CHP lideri Özel, bugün DEM Parti Genel Merkezi'ne ziyaret gerçekleştirdi. Özel ile DEM Parti Eş Genel Başkanları Tülay Hatimoğulları ve Tuncer Bakırhan'ın görüşmesi yaklaşık 2 saat sürdü.
Görüşmenin ardından liderler açıklama yaptı. Terörsüz Türkiye sürecine ilişkin konuşan Özel, "Raporun 6. ve 7. maddeleri var. Bu maddeler hem terörün bir an önce sonlanması hem de demokratik adımların atılmasını gerektiriyor." ifadelerini kullandı.
Özel, "Siyasi Etik Yasası"nın çıkmasını istediklerini söyleyerek, "Kendine güvenen hesabını, kitabını, mal varlığını ortaya koysun. Bugünden geri dönük... Ekrem İmamoğlu da bundan muaf değildir, Özgür Özel de bundan muaf değildir ancak Erdoğan da muaf değildir, Akın Gürlek de muaf değildir. Hepimizin bütün mal varlıkları açılsın ve nasıl edindiğimiz araştırılsın. Bu konuda Ekrem İmamoğlu'nun da özgüveni tamdır. Siyaset yoluyla bir zenginleşme yaşamamıştır." ifadelerini kullandı.
Hatimoğulları ise "Gerekli yasal düzenlemelerin çıkarılması için Türkiye'nin demokratikleşmesinde adımların atılması, o kapının aralanması için hepimizin elimizi taşın altına koyması gereken bir dönem." açıklamasını yaptı. Abdullah Öcalan'ın doğduğu evin müze yapılacağına yönelik iddiaları doğrulayan Hatimoğulları, "Sayın Öcalan'ın doğduğu evin müze olmasını tabii ki isteriz, olursa ne güzel olur. Bununla ilgili girişimler oluyor." şeklinde konuştu.
Özel, görüşmenin ardından şunları söyledi:
- İçinde bulunduğumuz birtakım çalışmalar hem de CHP'nin 1 yıldır muhatap olduğu ve son dönemde de sıklaşan yargı eliyle siyasete yapılan müdahalelerle ilgili hemen her şeyi değerlendirme imkânı bulduk.
- Türkiye ekonomisi kötü yönetildiği için, son derece kırılgan olduğu için ve İran savaşı gibi bütün dünya ekonomilerinde etki yapacak bir konuda gerekli koruma mekanizmaları olmadığı, bizim 19 Mart darbesi olarak ifade ettiğimiz dönemde o kadar çok rezerv yakıldı ve yerine konması için o kadar çok bedel ödendi ki, bu vatandaşın sırtına yoksulluk, işsizlik, hayat pahalılığı olarak yansıdığı için yeni bir şok, arada bir tampon olmaksızın, bütün dünya ülkeleri kendi vatandaşlarını korurken Türkiye'de direkt vatandaşın sırtına biniliyor. Savaşın kazananı olmaz, bu savaşın kaybedeni en kırılgan gruplar başta da yoksullar. Bunu Türkiye'nin gündeminde tutmaya devam edeceğiz.
- Bir diğer konu "Terörsüz ve Demokratik Türkiye". Bu konuda bir rapor hazırlandı, imzalandı. Hep birlikte bekliyoruz. Raporun 6. ve 7. maddeleri var. Bu maddeler hem terörün bir an önce sonlanması hem de demokratik adımların atılmasını gerektiriyor. Numan Bey, büyük bir memnuniyetle ifade ediyor raporun tüm partiler tarafından büyük emeklerle hazırlandığını. Numan Bey'in başkanı olduğu parlamentoda örneğin Hatay Milletvekili Can Atalay yok. Neden? Çünkü AYM'nin bir kararı uygulanmadığı için yok. Sonra o karara karşı alınmış başka bir mahkemenin kararı var. AYM'nin ikinci kararı diyor ki "Can Atalay hakkındaki AYM kararını uygulamama kararı yok hükmündedir" diyor. O yüzden yapılması gereken tek bir iş var. Açacağız interneti bir bakacağız. Numan Bey'in haklı talimatıyla milletvekili kütüğüne Can Atalay eklenmiş ve yemin etmek üzere bekleniyor. Yapılması gereken tek iş bu, ancak bu adım dahi atılmış değil.
- Kayyım uygulamasını sonlandırmak gerekiyor ama bu konuda hiçbir adım atılmıyor. Bu konuda başta Sayın Meclis Başkanı olmak üzere siyasi partilere görevler düştüğünü konuştuk. Bu konuda tavrımız, tutumumuz nettir. Bu konuyu bir kez daha hatırlatıyoruz.
- Ben önümüzdeki günlerde siyasi parti ziyaretlerini bitirdikten sonra Sayın Numan Kurtulmuş'tan bir randevu talebim olacak. Uygun görmeleri durumunda kendileriyle bir görüşme yapacağız. Bu görüşmede hem raporun 6. ve 7. maddeleriyle ilgili, atması gereken adımları müzakere etme imkânı bulacağım. Ayrıca görüşmemizde birlikte çalışacağımız alanlardan bir tanesi olarak "Siyasi Etik Yasası"nı konuştuk.
