31 Mart 2026, Salı
Gece Modu Gece Modu Gündüz Modu Gündüz Modu
Haber Giriş: 31.03.2026 17:22 | Son Güncelleme: 31.03.2026 17:46

Özgür Özel: Ara seçim sandığı kurulmalı, iddialı bir hamlemiz olacak

Özgür Özel CHP Genel Merkez binasında basın mensuplarıyla buluştu. Özel, Bursa Büyükşehir Belediyesi'ne düzenlenen operasyon başta olmak üzere ülke gündemini değerlendirdi. Erken seçim çağrısını yineleyen Özel, basında yer bulan "takip krizi" sorularına da yanıt verdi
Özgür Özel: Ara seçim sandığı kurulmalı, iddialı bir hamlemiz olacak
A+ Yazı Boyutunu Büyüt A- Yazı Boyutunu Küçült

CHP Genel Başkanı Özgür Özel, Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Bozbey'in gözaltına alındığı operasyon ile ilgili CHP Genel Merkezi'nde açıklama yaptı. Özel Bursa Büyükşehir Belediyesi'ne düzenlenen operasyon başta olmak üzere ülke gündemini değerlendirdi.

Özel'in konuşmasından öne çıkanlar şöyle:

  • Bugün 31 Mart 2026. 31 Mart 2024 seçimlerinin yıl dönümü. Cumhuriyet Halk Partisi'nin 47 yıl sonra 1. parti olduğu ve Türkiye Cumhuriyeti tarihinin bir partiye nasip olan en büyük yerel seçim zaferini yaşadığı günün ikinci yıl dönümü.
  • Atatürk gelse bu delegeyle seçim kazanamaz denilen delegemizi biz değil, gençler ikna etti, kadınlar ikna etti, anneler ikna etti. Git ve şu gençlere bir şans ver dediler. Hayatında belki asansörde ilk kez 4. kata birlikte çıktığı 5. katta oturan genç bizim delegeyi asansörde ikna etti. Berberler tıraş yaparken delegeleri ikna ettiler. Torunlar dedeleri ikna ettiler. Babalar evlatları ikna ettiler ve olmaz denilen oldu ve bir değişimim oldu partide.
  • Hatta bir gün asansörde sağ olsun bir arkadaş sordu. Değişimi nerede göreceğiz deyince "İzmir'in listesinde görürsünüz" demiştim. 31 belediye başkan adayından 28'i yeniydi. 6 tane kadın seçilmiş Cumhuriyet tarihi boyunca tüm partilerden 9 kadın aday vardı. 8'i seçildi. 14 gencin 13'ü seçildi. Bu parti ilk kez seçim günü kötü haberler maksatlıdır, görev yerini terk etme, ıslak imzayı bırakma yerine sandıklar açılırken sandık görevlilerine Birazdan Türkiye'nin dört bir yanından çok güzel haberler alacaksın. Sevinip de dağılma. Islak imzalı tutanağı bırakma diye mesaj attı bu parti. Sandıklar açılmadan biliyorduk anketlerden. Açılınca gördük ki CHP'nin değişimini Türkiye özeleştiriye saydı.
  • Dedi ki bu bir özeleştiri ve bir şans veriyorum onlara dedi. Öyle böyle bir şans vermedi. 47 yıl sonra birincilik verdi. Nüfusun %65'ini, ekonominin %85'ini verdi. Dedi ki buralarda sen yönet bir görelim. Bunu sana Türkiye'nin değişim umudu için önemli bir kredi olarak veriyorum. 600 kişilik salonda aşağıda sizin karşınıza çıktığımda basın mensuplarının karşısına sonra da önce akşam erken saatlerde sonra da bahçede otobüsün üstüne çıktığımda şunu anlattım: "Bu seçimin kazananı millettir, kaybedeni yoktur."
  • Ve o seçimin devamında başıma gelecekleri de bile bile dedim ki "madem ki millet 1. parti olma görevi vermiştir, biz 1. parti olmanın sorumluluğuyla davranacağız." 1. parti bayramda diğer partilerin genel başkanlarını aramamazlık yapamaz. Millet iktidar olma yetkisini sana vermiş. Tacı senin başına koymuş ki akıllansın o baş diye. Eğilmek eli uzatmak bundan sonra bize düşer. İlk bayramda da o güne kadar bizi hiç aramayan birisi dahil bütün genel başkanları aradım.

