19 Nisan 2024, Cuma
20.07.2023 15:40

TCMB faiz artışı sonrası gözler likidite adımlarında

TCMB yılın 2.faiz kararında bir kez daha beklentileri karşılayamadı, gözler atılacak likidite adımlarına çevrildi. Uzun süredir TCMB’nin sıkı para politikasını desteklemeyen KKM uygulaması tartışılırken, bundan sonra KKM için bankalara gelebilecek Zorunlu Karşılık uygulaması adımı bekleniyor

Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) 2023 yılının ikinci faiz artış kararını verdi. Yeni ekonomi yönetimi ilk PPK toplantısı olan Haziran ayı faiz kararında yüzde yüzde 8,5 olan faizi yüzde 15 seviyesine çıkararak piyasa beklentisinin 5 puan altında bir faiz artışı yapmıştı. TCMB’nin bugün açıklanan Temmuz faiz kararının da bir kez daha piyasa beklentisinin altında kaldığını görüyoruz. 

Ekonomistlerin medyan beklentisi faizlerin yüzde 15’ten yüzde 18,5’e yükseltilmesi yönünde olsa da, TCMB’nin 250 baz puan faiz artışı yaptığına tanık oluyoruz. Temmuz ayı itibarıyla yüzde17,5’e yükseltilen faizlerin, yıl sonun kadar yapılacak kademeli artışlarla yüzde25-30 bandına gelmesi bekleniyor.

PPK detaylarında neler öne çıkıyor?

Metnin faizler ile ilgili sinyal etkisi olan paragraflarına baktığımızda; “Parasal sıkılaştırma sürecine devam” ve “Parasal sıkılaştırma, gerektiği ölçüde ve kademeli olarak devam edecektir” mesajlarının korunduğunu görüyoruz. Bu sebepten ötürü önümüzdeki toplantılarda da faiz artışlarının devamını bekleyebiliriz. 

Öte yandan TCMB’nin faiz artışlarını destekleyecek diğer bir unsur da likidite mesajları… İlk defa bu ay toplantı metnine giren “Faiz artırımının yanı sıra, parasal sıkılaştırma sürecini destekleyecek seçici kredi ve miktarsal sıkılaştırma kararları almıştır” ifadesi ile önümüzdeki dönemde atılabilecek adımlar:

  • KKM’ye Zorunlu Karşılık uygulaması
  • Miktarsal sıkılaştırma çerçevesinde likidite azaltıcı önlemler
  • Bazı seçici kredi kalemlerinde talep kısıcı önlemler
  • İhracatın desteklenmesi için bankaların reeskont kredi limitlerinin artırılması

TCMB’nin enflasyon ile ilgili mesajlarını ele aldığımızda, enflasyon ana eğilimindeki yükselişe dikkat çekmeye devam ettiğini görüyoruz. Bunun yanı sıra bu ay metne eklenen “Ücret ve kur kaynaklı baskılar ile vergi düzenlemeleri” ifadesi enflasyon üzerinde ilave baskı yapacaktır. Piyasa beklentisi yıl sonu enflasyonu için yüzde 60’lara işaret ederken, TCMB’nin negatif reel faiz vermeye devam etmesi bekleniyor.

Son olarak yeni ekonomi yönetiminin göreve gelirken en büyük motivasyonunun eksi rezervi artıya geçirmek ve cari açığı azaltmak olduğunu biliyoruz. Buna ilişkin PPK metnine eklenen yeni paragraf ise; “Doğrudan yabancı yatırımlar, dış finansman koşullarındaki belirgin iyileşme, rezervlerde süregelen artış ve turizm gelirlerinin desteğiyle cari işlemler hesabındaki dengelenme fiyat istikrarına güçlü katkıda bulunacaktır” vurgusu dikkat çekiyor.

Piyasa faiz kararına nasıl tepki veriyor?

Faiz kararı sonrası ilk işlem saatlerinde BIST 100 endeksi yükselişini korurken, kazançlarının bir kısmını geri verdi. Dolar/TL karar öncesi 26,90 seviyesindeki yatay hareketini sürdürürken, 10 yıllık tahvil faizi yüzde 18,47’lerde seyretmeye devam ediyor. Türkiye 5 yıllık CDS göstergesi olan risk primi ise 445 baz puan altında yatay hareketini sürdürüyor.