08 Eylül 2026, Salı
Gece Modu Gece Modu Gündüz Modu Gündüz Modu
Haber Giriş: 08.09.2026 16:38 | Son Güncelleme: 08.09.2026 17:03

11 Eylül'ün 170 bin sayfalık gizli arşivi açıldı: New York aylarca asbest soludu, yetkililer her şeyi biliyordu

New York yönetimi, 11 Eylül saldırılarının ardından Dünya Ticaret Merkezi çevresindeki hava kalitesine ilişkin 170 binden fazla sayfalık gizli belgeyi yayımladı
11 Eylül'ün 170 bin sayfalık gizli arşivi açıldı: New York aylarca asbest soludu, yetkililer her şeyi biliyordu
A+ Yazı Boyutunu Büyüt A- Yazı Boyutunu Küçült

New York yönetimi, 11 Eylül 2001 saldırılarının ardından Dünya Ticaret Merkezi'nin bulunduğu Ground Zero ve çevresindeki hava kalitesine ilişkin daha önce kamuoyuna açıklanmayan 170 binden fazla sayfayı yayımladı.

New York Belediye Başkanı Zohran Mamdani'nin salı günü duyurduğu belge arşivi, saldırıların ardından kent yönetiminin havadaki toksik maddelere ilişkin ne bildiğine ve bu bilgileri nasıl değerlendirdiğine dair bugüne kadarki en kapsamlı arşivlerden biri olarak değerlendiriliyor. Belgelerde hava kalitesi ölçümleri, kontaminasyon verileri, resmi raporlar ve kent yetkilileri arasındaki yazışmalar bulunuyor.

Belgeler, yetkililerin saldırıların hemen ardından hava kalitesinin ciddi risk taşıdığına ilişkin bilgi ve kaygılara sahip olduğunu, ancak kamuoyuna yapılan açıklamalarda bu risklerin yeterince yansıtılmadığını ortaya koyuyor.

Mamdani, belgelerin açıklanmasına ilişkin basın toplantısında, saldırıların üzerinden yaklaşık 25 yıl geçmesine rağmen 9/11'in sağlık sonuçlarının devam ettiğine dikkat çekti.

“Yıllar geçtikçe ve insani kayıp büyüdükçe, başka bir New Yorkluyu çok erken kaybettiğimiz her seferinde 11 Eylül'ün bedeliyle yüzleşiyoruz” diyen Mamdani, 9/11 bağlantılı hastalıklar nedeniyle hayatını kaybedenlerin sayısının saldırıların gerçekleştiği gün öldürülenlerin sayısını geçtiğini söyledi.

68 kutuda yıllarca bekledi

Söz konusu belgeler, kent yönetimine ait bir ofiste bulunan 68 kutu içerisinde tutuluyordu. Kent yetkilileri, arşivin önemli bölümünün ancak geçen yıl keşfedildiğini açıkladı.

Belgelerin ortaya çıkması, 9/11 sonrasında hava kalitesi konusunda yıllardır devam eden tartışmayı yeniden gündeme taşıdı. Mamdani yönetimi, kayıtların incelenmesi, dijitalleştirilmesi ve kamuoyuna açılması için 34 milyon dolar ayırmıştı. Belgelerin tamamının tek seferde yayımlanması yerine, inceleme ve gerekli redaksiyonların ardından yeni kayıtların da önümüzdeki aylarda erişime açılması planlanıyor.

Yönetim, kişisel bilgiler ve güvenlik açısından hassas olabilecek bazı bölümlerin karartılacağını, ancak çevresel kontaminasyona ilişkin kayıtların mümkün olduğunca geniş biçimde yayımlanacağını belirtiyor.

En kritik ayrıntı: Yetkililer toksik maddelerin farkındaydı

Belgelerin öneminin temelinde, kent yönetiminin havadaki tehlikeleri ne zaman ve ne ölçüde bildiği sorusu bulunuyor.

Saldırılar sırasında iki Dünya Ticaret Merkezi kulesinin çökmesiyle birlikte binlerce ton beton, cam, mobilya, elektronik ekipman ve diğer yapı malzemesi parçalandı. Enkazın oluşturduğu dev toz bulutu Aşağı Manhattan'a yayıldı.

Bölgedeki kontaminasyon yalnızca saldırı günleriyle sınırlı kalmadı. Yeni yayımlanan kayıtlarla ilgili haberlerde, saldırılardan 10 ay sonra bile bazı bölgelerde asbest tespit edildiğine ilişkin test sonuçlarının bulunduğu aktarıldı. Bazı belgelerde benzen ve asbest gibi tehlikeli maddelere ilişkin ölçümlerin de yer aldığı bildirildi.

“Hava güvenli” denilirken içeride başka bir tablo vardı

11 Eylül'ün ardından New York'ta iş hayatının mümkün olduğunca hızlı şekilde yeniden başlatılması için baskı oluşmuştu. Wall Street'in saldırılardan yalnızca birkaç gün sonra, 17 Eylül 2001'de yeniden açılması, Aşağı Manhattan'ın normal yaşama döndürülmesi çabasının önemli adımlarından biri oldu.