"Ben yerel sen genel iktidardan sorumlusun dedim"

  • Beni kutlamayan başarımızı küçük gören ondan sonra da Türkiye'nin 1. partisi olarak kendi yüzüne söylediğim kişiye "şehit cenazesinde tokalaşmayan liderler bu ülkeye yakışmıyor" dedim. 1. parti ile 2. partinin tokalaşmaması, görüşmemesi, selamlaşmaması olmaz dedim. Senin Manisa Şehzadeler Hacıhaliller eski kasabası köyünde benim mahalle temsilcimle senin mahalle temsilcin düğünü bir yapıyor, cenazeyi bir kaldırıyor. Biz millet böyleyken böyle olamayız dedim. Sen iktidarda sorumlusun. Ben muhalefette sorumluydum. Bugün ben yerel iktidarda sorumluyum. Sen genel iktidarda sorumlusun. Bu sorumluluğu yerine getireceğiz dedim.
  • Anketlerde CHP'ye emanet görülen oyların kalıcılaşmasıyla Cumhuriyet Halk Partisi'nin başlatmış olduğu tüm süreçler, tüm diyaloglar AK Parti seçmeninde dahi %46'larda destek bulmasıyla CHP'ye oy verebilirim diyenler %25'lerden %63'lere çıkmasıyla dürttüler bunu. Bu iş onlara yarıyor diye. Bu iş millete yarıyordu millete. Ben defolup gidebilirdim. Yeter ki bu millet istediği gibi yönetilsin, hak ettiği gibi yönetilsin. Keşke demokrasiyi vurmak yerine her şeyi göze aldı, bizi ortadan kaldırsaymış. Normalleşmeyi bitirme, bitirt.
  • Bitirmenin de maliyeti var. Millet sevdi. Sever tabii millet. Çünkü o iki kardeşten biri AK Partili, biri MHP'li, biri CHP'li oluyor Anadolu'da. Kayınpederle damat bir evladı birlikte seviyorlar. Biri baba, biri eş olarak ama biri AK Partili, biri CHP'li olabiliyor. Bu kavgayı bu stresi, bu zulmü ve hep gerginlik üzerinden bir siyaseti istemiyor millet. Hak etmiyor da. Enva çeşit numara, enva çeşit saldırı. Sabırla durduk. Hepsini birebir yaşadınız.
  • Esenyurt Belediyesi'ne ilk kayyum atadıkları güne kadar ne benim ne Erdoğan'ın birbirimize tek bir hakaret davamız yok. Eleştiri var. Türlü çeşit miting yapmışım. 105 tane yerel yönetim mitingi akıl almaz. 20'den fazla tematik miting. Memleketine gidip çay mitingi yapmışım. Çay mitingi yaparken memleketinde yakışıyor mu Rizelilere bu taban fiyat demişim.
  • CHP'den çok çeperdeki AK Partililerden alkış almışım. O gitmiş ağrına. Gaziantep'te fıstık mitingi de yapmışım. Atanamayan öğretmen mitingi de ama bir kötü söz söylememişim. Uzman Çavuş için konuşmuşum. İnfaz Koruma memuru için konuşmuşum. Atanamayan öğretmen için konuşmuşum. Fındık için konuşmuşum. Üzüm için konuşmuşum. Isparta'da gül üreticisi için konuşmuşum. Sonuç sonuç balta çektiler bize. Balta. Milletin seçtiği 1. partiye balta çektiler. Kendi yol yürüdüğü yol anlata anlata övünüp de bitiremediği yolda yürüyen Ekrem İmamoğlu'nu düşman bellediler. Millet birinden soğursa millet birini istemezse o kişinin başına gelenden kendi sorumludur. Ama millet bir şey istiyor da sen devleti milletin karşısına dikiyorsan millet o kişiye yaptıklarından dolayı millete karşı sen sorumlusun.

"Millet bilmiyor mu?"