- Yasa teklifi Meclis'te duruyor ve hemen her sene de gündeme geliyor ama AK Parti ve MHP buna yanaşmıyor. Bu konuda önümüzdeki günlerde Gelecek Partisi'ni de ziyaret edeceğiz. Biz partimizin karşı karşıya olduğu saldırılara karşı da büyük bir özgüvenle şunu söylüyoruz: İster belediye başkanı olsun, ister milletvekili olsun, ister bakan olsun, ister cumhurbaşkanı olsun. Herkesin mal varlığı şeffaf ve incelenebilir olmalı. Hem de o malın nasıl edinildiği konusunda siyaset kurumu hesap verebilir olmalı. Anlık denetlenebilir olmalı. Bu konuda biz bir kez daha çağrımızı yineliyoruz. Kendine güvenen hesabını, kitabını, mal varlığını ortaya koysun. Bugünden geri dönük... Ekrem İmamoğlu da bundan muaf değildir, Özgür Özel de bundan muaf değildir ancak Erdoğan da muaf değildir, Akın Gürlek de muaf değildir.
- Hepimizin bütün mal varlıkları açılsın ve nasıl edindiğimiz araştırılsın. Bu konuda Ekrem İmamoğlu'nun da özgüveni tamdır. Siyaset yoluyla bir zenginleşme yaşamamıştır.
- 31 Mart günü darbenin Bursa ayağıyla karşılaştık. Defalardır "Ya AK Parti'ye katıl, ya içeriye atıl' tehditlerine karşı dik durmuş olan Bursa Büyükşehir Belediye Başkanımıza görev yaptığı dönem değil, geçmiş dönem değil, 7 yıl öncesinde görevde olduğu belediyeden de değil, ailesinin de görevler aldığı bir vakfa zorla bağış yaptırdığı iddiasıyla operasyon yapıldı.
- Bu iddiayı söyleyen kişiler, bir şirket. Üç kişi, biri yurt dışında, biri firarda, biri olmuş itirafçı. Diyor ki 'Bozbey bize zorla bağış yaptırdı.' Bu üç kişiden birinin evinin önünde 500 kişi eylem yaptı geçtiğimiz gün. 500 tane aileye aynı yeri satmış ve kimseye de teslim etmemiş. Böyle birinin ifadeleriyle operasyon yapıldı.
"O ara seçim olacak, anayasa öyle diyor"
- Bu millet sizin gibi düşünmüyor ama siz milletin fikrine saygı duymuyorsunuz. Milletin önüne bu sandık gelecek demiştik. Bu konuda da Meclis Başkanı Numan Kurtulmuş'a önemli görevler düştüğünü söylemiştim. Kamuoyunda ana gündem haline geldi. Ara seçim tartışmaları yapılıyor. Anayasamıza göre ara seçim son 1 yılda yapılamaz ve ilk 30 ayda yapılamaz.
- Şu anda ara seçim zorunluluğu vardır, yapılmalıdır. O ara seçim olacak, anayasa öyle diyor. Olmazsa Numan Bey de bunun sorumluluğunu taşır, iktidar partisi de taşır.
- Onun dışında Meclis üyeliklerinde boşalma olması halinde ara seçime gidilebilir değil, gidilir diyor. Ne 30 aydayız ne son 1 yıldayız. Boşalmış 8 tane milletvekilliği var. Şu anda ara seçim zorunluluğu vardır, yapılmalıdır. O ara seçim olacak, anayasa öyle diyor. Olmazsa Numan Bey de bunun sorumluluğunu taşır, iktidar partisi de taşır. Geçmişte boşalan milletvekili üye sayısını 30'a tamamlayarak ara seçime zorlamayı konuştuk ve tartıştık ama o ilk 30 ayın kuralı."
Özel'in ardından konuşan Hatimoğulları, şunları kaydetti:
- Önemli konuları istişare ettik. Hem Türkiye hem Orta Doğu bölge, dünya, ekonomik ve toplumsal gelişmeleri bugün değerlendirdik. Türkiye'de çok derin bir ekonomik kriz var. Bu kriz İran savaşı başlamadan önce başlamış olan son derece derin bir kriz. Bugün bu ülkede insanlar açlıktan ölüyor.
- Gerekli yasal düzenlemelerin çıkarılması için Türkiye'nin demokratikleşmesinde adımların atılması, o kapının aralanması için hepimizin elimizi taşın altına koyması gereken bir dönem.
- Siyasi Etik Yasası konusunda CHP'nin kanun teklifleri olmuştu. Bizler bu yasanın kesinlikle Meclis'ten çıkması gerektiği kanaatindeyiz. Sadece seçilmişler değil aynı zamanda bürokratları da kapsayacak şekilde geniş bir şekilde dizayn edilmesi gereken bir yasa ve Türkiye'nin buna ihtiyacı var.
- Can Atalay'ın şu an parlamentoda olması lazım. Genel anlamda bir erken seçim beklentisi içindeyse bizler DEM Parti olarak toplumun bu mesajını alırız. DEM Parti olarak olası seçimde hazırlıklı olduğumuzun da altını çizmek isterim.
- Sayın Öcalan'ın doğduğu evin müze olmasını tabii ki isteriz, olursa ne güzel olur. Bununla ilgili girişimler oluyor.
Özel'in ziyaret takvimi
Ziyaretler, 8 Nisan Çarşamba günü İstanbul’da devam edecek.
Özel, çarşamba günü Türkiye İşçi Partisi (TİP) Genel Başkanı Erkan Baş ve Emek Partisi (EMEP) Genel Başkanı Seyit Aslan ile görüşecek. Ziyaretlerin perşembe ve cuma günleri de Ankara’da, diğer siyasi partilerle sürmesi planlanıyor.
Edinilen bilgiye göre, görüşmelerin gündeminde ara seçimin yanı sıra demokrasiye yönelik saldırılar, İran Savaşı’nın Türkiye’ye etkileri, ekonomideki güncel durum da olacak.