Türkiye’de mülkiyetin güvencesi artık tapu sicilinde ya da anayasanın satırlarında değil; iktidarın siyasi mutabakat defterinde aranıyor. Vergi cezaları, kayyumlar ve kamulaştırmalarla sermayenin ömrü, uzun vadeli yatırım planlarına değil, kısa vadeli sadakat ilişkilerine bağlanmış durumda. Bir imza onlarca yıllık emeği silebiliyor, bir kararname koca holdingleri ‘emanete’ alabiliyor. Hukukun sağladığı kalkanın yerini siyasetin sopası aldıkça, iş dünyası için oyunda kalmanın tek şartı sadakat; itiraz kanalları kapanırken geriye sadece çıkış yolları kalıyor
03.10.2025 04:37
Mülkiyetin kırılgan devri: Devlet, sermaye ve operasyonlar
A+
Yazı Boyutunu Büyüt
A-
Yazı Boyutunu Küçült
* Bu haber/yazı ve resimlerin eser sahipliğinden doğan tüm hakları Haftalık Yayıncılık Anonim Şirketi’ne ait olup işbu yazı/haber ve resimlerin, kaynak gösterilmeksizin kısmen/tamamen izin alınmaksızın yeniden yayımlanması yasaktır. Haftalık Yayıncılık Anonim Şirketi’nin, 5187 sayılı Basın Kanunu’nun 24. maddesinden doğan her türlü hakkı saklıdır.
Beyin göçü araştırması: Neresi sıla bize, neresi gurbet?
03 Temmuz 2026
Britanya’dan Türkiye’ye bir istikamet hikayesi
26 Haziran 2026
Keyfi müdahalelerin gölgesinde iktisadi kaos
19 Haziran 2026
Arafta bir ülke: Türkiye’nin uzun bekleyişi
12 Haziran 2026
Kalamarlar: ‘Ay Yunanistan’da dünyayı yedik yine de buradan ucuz şekerim’in iktisadi tercümesi
Tüm Yazıları
05 Haziran 2026