29 Eylül 2022, Perşembe
10.09.2021 04:30

Bir rüyaya uyanmak: Macahel

1850 metre rakımlı Macahel geçidini aştıktan sonra cennette miyim hissi yaratan köyler, vadiler, şelaleler, yüzlerce kuş türü ve tüm bunların Türkiye’de olduğuna ve ısrarla korunduğuna inanamadığınız bir coğrafya başlıyor

Tam 10 gündür, kendi kullandığım beyaz atlı bir pikapla, Karadeniz yollarındayım. İstanbul’dan yola çıktım, Kastamonu, Daday, Samsun, Ordu, Trabzon, Rize, Çamlıhemşin, Ardeşen, Artvin ve Borçka’da soluklandıktan sonra, atımı Kaçkar zirvesindeki 1850 rakımlı Macahel Geçidi’ne sürdüm. Karadeniz hırçındı bu kez. Yer yer fırtına, çoğu kez yağmurdu. Macahel’in Şavşat’a çıkan kestirme dağ yolundan ilerlemeye çalışırken toprak kayması oldu ve yoluma yağmurla oluşan bir şelale dikildi. Her şeye rağmen ve her şeyiyle büyüleyiciydi Doğu Karadeniz. Bu kez Gürcistan sınırına kadar gittiğim yolun en muhteşem anı ise bir sabah 07.00 sularında gözlerimi açtığım Macahel yaylalarıydı. Bu hayatta dünya gözü ile Macahel’i görmek diye bir şey var. Nedenini gelin anlatayım. 

Büyüleyici yürüyüş rotaları

Macahel köylerinin her birine araçla çıkılabiliyor ancak yukarıdaki yaylalara ulaşım için ya 4x4 bir arazi aracına ya da kuvvetli bacaklara sahip olmak gerekiyor. Bu yaylalardan biri olan Gorgit, güzelliğiyle  kesen ormanların içinden yaklaşık dört saatlik bir yürüyüşle ulaşılan, yıl 2021 değilmiş hissi yaşatan, evlerinin üstü ince ahşap örtülerle kaplı bir yayla. Bölgeye gelen ziyaretçilerin favori yürüyüş alanı burası aynı zamanda. Tabii ki buraya yanınızda Macahel’i bilen yerel bir rehber ile yürümenizde fayda var. Bir diğer sevilen yayla ve yürüyüş rotası ise Lekoban. Burada bir pansiyon ve yaylanın yukarılarında ise buzul gölleri bulunuyor.  Macahel Vadisinin yüzde 70’i ormanlar ve meyve ağaçları ile kaplı. Gürgen, kestane, ıhlamur, çam gibi ulu ağaçlara karayemiş, dağ çileği, muşmula, fındık, elma, hurma, ayva, vişne, kiraz, dut, ceviz gibi farklı meyveler yetişen ağaçlar eşlik ediyor. 

Kafkas arılarının muhteşem balı

Bölgenin en özellikli ürünü bal. Geçmiş yıllarda bölgenin balları ve Kafkas arı ırkıyla ilgili koruma ve geliştirme projesi yapan TEMA Vakfı’nın ardından, bölge 2005’te “Biyosfer Rezerv Alanı” ilan edildi. Bu konuda çalışmalar yürüten ve komitede yer alan uzman biyolog Yıldıray Lise, bunun anlamını rehber arkadaşım Uğur Biryol’a şöyle anlatmış: “Uluslararası önem taşıyan kara ve su ekosistemlerine sahip alanlar Birleşmiş Milletler Eğitim, Bilim ve Kültür Kurumu (UNESCO), İnsan ve Biyosfer Programı kapsamında biyosfer rezervi olarak ilan edilir. Bu alanların temel amacı doğal kaynakların korunmasına yönelik sistemler ve modeller geliştirmek ve biyosfer rezervlerinin içinde veya çevresinde yaşayan halk için sosyoekonomik alternatifler ve fırsatlar yaratmaktır. Türkiye’nin 9 orman sıcak noktasından biri olan Camili (Macahel) Havzası, aynı zamanda ilk ve tek biyosfer rezervi. Sürdürülebilir kalkınma ve ekoturizm konularında örnek çalışmalarla Türkiye’de doğa koruma ve kalkınmanın bir arada olabileceğini gösteren en önemli bölgelerden biri.” Benim Macahel’de bal almak ve tanışmak için ziyaret ettiğim arıcı aile ise annesi ile bal üreten ve Kafkas kraliçe arı yetiştiren Filiz Göklü ve Göklü Arıcılık’tı. Aynı zamanda Kovan filmi için de gönüllü çalışan aile yaklaşık 20 küsur yıldır Macahel’de süzme kestane, kara kovan, petekli kestane, orman gülü ve ıhlamur balı üretiyor. @macahelbal – 0532 683 51 08

Nerede kalınır?