  • Beyoğlu'nu Eyüpsultan'ı vermiş adam CHP'ye. Sen daha milliyetçi muhafazakar partisin değil mi? Oralarda neler yaptıysan Kasımpaşa'yı almış senden vermiş başkasına. Bilmiyor mu neler olduğunu. Bilmiyor mu neler yaptığınızı. "AK Parti belediyeciliği kirlendi" lafı bana mı ait? Biz rant belediyeciliği falan diyoruz. Kirlendik biz lafı. Arınmayı bulmuşlar kendileri. Kirlendik lafı kime ait arkadaşlar? AK Parti belediyeciliği kime ait? Hangi nereleri millet sizden aldı da bize verdi bir bakın önce. Bunun muhasebesini yaptın mı sen? Millete bunun hesabını verdin de.
  • Kişi kendinden bilir işi. Bakarsan Erdoğan yargılanırken iddianamede bir sistem yazıyor. Albayrakların kurduğu bir sistemle oradan geçmeden buraya gelinmez. Herkes parayı verecek. Ondan sonra iş olacak. Bizde yok ben sistem diye bir laf duymadım. Ama var. Kimse kasa görmedi. Arayın bulun. Şundan eminim bir vakit bir kuyuda kasası varmış bunların. Bizim hepsinin babalarının kuyularında kasa aradılar yaz boyu. Para gömmüşler bir yere. Köstebek gibi kazdılar her tarafı bir şey bulamadılar. Yaz boyunca kendilerinde geçmişte ne varsa onu söylediler. Bulunacak, bulundu fotoğrafı olacak, şusu olacak. İddianameyi bir ayda yazılacak, 3 ayda yazılacak iddianameyi bir yılda zor yazdılar. İçine hiçbir şey koyamadılar.
  • Peki ne oldu biliyor musunuz? Ne oldu? %60 memnuniyet vardı. %59 memnuniyet vardı biz ölçtürdüğümüzde CHP'li belediyelerden o operasyonlar başlayana kadar. AK Parti'de 61 ölçtürmüştü. Bugün itibariyle dün daha sunumunu aldık. %60 oranda CHP'ye yapılanların siyasi operasyondur yolsuzlukla ilgisi yoktur diyor anketler.

"Ben sinecek olsam Atatürk'ün koltuğuna mı talip olurdum?"

  • Hepsiyle mücadele ediyoruz. %60 onlara inanan %25.15'te fikrim yok diyor. Bugün yazdırtıyor. "Ciddi olabilir. Özgür Özel'in dokunulmazlığı kalkabilir. Yok bilmem ne olabilir"
  • Kardeşim daha ne şantaj yapacaksınız? Daha ne tehdit edeceksiniz? Biz bunlara kanacak, sinecek, duracak olsak Atatürk'ün koltuğuna mı talip olurdum.
  • Kendim için siyaset yapıyor olsam doğru yer burası olabilir mi ya? Burası millet işi siyasetin kalesidir kalesi. Burası idam fermanı boynunda yola çıkanlar yeri burası. İşgal kuvvetlerine halı serenlerin değil. Bunu anlayın önce.
  • Okudum. Aldım mesajı. Ne bugüne kadar yapılan ahlaksız tekliflere teslim oldu bu parti ne bundan sonrası için ortaya koyacağınız tehdide şantaja. Ona teslim olunca zaten parti otomatikman ortadan kalkmış oluyor.
  • 101 eylem yapmışız. Ölene kadar gücümüzün son damlasına kadar devam edeceğiz. İlk günden başlamış. Akıl üstüne akıl veriyorlar. Ankara'ya dön. Partinin başında otur. Ankara'ya dönerek, mücadele bırakarak, arkadaşa sırt çevrilerek parti başında oturuluyorsa o parti olsa olsa sizinkilerin şeker partisi olur, pudra partisi olur. Cumhuriyet Halk Partisi olmaz o.
  • Bu partinin başına geçtiğin gün bu partinin başında durduğun gün bir daha bu partiye seçim kaybettirmemek üzere çocuğunun üstüne yemin ediyorsun sen. Bu parti öyle bir parti. O yemine edemiyorsan kazanamıyorsun zaten. Onu göze almazsan olmuyor. Herkes aklını başına alacak.

"Mafya mısınız siz?"

