26 Kasım 2022, Cumartesi
17.06.2022 04:30

Aracılar çok kazandı artık sıra üretenlerin

Markette 20 lira etiketle satılırken tarlada 2 liraya çöpe giden domatesten söz etmiyorum. Konu, Google’ın 210 milyar doları aşan reklam gelirinden bir türlü hak ettiği payı alamayan içerik üreticileri ve medya kuruluşlarının isyanı

Geçen hafta bu köşede Google’ın dünyadaki dijital reklam tekelinin kırılabilmesi yolunda atılan adımlardan söz etmiştim. Bu alandaki düzenlemeleri ve son olarak TBMM’de alt komisyonda görüşülen ‘yayıncılara telif ödenmesi’ girişimlerini yazdım. Bir haftada öylesine fazla yeni gelişme oldu ki, bu konuya tekrar devam etmek istiyorum. Mesela, Türkiye’de de artık ciddi ciddi Google’ın gelirlerinden yayıncılara telif ayrılması için girişimler var. İlk planda Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu’nda (FSEK) değişiklik yapılarak internet ortamında yapılan yayınlar için ‘telif/lisans ödemesi’ için adım atılacak. (Bu düzenleme yapılırken ‘size gelir kazandırıyoruz’ diye sosyal medya ve dijital yayınlara sansür getirilmesi kabul edilemez.) Yeni yasal düzenleme için 5-6 kurumun ortak çalışma başlattığını okuduk. İlk planda AB ülkelerinin uyguladığı gelir paylaşım modeli esas alınacak. Google, Facebook ve Twitter gibi platformlar yaydıkları online haber içeriklerine ilişkin ‘snippet’ adı verilen haber özetlerine yer verdikçe, bu haberlerin asıl kaynağı olan yayıncılara lisans ücreti ödemesi yapacak. Ayrıca, video içerik yayan Instagram, YouTube, Vimeo gibi platformlar, kullanıcılar tarafından yüklenen içeriklerden telif ödeme konusunda bizzat sorumlu olacak. Bu haberlerden kazandıkları gelir oranında lisans ödemesi yapmaları öngörülmekte. 

Bir işin her tarafında tek şirket nasıl olur?

Bugüne dek ‘şunun bunun haberini’ geliştirdiği dijital zeka modeli ile ‘ona buna dağıtarak’ büyük kazanç elde eden Google ve Facebook artık bu gelirleriyle hemen herkesin hedef tahtasında. Son olarak iki dijital dev, doğduğu topraklar ABD’de bile ‘fazla büyüdükleri’ ve artık ‘kontrol edilemez’ birer reklam tekeli oldukları için Senato’da eleştirildi. Demokrat Parti ve Cumhuriyetçi Parti senatörleri teknoloji devlerinin tekelci yaklaşımını kırmak için bir tasarı hazırladı. İki parti senatörlerinin uzlaştığı tasarıya göre Google’ın dijital reklam sektöründe tekel olmasının sakıncaları anlatıldı, rakiplerini yutarak büyümesinin önüne geçilmesi gerektiği vurgulandı. Bunun için de Google’ın faaliyet alanlarına göre parçalanarak ufaltılması gerektiği savunuldu. Google’ın dijital dünyada, reklamların hem alıcısı hem de satıcısı olduğunu biliyoruz. Bu yetmezmiş gibi bir taraftan da ‘reklam borsası’ işlettiği için piyasadaki tek kural koyucu olması artık herkese zarar veriyor. Senatör Mike Lee, bunu, “Bir şirket tüm şapkaları aynı anda takamaz” sözü ile eleştiriyor. Bu nedenle de ‘şeffaf gelir yasası’ gereği Google’ın faaliyet geliri 20 milyar doları aşmayan değişik şirketlere bölünmesi planlanıyor. Google’ın 2021’de kazandığı 210 milyar dolarlık gelirin büyük bölümü, arama motoruna bağlantılı dijital reklam kanadından geliyor. Bu yüzden tasarı yasalaşırsa şu an için teknoloji devleri arasında sadece Google kendisini parçalamak zorunda kalacak. (Metaverse işlerine odaklanan Facebook iş modeli gereği şimdilik bu sınırlamadan kurtulabilir.) 

Rakibi yutan büyüme modeliyle tekel oldu  

Google’ın dijital reklamcılık alanında birbiriyle paslaşarak faaliyet gösteren Google Ads, Google Marketing Platform ve Google Ad Manager gibi şirketleri rakiplerini tek tek yutarak büyümesine devam ediyor. Mesela Google, dijital reklam alanındaki rakibi DoubleClick’i 2018’de 3.1 milyar dolara satın alarak tek hakim güç olmuştu. 20 milyar dolarlık üst limit yasalaşırsa piyasanın büyük şirketlerinin rakipleri yutmasının önüne de geçilmiş olacak. Yine de ABD’de teknoloji devlerinin dijital reklam alanındaki bu hakimiyetinin kırılması yasal süreçler nedeniyle yıllar alabilir.

Türkiye’de de Google’ın dijital reklam gelirlerindeki büyük hakimiyeti göz önüne alındığında içeriği üretene ‘bağlantılı hak’ kapsamında belli bir gelirin verilmesi artık şart. Bu gelirin aslan payının şimdiki gibi içeriği üretene (medya kuruluşları) değil de dağıtıcılara (Google ve Facebook) verilmesi artık kabul edilemez.