkemesi (AYM) ve Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM) kararlarına uyulmasının vurgulandığını hatırlatan Aslan, bunların halihazırda Anayasa'nın ve demokratik hukuk devletinin gereği olduğunu söyledi.
Aslan, mevcut sorunun yeni hukuki düzenlemelerin eksikliğinden değil, Anayasa ve yürürlükteki hukukun uygulanmamasından kaynaklandığını savundu. Seçilmişlere yönelik tutuklamalar, kayyım uygulamaları ve muhalefete yönelik operasyonları eleştiren Aslan, bunların seçme ve seçilme hakkı, ifade özgürlüğü ve yargı bağımsızlığı açısından sorun oluşturduğunu ileri sürdü.
Çerçeve Yasa sürecinin siyasi hesaplardan bağımsız yürütülmesi gerektiğini belirten Aslan, Anayasa değişikliği, Cumhurbaşkanlığı seçimi ve Meclis çoğunluğuna ilişkin siyasi hesapların toplumsal barış süreciyle ilişkilendirilmemesi gerektiğini ifade etti.
“Toplumsal barış gibi tarihsel bir mesele, iktidarın ömrünü uzatacak bir siyasal mühendisliğin aracına dönüştürülemez” diyen Aslan, demokrasinin ve hukukun toplumun tüm kesimleri için eşit uygulanması gerektiğini vurguladı.
Aslan, açıklamasının sonunda toplumsal barışın Anayasa'nın uygulanması, hukuk devleti, özgürlükler, eşit yurttaşlık ve seçmen iradesinin korunmasıyla sağlanabileceğini belirterek, “Bu gerekçelerle mevcut haliyle Çerçeve Yasa'ya hayır diyorum” ifadelerini kullandı.
Sezgin Tanrıkulu 'evet' diyecek
Çerçeve Yasa'nın TBMM Adalet Komisyonu görüşmeleri sırasında teklifin özellikle 3 ve 4. maddelerine yönelik eleştirilerini dile getiren Diyarbakır Milletvekili Sezgin Tanrıkulu, Genel Kurul’daki oyunun “evet” olacağını daha önce şu sözlerle açıklamıştı:
“Hazırlama sürecindeki usule ve içerik konusundaki eleştirilerime rağmen; şiddet, çatışma ve terör eylemlerini sonlandıracak bu yasaya Meclis Genel Kurulu’nda ‘Evet’ diyeceğim.”
Yeni Parti'den yasaya ilişkin ek görüş
Yasa teklifini imzalamamalarına dair açıklama yapan Özgür Özel, konuya ilişkin tutumlarında bir değişiklik olmadığını belirtirken yasanın bazı maddelerine itiraz edeceklerini açıklamıştı.
Yeni Parti’nin Adalet Komisyonu üyeleri Süleyman Bülbül, İsmail Atakan Ünver, Turan Taşkın Özer ve Cumhur Uzun, “Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun Teklifi”ne ilişkin ek görüş hazırlamıştı.
Yeni Parti’nin değerlendirmesinde, Kürt sorununun çözümünün toplumsal barışın, özgürlüklerin ve demokratikleşmenin güçlendirilmesiyle mümkün olabileceği belirtildi. Hukuk devleti ve temel hak ve özgürlüklerin güvence altına alınmasının demokratik toplum düzeninin ön koşulu olduğu ifade edildi.
Türkiye’de son yıllarda yaşanan gelişmelerin demokratik hukuk devleti ilkelerinin zayıfladığı yönünde kaygılara neden olduğu belirtilen görüşte, vatandaşların hukuki güvenlik içinde bulunması, temel hak ve özgürlüklerin korunması ile ifade ve toplantı özgürlüğünün güvence altına alınması gerektiği vurgulandı.
Demokratikleşme vurgusu yapan bir diğer isim de Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş oldu. "Barışın temeli adalettir, hukuktur, güvendir ve toplumsal mutabakattır. Bugün Türkiye’nin en büyük meselesi, vatandaşın devlete ve adalete duyduğu güvenin ağır biçimde zedelenmiş olmasıdır" ifadelerini kullanan Yavaş, CHP belediyelere yönelik operasyonları hatırlattığı mesajında "Bir taraftan demokratikleşmeden söz ederken diğer taraftan siyasi rakipleri yargı yoluyla tasfiye etmeye çalışmak, toplumun bir kesimine hukuk vaat ederken başka bir kesimini hukuksuzluğa mahkûm etmek gerçek bir huzur getirmez" dedi.
Yeni Parti grubu serbest bırakılabilir
Kulislerde dile getirilen iddialara göre, 'hayır' diyecek milletvekili sayısı artabilir. Bazı milletvekillerinin seçmenlerin tepkisinden çekindiği de dile getirilen iddialar arasında.
Sözcü'de yer alan habere göre, şu anda Yeni Parti grubunun serbest bırakılması en yüksek ihtimal olarak değerlendiriliyor. Buna göre milletvekilleri bir grup kararı olmadan serbest şekilde oy kullanacak. Konuya ilişkin kesin kararı ise Özgür Özel, TBMM Genel Kurulu'nda açıklayacak.
Diğer partiler ne oy kullanacak?
Çerçeve yasanın TBMM Genel Kurul görüşmeleri saat 11:00'de başlayacak. Teklifin Genel Kurul oylamasında AK Parti, MHP, DEM Parti , Yeni Yol, Hüda Par ve CHP 'evet', Yeniden Refah Partisi çekimser kalırken, İYİ Parti ise 'hayır' oyu kullanacak.
12 maddeden oluşan teklif AK Parti, MHP, DEM Parti, CHP, HÜDA PAR ve bazıları bağımsız 367 milletvekilinin imzasıyla Meclis'e getirilmişti.
Çerçeve yasa ne öngörüyor?
Düzenleme PKK/KCK'yı kurma veya yönetme, örgüte üye olma, yardım etme, propagandası ve örgütün faaliyeti kapsamında işlenen suçları kapsıyor.
Çerçeve yasa teklifine göre yargılamalar 15 yıl veya daha az hapis cezasını gerektiren suçlarda 5 yıl, 15 yıldan fazla ceza gerektiren suçlarda 10 yıl süreyle ertelenecek.
15 yıldan az ceza alan hükümlülerin cezasının infazı 5 yıl, 15 yıldan çok ceza verilenlerin de 10 yıl ertelenecek. Bu sürede "terör suçu" işlenirse erteleme kararı kaldırılacak.
Düzenlemeden faydalanacaklar için 2 ila 3 yıl siyaset yasağı uygulanacak.
Örgüt faaliyeti kapsamında işlenen kasten öldürme suçu ile 1 Haziran 2005'ten önce işlenen ve müebbet veya ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasını gerektiren suçlar kapsam dışında olacak.
Teklifle sürecin takip, denetim ve koordinasyonu için Cumhurbaşkanı Yardımcısı başkanlığında Adalet, İçişleri, Dışişleri ve Milli Savunma bakanları ile Cumhurbaşkanlığı Genel Sekreteri, MGK Genel Sekreteri ve MİT Başkanı'nın da yer alacağı bir kurul ve Meclis'te de 17 üyeli izleme komisyonu kurulacak.
Kanun kapsamında faaliyet gösteren kamu görevlilerinin de cezai sorumluluğu olmayacak.
Kaynak: Gazete Oksijen



