25 Eylül 2022, Pazar
Haber Giriş: 02.07.2021 04:30 | Son Güncelleme: 16.02.2022 15:16

Suriye’ye hayat veren kayıt dışı para transferi: Hawala

Savaştan kaçan birçok Suriyelinin geride bıraktıklarına para göndermek için ‘hawala’ yöntemini kullandığını keşfeden Dr. Gözde Güran, araştırmasıyla Amerikan Sosyoloji Birliği (ASA)’nın ‘2021 En İyi Doktora Tezi Ödülü’ne layık görüldü. Güran’a göre, Suriye’yi ayakta tutan tutan bu gayri resmî para transferi
Suriye’ye hayat veren kayıt dışı para transferi: Hawala
Editör Editör
Yusuf Akcakaya
yusuf@gazeteoksijen.com London School of Economics öğretim üyesi Dr. Gözde Güran, “Düzenin Aracıları: Savaşın Sürdüğü Suriye’de Para Nasıl El Değiştiriyor?” adlı çalışmasında finansal sistemin çöktüğü Suriye’de bankaların yerini alan kayıt dışı uluslararası para transferinin detaylarını ortaya çıkardı. Güran, “hawala”, yani eski usül havale sisteminden, Arapçasını geliştirmek için 2015 yılında gittiği Beyrut’ta konuştuğu Suriyeliler sayesinde haberdar olmuş: “Mülteciler, yardım kuruluşları, tüccarlar gibi çeşitli aktörlerden dinlediğim hikayelerden sonra Suriye'den göç edenlerin orada kalanlara ancak bu şekilde para gönderebildiğini ve bu sistemin savaş döneminde Suriye’yi ayakta tuttuğunu fark ettim.’’ Türk akademisyen daha sonra konuyu bilimsel boyutuyla araştırmaya karar veriyor ve bu yıl Amerikan Sosyoloji Derneği’nden en iyi doktora tezi ödülünü aldığı çalışması böyle başlıyor.  Gözde Güran, Hawala sistemi ve yaptığı araştırma hakkında Oksijen’in sorularını cevapladı. Hawala eski bir yöntem midir? İlk ortaya çıkışı bilinmese de, kaynaklara baktığımızda bu sistemin 13. yüzyıldan beri özellikle Hint Okyanusu çevresinde okyanus arası ticarette kullanıldığını görüyoruz. 20. yüzyıla geldiğimizde ise Ortadoğu, Doğu Afrika ve Güney Asya’da yine yaygınlıkla kullanılan bir sistem. Suriye’deki iç savaş öncesi dönemde de oradaki insanlar bu sisteme aşinaydı. Özellikle bu ülkelerde kullanılmasının sebebi verdikleri göçle ilgili. Örneğin buralardan çalışmak için Körfez ülkelerine giden kişiler geride bıraktıklarına ailelerine bu yöntem ile para gönderiyordu. Tabii bu ağlar da göç ettikleri her yere onlarla birlikte gidiyor. 
2010 yılında Boğaziçi Üniversitesi Siyaset Bilimi ve Uluslararası İlişkiler bölümünden mezun olan Dr. Gözde Güran, yüksek lisansını New York Üniversitesi'nde, doktorasını ise Princeton Üniversitesi’nde yapıyor. Daha sonra post-doktorasını Harvard Üniversitesi’nden alan Türk akademisyen, şu anda London School of Economics (LSE) Sosyoloji bölümü öğretim üyeliği görevinde.
2010 yılında Boğaziçi Üniversitesi Siyaset Bilimi ve Uluslararası İlişkiler bölümünden mezun olan Dr. Gözde Güran, yüksek lisansını New York Üniversitesi'nde, doktorasını ise Princeton Üniversitesi’nde yapıyor. Daha sonra post-doktorasını Harvard Üniversitesi’nden alan Türk akademisyen, şu anda London School of Economics (LSE) Sosyoloji bölümü öğretim üyeliği görevinde.