  • Mafya mısınız siz? Mafya mısınız? 31 Mart'ın tam yıl dönümünde Bursa'ya operasyon. Çünkü belediye meclis çoğunluğunun AK Parti'de olduğu tek büyük şehir orası.
  • 31 Mart günü yapıyor bunu ya. Mafya mısınız siz? Bu millete böyle bir diklenme nedir? Bu millet askere istersin evladını yollar. Tabutta gelir vatan sağ olsun der. Ne istiyorsan yapar. Devletini sever ama devleti milletin karşısına diktin mi o karşısına diktiğin devleti perişan eder. FETÖ'cüler denedi. O gece beraberdik. Sıraya giriyordunuz önümde.
  • "Tutumunuzdan dolayı teşekkür ederiz Özgür Bey." Ne yapacaktım ya? Kurduğum parlamentoyu FETÖ'cülere mi bırakacaktım? Sana saldırıyorlar diye seçilmişi mi yalnız bırakacaktım? Ben saldırılan Tayyip Erdoğan da olsa millet seçtiyse sahip çıkarım kardeşim. Şimdi yaptığımda ondan ibarettir.
  • Aylardır, yıllardır yazdırıyorlar, çizdiriyorlar AK Parti'ye katılacak. Katılmam diyor. Ya AK Parti'ye katıl ya hapse atıl. Vallahi hapse göze alırım ama Bursa'dan aldığım emaneti vermem diyor. Arkadaşlar Mustafa Bozbey Bursa gibi yerde iki kişiden birinin oyunu almış. AK Parti'nin görevdeki belediye başkanına Yeşil Bursa Yeşil Bursa diyorlar. O Yeşil Bursa'nın yeşilliği, dağlarının yeşilliği, Uludağ'ın yeşilliği. Bir de kendilerine mal ediyorlar mübarek yeşili. Yönettiniz. Gördüler nasıl yönettiğinizi. Neler yaptığınızı gördüler. Neler fışkırıyor gördüler. Belediyenin parasıyla bütün ittifak ortaklarınıza 0.4 puanlık oyu olan adamın kongresinden bilmem neyine karşıladığınızı gördüler. Bursa nasıl bir çarşur içinde olduğunu, nasıl yolsuzluklar olduğunu gördü, duydu, bildi.
  • Bozbey de gördü, biliyor bildiği adam. Rekor üstüne rekorlar kırdığı Nilüfer'den büyük şehre aday oldu. Kaybetti. 5 yıl bekledi. İki kişiden biri seçti. 112 puan fark attı size. Şimdi bugün yapmaya çalıştıkları iş AK Partili milletvekillerinin hırsız dediği topuklu Efeyi topuklayan Efe olup yanlarına koymak. CHP'ye oy veren yerlerdeki hizmeti durdurup AK Parti'ye oy veren yerlere hizmet ettirmek. Faturayı ödetirmiş kadın suç örgütü liderine dışarıda gezdiriyorsunuz ya bizimkilere iftira attı diye. Bizde bir fatura koyamıyorsun ortaya. Faturaları ödetirmiş Aziz İhsan Aktaş'a rozeti taktılar kol kola girdiler. İsmail Güler Gaziantep Şehitkamil AK Parti ilçe başkanı. CHP'den seçilen Umut Yılmaz hakkında sayısız suç duyurusu, o, bu belediyeyi soydu soğana çevirdi, yolsuzun önde gideni ağzına geleni söyledi. Geçen gün birlikte esnaf geziyorlar. Bu lafın sahibiyle muhatabı. Dava açılmıştı. AK Parti'ye kaçtı. AK Parti'ye gidince davayı ayırdılar. Gidenler iki kişi geri kalan burada. Burada dava devam bunlara takipsizlik. Sebep AK Parti'ye intikal. Görmüyor mu bunu Gaziantep. Görmüyor mu bunu Türkiye?
  • Nasıl olacak bu iş? Yargıya güven %18'e düşmüş. O 30 belediyenin toplam nüfusu 28 milyon. 28 milyon insanın son sandık iradesini sakatladınız.
  • Dış dünyada demokrasinin olmadığı, adaletin olmadığı riskli muhaliflerin içeri tıkıldığı bir ülke olarak algılanıyorsunuz. Bunu Avrupa'da görüyor eleştiren kanatlar eleştiriyor. Öbürünün mecali yok. Trump da görüyor.
  • Trump'ın adamı şöyle diyor: "3. dünya ülkeleri böyledir." Ekrem İmamoğlu'nun tutukluğu üzerine sorulan soru. Muhalifleri içeri tıkarsın ondan kurulur, kurtulur yoluna bakarsın. Erdoğan da öyle yaptı diyor.
  • Türkiye'de 3. dünya ülkesi diyor. Yapılan işleme muhalefeti içeri tıkma ve ondan kurtulma diye görüyor. Ama buna prim veriyor. Çünkü diyor ki Suriye'de rejimi değiştiririm. Kimi koyarsam o yönetir dedi ya. Sevdim onu. Beni hiç mahcup etmedi. İran'ı vururum deviririm benim uygun gördüğüm biri yönetir. Venezüella'yı kimi diyorsam o yönetir.

