01 Eylül 2026, Salı
Gece Modu Gece Modu Gündüz Modu Gündüz Modu
Haber Giriş: 31.08.2026 13:31 | Son Güncelleme: 31.08.2026 13:52

Türkiye'nin elektrifikasyon altyapısına 2035'e kadar 200 milyar dolar yatırım öngörülüyor

Türkiye'nin 2035 hedefleri kapsamında elektrifikasyon altyapısı ile rüzgar, güneş ve nükleer enerji alanlarında yaklaşık 200 milyar dolar yatırım yapılması öngörülüyor
Türkiye'nin elektrifikasyon altyapısına 2035'e kadar 200 milyar dolar yatırım öngörülüyor
A+ Yazı Boyutunu Büyüt A- Yazı Boyutunu Küçült

Cumhurbaşkanlığı Yatırım ve Finans Ofisi ile APLUS Enerji Danışmanlık işbirliğinde hazırlanan "Enerji Sektör Raporu 2026"da Türkiye'nin 2035'e kadar enerji alanında atmayı hedeflediği adımlara ilişkin yol haritası paylaşıldı. Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığının öngörülerine yer verilen raporda, Türkiye'nin 2035'e kadar rüzgar ve güneş enerjisindeki toplam kurulu gücünü 120 gigavata ulaştırmayı hedeflediği, buna ulaşılması için gelecek dönemde her yıl 8 ila 9 gigavat yeni kapasitenin devreye alınmasının gerektiği kaydedildi. Buna göre, nükleer enerji de dahil olmak üzere enerji dönüşümüne yönelik toplam finansman ihtiyacının 200 milyar dolar seviyesinde olduğu belirtiliyor.

Bunun yaklaşık 80 milyar dolarlık bölümünün sistem esnekliğinin artırılması ve şebekenin modernizasyonu ile iletim, dağıtım ve şebeke altyapısı yatırımlarından oluşması beklendiğine işaret edilen raporda, 2035 hedeflerine ulaşılmasında şebeke modernizasyonu, sistem esnekliği ve finansman ihtiyacının önemi vurgulanıyor. Bu yatırım hacmi, Türkiye'nin enerji sektöründe uluslararası yatırımcılar açısından sunduğu geniş fırsat alanını ortaya koyuyor.

Elektrikli Araçlar, Batarya Depolama ve Açık Deniz Rüzgar Enerjisi

Raporda ayrıca, geleneksel enerji üretim alanlarının yanı sıra batarya depolama ve elektrikli araç şarj altyapısı gibi yeni nesil yatırım alanlarına da kapsamlı şekilde yer veriliyor. Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu verilerine dayandırılan projeksiyonlara göre, Türkiye’deki elektrikli araç sayısının yüksek senaryoda 2035 itibarıyla 7 milyona ulaşması bekleniyor. Batarya depolama ile entegre yenilenebilir enerji yatırımları ve Türkiye'nin ilk açık deniz rüzgar enerjisi girişimi olan Yenilenebilir Enerji Kaynak Alanı (YEKA) DÜRES 2026 süreci de sektörde öne çıkan yeni yatırım fırsatları olarak yer alıyor.

7 Kritik Teknoloji İçin Fırsat ve Risk Analizi

Raporda, rüzgar, güneş, batarya depolama, hidroelektrik, jeotermal, biyokütle ve yeşil hidrojen olmak üzere 7 ana teknoloji alanı, yatırımcı perspektifinden ayrı ayrı inceleniyor. Raporun ilk bölümünde Türkiye'nin elektrik piyasasının gelişimi, mevcut piyasa yapısı ve arz-talep dengesi ele alınırken elektrik talebindeki ve kurulu güçteki değişimler, üretim yapısı, piyasa işleyişi ve son dönemdeki mevzuat değişiklikleri bu bölümde inceleniyor.

Ayrıca, elektrik talebinin orta ve uzun vadeli gelişimine ilişkin değerlendirmelere yer verilen raporda ikinci bölümde yenilenebilir enerji ve batarya depolama yatırımlarına odaklanılıyor. Rüzgar ve güneş enerjisinin gelişimi de Yenilenebilir Enerji Kaynaklarını Destekleme Mekanizması (YEKDEM) ve YEKA modeli gibi destek mekanizmaları, lisanssız ve hibrit projeler, depolama yatırımları ve yerli üretime yönelik düzenlemeler çerçevesinde değerlendiriliyor, yenilenebilir enerji ve depolama yatırımlarının orta ve uzun vadeli görünümü ile yatırımcılar açısından ortaya çıkabilecek fırsatlar da bu bölümde inceleniyor.