Bölgede en yaygın olan turizm türü ev pansiyonculuğu. Bunun en güzel örneklerinden biri Maralköy’deki İremit Pansiyon. Sevda Hanım, eşi ve kızları; yüz küsur yıllık bir ahşap evde, tertemiz bir pansiyon işletiyor. Alt katta yeni yapılan odalarda duş tuvalet bulunuyor. Üst kattaki 4 odaya ise 4 yeni duş ve tuvalet eklenmiş ancak her birine bir koridordan ulaşılıyor. İremit’te kalmak hayatta bir kez yaşanması gereken bir deneyim. Sevda’nın kendi yaptığı peynirler, muhlama, ekmek ve reçellerden oluşan kahvaltısının dışında önceden arayarak burada öğle ve akşam yemeği de yiyebiliyorsunuz. @iremitpansiyon – 0536 4562411 Camili Köyü’ndeki Seyri Macahel Bungolov ise her biri 3 kişilik odaları, odalarında kişisel banyo, wifi, minibar, balkon gibi seçenekler ile hizmet veriyor. @seyrimacahelbungalov – 0 545 610 09 06   TEMA Vakfı’nın kurduğu, aynı zamanda Kafkas arısı araştırmalarının da yapıldığı ahşap konuk evi de mayıs ayından ekim ayı sonuna dek hizmet veriyor. www.Macahelkonukevi.com 

Yarısı Gürcistan’da yarısı Türkiye’de kalan köyler

Macaheli, Gürcüce. ‘Maca’ (bilek) ve ‘heli’ (el) sözcüklerinden oluşuyor. “Ca” aynı zamanda kuyu anlamına da geliyor. Macahel Vadisi tepeden bakıldığında da bir kuyu görünümünde. 12 köyden oluşan vadideki köylerin yarısı, 1921’de imzalanan Kars Anlaşması sonrası referandum ile Türkiye sınırları içinde kalması kararlaştırılan yerler. Kökenleri Gürcü olan Macahel sakinleri geleneklerini, yemeklerini, dillerini muhafaza ediyorlar. Doğaya, toprağa, arılara, kuşlara çok bağlılar. Macahel Vadisi Camili (Hertvisi), Düzenli (Zedvake), Efeler (Eprati), Kayalar (Kıvabistavi), Maralköy (Mindieti) ve Uğurköy (Akria) olmak üzere altı köyden oluşuyor. Önünde uzanan mısır tarlaları, dev kestane ağaçları, çamlar, minik şelaleler ile zaman durmuş gibi hissettiren birbirinden güzel altı köy. Öyle sessiz, öyle sakin ve huzurlu... 

Mutlaka tadın

Macahel’de önünde ve yanlarında uzanan bahçelere mısır, fasulye, patates, marul, karalahana gibi temel besin maddeleri ekiliyor. Karalahana yemeklerini bölgeden farklı olarak cevizle pişiriyorlar. Kendilerine has silor (rulo yapılıp dilimlenmiş, kurutulmuş yufka) yemekleri ve tatlısıyla tabiatın onlara bahşettiği zenginliğin sofralarda yer alması kaçınılmaz. Macahel’de geçtiğimiz yıllarda işlettiği restoranı yanan Bora; bu kez daha yükseğe yine ahşaptan, şömineli çok güzel bir restoran yapmış. Burada kahvaltı, öğle yemeği ya da akşam yemeği yiyebilirsiniz. Macahel Dağ Evi, Camili Köyü’nde. (0 532 760 22 09) @Macaheldagevi 

Zirvede ödül var

Borçka merkezini ardımda bırakıp Borçka Karagöl Milli Parkı’nı ziyaret ettikten ve bir milli parkta neden hala “ayaklı da olsa” mangal yakılmasına izin verildiğine hayret ettikten sonra tırmanmaya başlıyorum 1850 metre yükseklikteki Macahel Geçidi’ne. Hava güneşli, görüş açık olsa hiçbir sıkıntı yok. Ancak şiddetli yağış ve sisle epey zorlu bir macera bekliyor beni zirvede. Yağmur yer yer şelaleler oluşturmuş, bazen sisten göz gözü görmüyor ama aşağıya doğru inmeye başladıkça o kasvetli hava açılıyor, Karçal Dağları’nın görkemi başlıyor ve yol hayatımda görmediğim güzellikte, el değmemiş, yemyeşil bir gezegene dönüşüyor.