WhatsApp üzerinden anlık transfer

Hawala para transferini nasıl tarif edebilirsiniz? Hawala’da karşı tarafa para gönderecek kişi önce kendi bulunduğu yerde parayı teslim edebileceği bir aracı buluyor. Bu aracıya ise genellikle diğer kişilerden aldığı referans üstünden ulaşıyor - ki bu referans ona güvenmesinde önemli bir koşul. Aracıya göndermek istediği meblağı verip teslim alacak kişinin bilgilerini paylaşıyor. Daha sonra aracı, paranın ulaşacağı yerde hizmet veren diğer bir aracıyla iletişime geçiyor ve o kişiye belirlenen miktar kadar para aktarılmasını söylüyor. Ancak aracılar arasında fiziksel para gönderimi olmuyor, karşılıklı hesap defterleri var. Aracılar arasında çıkan hesap dengesizlikleri farklı yöntemlerle ve belirli zaman aralıklarıyla gideriliyor. Ama bu işlemlerde de paranın fiziksel transferi pek söz konusu değil.  Gönderdiğiniz miktar 200-300 Türk lirası hatta bin dolar kadar nispeten düşükse transferler anlık olabiliyor. Aracıların birçoğu yazışmalarını WhatsApp üzerinden gerçekleştiriyor ve doyasıyla bilgi anında karşı aracıya iletilmiş oluyor. Ulaşımı zor olan bölgelere ise en fazla iki günde aktarım sağlanıyor - ki bu kadar uzun sürmesi nadiren görülüyor. Teslimatta alıcılar paralarını çoğunlukla elden alırken bazı aracılar motokurye gibi dolaşıp evlerine kadar giderek hizmet veriyor.  Taraflar arası güven nasıl sağlanıyor? Savaş nedeniyle Suriye’nin birçok farklı yerinden aynı yerlere göç eden kişiler arasında aile ve akraba bağlarından ayrı ama neredeyse aynı güçte yeni güven ilişkileri oluşuyor. Hawala’nın savaş öncesinde ve sonrasında kullanımındaki en önemli fark bu.  İşin ilginç yanı, hem para transferi yapan kişinin aracıya, hem de iki aracının birbirine duyduğu güven. Tamamen güvene dayalı bu ilişki gayri resmî bir şekilde yürüyor. Burada özellikle havale ağlarında iki farklı güven ilişkisinden söz edebiliriz: İlki savaştan önce birbirini tanıyan ve birbirine eş, dost, akraba gibi tanışıklıklar üzerine dayanan ilişkiler ve bu şekilde birbirine güvenenler; diğeri ise bu yerel bağları birbirine eklemleyen ve genellikle savaş sonrası göç ve sürgün deneyimleri üzerine kurulu trans-lokal ilişkiler. Sistemin etkin işlemesinde havale ağlarının savaş esnasında bu şekilde çeşitlenmesi çok önemli.

En ücra köylerde bile kullanılıyor

Peki Hawala sektörünün büyüklüğünü tespit edebiliyor muyuz?  Hawala’nın sektör büyüklüğünü ortaya çıkarmak çok zor, insanlar bu konuda açıkça konuşmak istemediğinden anket gibi yöntemlerle veri toplamak mümkün değil. Ancak özellikle rejimin kontrolü dışında kalan bölgelerde tamamen hawala kullanılıyor.  Ben de bu sistemi kullanan ve aracı olarak hizmet veren görüştüğüm 115 kişi ile bire bir ilişki kurarak bilgi edinebildim. Sahadayken kimi zaman hastane hizmeti almalarına, kimi zaman ev bulmalarına yardım ettim. Bir eğitim merkezinde Türkçe dersi verdiğim de oldu. Yine de insanlar haklı olarak bu konuda bir araştırmacıyla konuşmaya çekinceliydi. Örneğin görüştüğüm biri 2-3 ay kadar bana bu konu hakkında bilgisi olmadığını söylese de sonrasında ‘Benim de bir kuzenim transfer yapıyor aslında, onunla görüşebilirsin’ dedi. Böylece insanlarla etkileşim kurarak aracılarla da tanışmaya başladım.  Sonuç olarak, 'nerede bir Suriyeli varsa havale ağları oraya kadar uzanıyordur' diyebilirim. Araştırmam sırasında en çok duyduğum şeylerden biri buydu. Zaten sistemin bu kadar etkin çalışmasının sebebi de savaş nedeniyle doğan müthiş ihtiyaç ve buna karşılık birçok sıradan Suriyelinin aracılık yapmaya başlaması. Suriye’de küçük köylerde bile transfer yapan birkaç alternatif bulunabiliyor.