Yatırım Kararlarını Etkileyen Sektörel Düzenlemeler

Elektrik piyasasında yatırım kararlarını etkileyebilecek düzenleyici ve sektörel gelişmelere yer verilen raporda, piyasa tasarımındaki değişiklikler, dengesizlik maliyetleri, yan hizmetler, karbon piyasası, nükleer enerji, elektrikli araçlar ve şarj altyapısı ile ikili elektrik alım anlaşmaları bu kapsamda ele alınıyor. Son bölümde ise rüzgar, güneş, batarya depolama, hidroelektrik, jeotermal, biyokütle ve yeşil hidrojen olmak üzere yedi teknoloji alanı ayrı ayrı değerlendiriliyor ve her teknoloji için mevcut piyasa koşulları, yatırım fırsatları, gelir yapısını etkileyen unsurlar ve yatırımcıların dikkate alması gereken temel riskler anlatılıyor.

Böylece Türkiye'nin enerji sektöründeki farklı yatırım alanları, fırsatlar ve riskler bakımından karşılaştırmalı bir çerçevede sunulan raporda, sektördeki dönüşüm, küresel enerji piyasalarındaki gelişmeler ve enerji dönüşümünde öne çıkan eğilimler değerlendiriliyor, elektrik piyasasının mevcut yapısı, yatırım kararlarını etkileyebilecek piyasa gelişmeleri ve farklı teknoloji alanlarındaki yatırım fırsatları mercek altına alınıyor. Nisan 2026'da güncellenen gün öncesi piyasası azami fiyat limiti, Mayıs 2026'da yürürlüğe giren lisanssız üretimde saatlik mahsuplaşma uygulaması, ulusal karbon piyasasına yönelik gelişmeler ve ikili elektrik alım anlaşmaları (PPA) gibi güncel düzenlemeler; yatırım getirileri ve riskler açısından değerlendiriliyor.

"2053 Net Sıfır Emisyon Hedefi Yatırımcılara Geniş Fırsatlar Sunuyor"

Cumhurbaşkanlığı Yatırım ve Finans Ofisi yetkilileri, bu çalışmanın Türkiye'nin enerji sektörünün uluslararası yatırımcılar nezdindeki görünürlüğünü ve cazibesini daha da güçlendireceğini belirterek, raporun yatırım kararlarında ihtiyaç duyulan temel piyasa, düzenleme ve yatırım parametrelerini bütüncül bir çerçevede sunduğunu ifade etti.

Rapora ilişkin görüşlerine yer verilen Cumhurbaşkanlığı Yatırım ve Finans Ofisi Başkanı Ahmet Burak Dağlıoğlu, şunları kaydetti:

"Enerji güvenliğinin ekonomik büyüme ve dayanıklılığın temel unsurlarından biri haline geldiği bu dönemde, Türkiye'nin güçlü sanayi altyapısı, stratejik coğrafi konumu, bölgesel enerji ağlarındaki merkezi rolü ve Sayın Cumhurbaşkanımızın bu alanda ortaya koyduğu reform gündemiyle küresel enerji dönüşümünün öncü ülkelerinden biri olma hedefini sürdürüyor. Yenilenebilir enerji kapasitesinin hızla artması, şebeke modernizasyonu, enerji verimliliği, depolama ve yerli üretim kapasitesinin geliştirilmesi, Türkiye'de yatırımcılar için önemli fırsatlar sunuyor. 2053 Net Sıfır Emisyon hedefimiz doğrultusunda hayata geçirdiğimiz kapsamlı yol haritası, uluslararası sermayeyi, ileri teknolojileri ve stratejik işbirliklerini Türkiye'nin enerji dönüşümüne daha güçlü şekilde dahil etmeyi amaçlıyor. Hazırladığımız Enerji Sektör Raporu 2026'nın Türkiye'nin enerji ekosistemini ve sunduğu yatırım fırsatlarını bütüncül bir perspektifle ortaya koyarak yerli ve uluslararası yatırımcılar için değerli bir referans olacağına inanıyorum."

Kaynak: AA