"Müesses nizama muhalafetin cisimleştiği yer CHP"

  • Çok partili demokratik sistem, hukukun üstünlüğü ve Atatürk'ten emanet olan Cumhuriyet'in en önemli kazanımı sandık tehlikededir. Yerel seçimde zapt edilmiştir. Genel seçimle ilgili uygun atmosfer olursa konulacaktır. Olmazsa belki de ondan da cayılacaktır. Türkiye'de Trump desteğiyle Cumhuriyet rejimi ortadan kaldırılmaya yerine Trump kimi istiyorsa onun yönettiği bir rejim dayatılmaya çalışmaktadır. Mevzu Venezuela kadar net, Suriye'ye kadar berrak ama Trump açısından İran kadar da papucun pahalı olduğu bir yerdedir. Hedef bugün CHP. Çünkü müesses nizama itirazın cisimleştiği yer burası. O yüzden hiç beklenmedik bir şekilde meydanlar dolmaya taşmaya millet doludan kardan yılmamaya bayılmadan önce meydanı terk etmemeye kararlıdır. CHP'ye açılmadan kapatma davası tehdit gördüğümüz herkese açılan davadır.
  • Rejimin dili budur. Cumhurbaşkanı adayı olursan yerin Silivri'yi boylamaktır. Kazanacak değil kaybedecek adaylar aranmaktadır. Masetelerinin kaybedecek cumhurbaşkanı adayına ihtirazı yoktur. Hatta özlemi vardır. Kazanacağı görürse içeri atmaktadır. Mevzu bundan ibarettir. Başka bir şeyden ibaret değildir. Bugün Mecliste Hatay halkının seçip gönderdiği bir milletvekili Silivri'de olduğu için görev yapamamaktadır. Hatay'a Hatay. Hatırlatırım. Hatay Misakı Milli sınırlarındadır. Ancak Kurtuluş Savaşı sonucunda Türkiye toprağı değildir. Sonradan özel statü ve devlettir. Hatay bu ülkeye nasıl katılmıştır? Sandıkla, sandıkla. Sandık koydular oy attılar. Cumhurbaşkanı Hatay'ı Türkiye'ye katan kendini Cumhurbaşkanından alan oylamada oy attı. Allah gani gani rahmet eylesin. Türkiye'ye sandıkla katılmış ilin sandıkta belirlediği milletvekili hapistedir.
  • Rejimin bizi getirdiği nokta burasıdır. Bugün yapılan iktidarın CHP'nin başına çorap ördüğünü söyleyenlere söylüyorum. Milletin başına çuval geçiriyor. Kuzey Irak'ta nasıl Amerika Türk askerin başına çuval geçirip hepimize bir mesaj verdiyse bugün biz cumhuriyet iktidarını sürdürüp biz cumhuriyet rejimini sürdüreceğiz. Seçilenin iktidarda kalmasını savunuyoruz diyen Cumhuriyet Halk Partisi'nin başına örülen çorap milletin kafasına geçirilen çuvaldır. Talimat yine Amerika'dandır. Amerika olur verdiği için yapılabilmektedir bunların hepsi. Her darbenin arkasından çıktıkları gibi bu darbenin de arkasındadırlar.
  • Gelen gelsin. Alabilen alsın. Dokunulmazlığımı kaldıran kaldırsın. Yazmış bugün. Aslında muhaliflere ilişmemek centilmenlik gereğiymiş. Yazdırmışlar. Özgür Özel hakaretlerini sürdürüyormuş. Bir elim gitti yapma bunu dedim.
  • Son açtığı dava yine küfür dediği. Seçilmiş bir başbakan ve cumhurbaşkanı olarak tarihe böyle geçebilirdin. Aday olup kaybetsen de kazansan da şerefli bir sonuçtu. Ama sen tarihe cuntanın başı olarak geçmeyi tercih ettin. Buymuş küfür. Yaptığın ne? Çıktığın her şeyi borçlu olduğunu sandığa bir bak. Bugün o sandığın sonucuna senin itirazın. Bilmiyorlar mıydı?
  • O yüzden Cumhuriyet Halk Partisi'nin evinde yangın çıkıyor diye bakanlara şunu söyleyeyim. Komşuyuz ha. Bizim ev yanarsa apartman yanar. Bizim ev yanarsa apartman yanar.