Yardım kuruluşları da hawala'yı tercih ediyor

Hawala’yı ailesine yardım göndermek dışında kullanan kişi ve kesimler de var mı? Evet. Hawala’yı kullananlar sadece gerçek kişiler değil, yüzlerce insani yardım kuruluşu da Suriye’deki faaliyetlerini bu yöntemi kullanarak sürdürüyor. Çünkü gönderecekleri yardım rejim tarafından engellenecek. Aslında en büyük meblağda gönderimi yapanlar arasında bu kuruluşlar yer alıyor. 10 bin dolar da gönderebiliyorlar, 100 bin dolar da. Tabii bu meblağlar farklı bölgelere dağılıyor. Örneğin savaşın nispeten daha az şiddetli seyrettiği bölgelerde bulunan çalışanlarının maaşlarını da bu şekilde ödüyorlar. İhtiyaç sahibi ailelere doğrudan gönderilen yardımlar da hawala aracıları sayesinde ulaştırılıyor. Ayrıca Suriyeli tüccarlar da, yurt dışından temin ettikleri malların ödemesini bu şekilde yapıyor. Zaten bankaların hala işlediği Şam gibi merkezlerde dahi, banka ve kayıtlı kuruluşlar rejimin belirlediği döviz kurunu kullanmak zorunda olduğundan kimseden rağbet görmüyor. Yine kayıtlı kuruluşlarda ve bankalarda transfer ücretleri de çok daha yüksek oluyor.  Aracılar ne karşılığında bu transferi gerçekleştiriyorlar?  Aracılar bu transferler için genellikle cüzi bir komisyon alıyor. Bu oran sıradan işlemlerde yüzde 1 ve 5 arasında değişiyor. Ancak tabii bu sistemin içinde de çok büyük farklılıklar var. Mesela kuşatma altında olan bölgelerde transfer ücretleri yüzde 7’den 18’e kadar çıkabiliyor. Bunun yanında aracılar genellikle bu ödemeleri paralarındaki değer kaybını önlemek için dolar ile almayı tercih ediyorlar. Zaten aracılar arasındaki hesaplar hep dolar kuruna dayalı. Dağıtımda ise rejim bölgelerindeki kısıtlamalardan dolayı Suriye lirası olarak, onun dışındaki bölgelerde genellikle dolar olarak veriyorlar. Ancak fiyatlamalarda değişiklikler de olabiliyor. Örneğin hasta bir aile üyesine yardım yapılması ya da zekat gönderme durumlarında ise aracılar komisyon ve transfer ücreti almayabiliyor. Zaten birçoğu zekatını kendi halkı acil ihtiyaç durumunda olduğu için özellikle Suriye içindeki mülteci kamplarında yaşayanlara veriyor. Çoğu aracı bunu yan iş olarak yapıyor, ana işleri farklı. Aralarında bakkal, berber, öğretmen, aşçı, küçük işletmesi olanlar çoğunlukta. Ama tabii ki büyük ticari faliyetleri olanlar da var. Zaten mesleklerinden gelen tanınırlıkları sayesinde insanlar güven duyarak parasını transfer etmek üzere onlara emanet ediyor.  Bunların yanında, adında yalnızca ‘Suriye’ geçtiği için bankalar insani yardım kuruluşlarının para transferlerine ‘şüpheli transfer kodu’ koyabiliyor. Bu gibi durumlarda çalıştıkları aracılar paraları teslim almamış olsalar dahi almış gibi havaleyi gerçekleştiriliyorlar. Ayrıca çalışmam süresince bu gibi durumlarda faiz uygulandığına da şahit olmadım. 4 yılı aşan çalışmanızın sonucunu nasıl özetlersiniz? Araştırmam, güven ilişkisine dayanan gayri resmî bir kurumun savaş döneminde dahi etkin ve dirençli bir şekilde kalabileceğini gösteriyor. O halde bu sistemi imha etmek yerine, güçlü yanlarını dikkate alarak geliştirmemiz gerekiyor. Bu sistem olmasa Suriye’de her türlü ekonomik faaliyet durma noktasına gelirdi. Zaten büyük bir mahrumiyet içinde sürdürülen hayatlar daha da büyük bir yoksulluğa ve yokluğa maruz kalırdı. Bu noktada devletlere ve yetkililere düşen, en yapıcı şekilde aslında aracı olarak çalışan şahısların da katılımıyla bu sistemin nasıl denetlenebilir bir hale getirilebileceğini planlamak olduğunu düşünüyorum. Örneğin Afrika ülkelerinde ‘mobile money’ denilen bir sistem oluşturulmaya çalışılıyor. Aslında hawala sistemi gibi esnaf ve küçük işletmecilerin yerel ilişkilerine dayanan bir altyapı kurulmak isteniyor. Bu sistem de, banka ve finans kuruluşlarına erişimi olmayan, risk almak istemeyen bankalar tarafından dışlanmış yoksul kişilerin finansa erişimini sağlıyor.  Hawala’yı her anlamıyla irdelemek istiyorum. Gelecekteki çalışmalarımda da dünyanın farklı bölgelerinden yine havale ağlarına benzer savaş, doğal afet, pandemi gibi topyekun kriz süreçlerinde ayakta kalabilmiş gayri resmî sistem ve kurumları da inceleyerek, karşılaştırmalı bir kitap yazma hayalim var. 

Sistemi Türkiye ve Lübnan'dan kullananlar

Gaziantep’te ailesiyle yeniden bir hayat inşa etmeye çalışan kamu emeklisi Abu Ahmed, Hama’da yaşayan kardeşi vasıtasıyla Suriye’de yatmakta olan emekli maaşını her iki üç ayda bir havale yapıyor. İstanbul’da bir restaurantta garsonluk yapan 20’li yaşlarındaki Samir, her ay maaşını aldığı gün Suriye sınırları içinde bir mülteci kampında yaşamakta olan ailesine 500 ile 800 TL arasında bir destek gönderiyor. İstanbul'da özel bir kuruluşta çalışan yüksek lisans mezunu Sema, 2013 senesinden beri göremediği Şam'da yaşayan kardeşine doğum günü ve bayram gibi özel günlerde 50-100 TL civarında hediye parası gönderiyor. Uluslararası bir yardım kuruluşu, Beyrut ofisinden yönettiği yiyecek sepeti, temiz su tedariği, eğitim desteği gibi yardım faaliyetlerinin finansmanı ve Suriye’nin çeşitli bölgelerine dağılmış saha çalışanlarına maaş ve harcamaları için yerel esnaflara ödeme yapıyor.