"Adayımız kazanamazsa siyaseti o dakika bırakıyorum"

  • Bizimle birlikte mücadele edecek herkesle birlikte olmaya, en alçak gönüllü ve en yapıcı tarafından yan yana durmaya birlikte olmaya devam edeceğiz. Bir başımıza da kalsak direneceğiz. Omuz omuza verirsek çok daha güçlü geleceğe yürüyeceğiz. İkincisi bu milletin önüne bir sandık gelmesi lazım artık. Buradan Erdoğan'a söylüyorum. Bu milletin önüne getir seçim sandığını. Partim seçimden 1. parti ve iktidar.
  • Gösterdiğim Cumhurbaşkanı adayı kazanmadan çıkarsa siyaseti o dakika bırakıyorum. O dakika bırakıyorum. Önümüzdeki Nisan ayında Mayıs ayında getir sandığı koy oraya. Kazanırsan güçlenerek yürü. 3 cephede taktim olmuş olur. Zaten bu vakitten sonra önünde 5 yıl da olmuş olur. Onun için getir sandığı. Hep birlikte getirelim sandığı. O aday oluyorsan bırakırsan adayımı, adayın belli. Bırakmazsan oy adayın yerine 25-26 milyon o aday çıksın diye imza atanlardan herhangi bir nefer bu seçimi kazanmaya hazır. Gel erken seçimi yapalım. Niye korkuyorsun milletten? Milletimize sesleniyorum.
  • Eğer çok kendilerine güveniyorsa bunlar. Biz hırsızsak, biz yolsuzsak. Biz bu milletin güvenini kaybetmişsek. Kaybedelim gidelim o zaman. Getirsin sandığı korkmuyorsa. Ben millete güveniyorum. Ben %60'ı görüyorum. Bizdeki %60'ı görüp her gün farklı farklı oyunlarla saldırana söylüyorum. Teslim olmayacağız. Bizi teslim alsan bu milleti teslim alamazsın. Bu millet bu işlere papuç bırakmadı, bırakmaz. Bu millet Menderes'i bırakmadığı gibi, bu millet Demirel'i bırakmadığı gibi, Ecevit'i bırakmadığı gibi, bu millet Türkeş'i Erbakan'ı bırakmadığı gibi siyasete dışarıdan zorla yapılan hiçbir müdahaleyi cevapsız bırakmaz, bırakmayacak.
  • Yenemeyeceksin. Sanıyor ki Özgür Özel'i alırsam, tutuklarsam veya da ortadan kaldırmayı başarırsam Ekrem'i yok edersem, Mansur'dan kurtulursam CHP'den kurtul. CHP o değil ki. CHP son mermi kalana kadar son asker ölene kadar teslim olmamanın adıdır. 100. mitingi boşuna yapmadım Çanakkale'de. Mermi bitince süngünün üstüne koşmanın adıdır. Çanakkale Savaşı'nı Mustafa Kemal Atatürk değil ona yardıma gelenler kazandı deyip Çanakkale Savaşı'nı yok gösterenlerin oradan o ordu geçmesin diye o kadar vatan evladı ölmüşken bir olurlarla bir yıl sonra oradan 2 yıl sonra o işgal donanmasını İstanbul'a davet edenlerin kırmızı halı serenlerin Atatürk'e idam fermanı verip Atatürk'e destek olmak günahtır diye İngiliz uçağından fetva attıranların bugün geldiği noktada Cumhuriyet Halk Partisi'ni zapt etmesi mümkün değildir. Son CHP'li süngüye göğsünü vurana kadar. Bu kadar açık ve bu kadar nettir mesele. Ve burada genel seçim sandığını getirmesi için her şeyi yapacağız.

"Her şeyi göze alacağız"

  • Önümüzdeki günlerde meclis başkanıyla bir görüşme talep edeceğim. Bu milletin önüne bir şekilde bir sandığı getireceğiz. Yapılmadı. Olmuyor. Zamanı var. Her şeyi göze alacağız. Buradan bir kez daha ilan ediyorum ki Türkiye'de seçtiği kişiler tarafından yönetilmeyen bütün belediyeler için İstanbul Büyükşehir dahil milletimin huzurunda söylüyorum. Esenyurt'undan Beşiktaş'ına....
  • Ancak kayyumla yönetilen DEM Partili belediyelere de önerim aynısıdır. Sandık gelsin. Hakkari'de, Mardin'de, Batman'da, Halfet'te de. Sandık gelsin sandık. Avcılar'da, Ceyhan'da, Seyhan'da, Bolu'da, Kuşadası'nda. Bu sandıklardan bu sandıklarda AK Parti'ye gerilersem yine görevi bırakıyorum. Net. Buyurun gelin. Cumhuriyet Halk Partisi'nin girdiği daha önce kazandığı yerlerde AK Parti'ye kaybedersem gerilersem yine görevi bırakıyorum. Var mısın Erdoğan?
  • Var mı cesaretin? Sen Bursa'ya sandığı koy. Var mı cesaretin? Hadi Aydın'a. Hafta sonu söyledim Aydın'a sandık. Bir kifayetsiz yetkisiz yeteneksiz çıkmış diyor ki oraya koymayalım Uşağa koyalım. Koymayan namerttir.
  • Nereyi istiyorsanız sandığı koyalım. Kararı millet versin. Var mısınız? Bu kadar kendine güvenenler? Yok. Gel genel seçim yap. Bu dediğim önümüzdeki günlerde. Gel genel seçimi yap. Oy vereceğim bütün yerel seçimleri aynı sandıkta yapalım. Aynı pazar günü yapalım. 107'den oluyor ya o. Sen getir mayısa hazirana genel seçim sandığını bütün yerel seçim sandıklarının yanına koymayan namerttir. Var mı cesaretin Erdoğan? 5 yıl boyunca güçlü Türkiye olmasın mı? Bir anda seçimden sonra güçlü bir hükümet çıkıp da Türkiye'ye oluk oluk yabancı sermaye akmasın mı? Borsa fırlamasın mı? Döviz düşmesin mi? Yüzler gülmesin mi? Biz bunu vad ediyoruz.
  • Buna hazırız. Türkiye'de güçlü bir iktidar mayıs ayında göreve gelirse herkes kendine çeki düzen verir. İş cepheyi güçlendireceğim güçlendireceğim. Bırak millet güçlendirsin iş cepheyi. Sen kaybettiğin seçimin yıl dönümüne sabahın körüne milli maç gününe ya. Darbeyle başlar mı adam ya? Bir gün bekleyemedin. Bir gün önce yapamadın. Bugüne yaptın. Mesaj veriyorsun millete mafya gibi. Milletin gözüne sokuyor.

Özel, basın mensuplarının sorularını yanıtladı

Uşak Büyükşehir Belediyesi'ne düzenlenen operasyon hakkında:

  • Vallahi Çanakkale'deki ve Kuşadası'ndaki sözlerim ortada. Bu milletten o bu adiliğe fırsat verip de o görüntülere sebebiyet verdiğimiz için de özür diledim. Bu bir demokraside olacak iş değil. Türkiye Cumhuriyeti'nde olacak iş değil. Sen polisin kamerası polis orada kötü davrandı derse ya da bu burada yoktu polis koydu derse bunu diyememesi için polisin kendi görevini yapmasını garanti altına alan, görüntüleyen kamera görüntüsünü yandaş basına yollayacak kadar rezaleti rezilliği göze almışlara bu fırsatı verdiğimiz için utanç içindeyim. Oradaki ortaya çıkan durumun ortaya çıkış şekli hukuksuzdur ama bu mesele konusunda daha önce de söylediğim gibi arkadaşım ailesine partisine biz de Uşağa karşı sorumluyuz ve bu sorumlulukta üzerime düşen partinin genel başkanı olarak özür dilemekti. Bunu diledim. Ayrıca kim söylüyorsa onu. Kesin ihraç talebiyle yollayacaksın ama kişi ortada yok. Gözaltında ve orada o kişinin bunu tebliğ etmen de mümkün değil. Soru sorman da mümkün değil. Biz olmadığına kaniyiz ama tutup kendini savunanacak diyelim ki bir kumpas var. Kumpas var diyecek durumu da yok. Görüşme imkanınız yok. O yüzden dün de çok güzel arkadaşımız anlattı. 2. bir karara gerek olmadan disiplin işlemlerinin başlatılabilmesi için yetki alındı MYK'da. 2 hukukçu arkadaş görevlendirildi. Kendisiyle tutuklama olmasa ya da olsa diye konuşuldu. O saatlerde tutuklama oldu. Kendisinden de görüşülecek ve disiplin işlemleri başlatılacak. Bu noktada da normalde disipline verdiğinizde eee tedbirli olarak verirseniz üyelik haklarından yararlanmıyor ya. Bu konuda bir eksiklik olmasın diye de üyeliği askıya alınarak bu süreç başlatıldı. Bu konuda yok yumuşatıldı yok bilmem ne yapıldı gibi yaklaşımları iyi niyetli yorumlar değil. Durum bu durumda öbür türlü bir karar verseniz hukuken tartışmalı. Yarın öbür gün mahkemelerin bozacağı bir karar verirsiniz. Verilebilecek en net ve en sert karar verildi dün.

Cumhuriyet Halk Partisi'nin belediyelerine yönelik işlemler ve bunun yanında İBB'nin davasının devam etmesi, yarın kurultay davasının görülmesiyle birlikte bütün bunları bir arada toplarsak, bu gelişmelerin parti yönetiminde ve yerel yönetimlerin çalışma motivasyonlarına etkisini nasıl değerlendiriyorsunuz?

  • Bizi daha çok kamçılıyor. Daha çok çalışıyoruz. Yarınki dava zaten öyle aktarıldığı gibi bir partiyle ilgili bir dava değil. Kişilere yönelik olarak açılmış olan ve suç ortaya çıkmış olsa bile kişilere ceza verilebilecek olan bir dava. O konuda bütün iddialar, yani bu akşamları televizyonlarda aylarca döndürülen iddiaların tamamı çöp oldu. O iddia sahiplerinin tamamı; hakim kanıt soruyor yok, şahit soruyor yok. "Duydum, gördüm, mıştı, galibaydı" dedi. Hakim en son elindeki sıcak topu "İstanbul'a atayım, İstanbul'la birleştirin" dedi, o da ret geldi.
  • Burada şimdi bir karar çıkacak ya da başka bir şey olacak ama yani uzatma olabilir, karar çıkabilir. Tamamı bir kişilere yönelik ceza davasıdır bu. Bahsettiğiniz kapsamda bir dava değil.
  • Onun dışında CHP ile ilgili bahsettiğiniz kapsamdaki birtakım değerlendirmelerin yapıldığı, işte butlan gibi şeylerin olduğu davayı mahkeme reddetmiştir, istinaf aşamasındadır. Orayı da herkes takip ediyor. İstinafla ilgili şu anda herhangi bir hareketlenme yoktur. Ama orada da, istinafta da herkesin zaten üzerinde mutabık olduğu, aklı başında bütün hukuk insanlarının mutabık olduğu ve birinci kademe mahkemenin de karar verdiği gibi o kararın onaylanması bekleniyor. Aksi durumu kim konuşuyor? "E bu konuşulsun da CHP meşgul olsun" isteyenler konuşuyor. Sonuca yönelik değil, sürece yönelik bir iştir diye dilimde tüy bitercesine söyledim. Aynı yaklaşımımı tekrar etmek isterim. Buyurun, sizden sonra size.

Kemal Kılıçdaroğlu'nu takipten çıkma meseleniz konusunda da bir yorum yapmak ister misiniz?

  • Arkadaşlar bir kere bir siyasi mesaj olarak bir şey yapılacak olsa, bunu hani aklı başında her siyasetçi veya siyasi parti Twitter'da yapar. Twitter'da takip ettiğimiz insanları fotoğraf paylaşım sitesinden (Instagram) çıkarıp da bir mesaj verilecek hali yok.
  • Bizim sosyal medya ekibi ki canları sağ olsun yani, bir şey de demek istemiyorum, bizim geçmişten ben işte gitmişim "beni takibe alır mısınız, o bu", kalabalık bir takip listesi var.
  • Ve bunların çoğu kapanmış, çok az takipçili, yerine yeni hesaplar açılmış, eski aday adaylıkları takipleri falan. Pazar günü akşam aslında ama herhalde gün değişince bugün akşam gibi anlaşılmış, 400'ün üzerinde hesabı teker teker teker akşam kapatmışlar.
  • Bunlardan bir tanesi Kemal Bey'e ait iki hesaptan bir tanesiymiş. Bir tanesi de Canan Hanım'ın hesabıymış. Onu da eski hesap olarak gördüler veya yani bilmiyorum nasıl şey yaptılarsa, etkileşim alınmayan birtakım kıstaslarla yapıyorlarmış, olmuş. Sabah duyar duymaz ikisini yeniden takibe aldık. Canan Hanım da bana bir mesaj atmış, şaka, esprili bir mesaj. Ben de ona esprili bir yanıt verdim. "Kardeşim sen eski dostsun, düşman olmazsın" dedim. "Eski sevgilim değilsin ki seni takipten Instagram'da çıkarayım. Çıkaracak olsam Twitter'dan çıkarırım" dedim. O da bana gülücük yolladı, kalp yolladı. Aramızda bir kriz alanı yok.
  • Kemal Bey ciddi insandır, bu böyle bir mevzu için "Efendim biz sizi Instagram'da takipten yanlışlıkla çıkmışlar, iki hesaptan birini" deyip de Kemal Bey'i bu gayriciddi, biraz mizahi konuyla meşgul etmemek için aramadım. Ama şeyle böyle emojili memojili bir mesajlaşmamız oldu Canan Başkan'la da. Mesele böyle bir mesele. Yine de bu kadar berbat bir gündemde birazcık gülümsemeye vesile olduysa da iyi olmuştur belki.