Dönemin kent ve federal yetkilileri kamuoyuna hava kalitesinin güvenli olduğu yönünde mesajlar verdi. Ancak sonraki yıllarda ortaya çıkan bilimsel çalışmalar ve resmi soruşturmalar, bu açıklamaların dayandığı verilerin yetersiz olduğunu ortaya koydu.

ABD Çevre Koruma Ajansı'nın (EPA) 18 Eylül'de havanın “solunmasının güvenli” olduğunu söylemesi de uzun süredir tartışma konusu. EPA'nın müfettiş raporu daha sonra kurumun o tarihte böyle kesin bir açıklama yapmak için yeterli veriye sahip olmadığı sonucuna vardı. (Vikipedi)

Dönemin EPA yöneticisi Christine Todd Whitman da ilerleyen yıllarda hava kalitesi konusunda yaptığı güven verici açıklamalar nedeniyle özür diledi.

Yeni New York belgeleri ise bu tartışmaya kent yönetiminin kendi iç yazışmalarını ekliyor.

“Kendimizi bir dava yağmuruna açık bırakıyoruz”

Belgeler arasında en dikkat çekici unsurlardan biri, yetkililerin yalnızca hava kalitesinin sağlık açısından sonuçlarını değil, kentin ileride karşılaşabileceği hukuki sorumluluğu da değerlendirdiğini göstermesi.

New York yönetimine ait, saldırılardan yaklaşık beş ay sonrasına tarihlenen bir yazışmada kentin çok sayıda davayla karşı karşıya kalabileceğine ilişkin kaygı dile getiriliyor.

NBC New York ve diğer kaynakların aktardığı belgeye göre yazışmada, kentin “bir dava yağmuruna açık” hale geldiği değerlendirilirken, insanlara evlerini ıslak paspas ve bezlerle temizlemelerini söylemeye devam edilmemesi gerektiği ifade ediliyor.

Bu ayrıntı, yeni arşivin neden önemli olduğunu gösteriyor: Tartışma artık yalnızca “Yetkililer hava kalitesinin kötü olduğunu biliyor muydu?” sorusuyla sınırlı değil. Belgeler, bazı yetkililerin aynı dönemde hem çevresel riskleri hem de bu risklerin kamuoyuna aktarılmasının kent açısından yaratabileceği hukuki sonuçları değerlendirdiğine işaret ediyor.

Asbest ve diğer kirleticiler

Dünya Ticaret Merkezi'nin çökmesiyle ortaya çıkan toz, çok sayıda farklı maddeden oluşuyordu.

Enkaz ve toz içinde asbest, kurşun, cıva, kristalize silika, benzen, polisiklik aromatik hidrokarbonlar ve diğer toksik maddeler tespit edildi.

Özellikle asbest, 9/11 sonrası sağlık tartışmasının en önemli başlıklarından biri haline geldi. Dünya Ticaret Merkezi binalarının yapımında asbest içeren malzemeler kullanılmıştı ve binaların çökmesiyle bu maddelerin bir bölümü çok küçük parçacıklar halinde çevreye yayıldı. Bölgedeki yangınlar da havaya farklı kimyasal maddelerin yayılmasına yol açtı.

Bu nedenle Ground Zero'da çalışan veya çevrede yaşayan kişiler yalnızca saldırı günü değil, enkaz kaldırma çalışmalarının sürdüğü aylar boyunca çeşitli kirleticilere maruz kaldı.

Sağlık faturası yıllar sonra ortaya çıktı

11 Eylül saldırılarında yaklaşık 3 bin kişi öldürüldü. Ancak saldırının sağlık bilançosu bununla sınırlı kalmadı. Arama-kurtarma ve enkaz kaldırma çalışmalarına katılan itfaiyeciler, polisler, sağlık çalışanları, inşaat işçileri ve gönüllüler arasında yıllar içinde çok sayıda kişi ciddi hastalıklarla karşı karşıya kaldı.

Aşağı Manhattan'da yaşayanlar, çalışanlar ve öğrenciler de maruziyetten etkilenen gruplar arasında yer aldı. 9/11 bağlantılı hastalıklar arasında çeşitli kanserler, solunum sistemi hastalıkları ve diğer kronik rahatsızlıklar bulunuyor. Bu sağlık sorunlarının önemli bir bölümü saldırıların hemen ardından değil, yıllar sonra ortaya çıktı.

Hayatta kalanlar yıllardır belgelerin açıklanmasını istiyordu

Yeni belgelerin açıklanması, saldırıların ardından hastalanan kişiler ve ilk müdahale ekipleri tarafından yıllardır yürütülen şeffaflık mücadelesinin de bir sonucu.

9/11 Health Watch, kent yönetiminin elindeki kayıtların açıklanması için dava açan kuruluşlardan biriydi.

Kuruluş ve 9/11 mağdurlarını temsil eden diğer gruplar, kamu kurumlarının saldırıların hemen ardından hava kalitesine ilişkin hangi bilgilere sahip olduğunun ortaya çıkarılmasını uzun süredir talep ediyordu.

Belge açıklamasıyla birlikte söz konusu davaların da çözüme kavuştuğu bildirildi.

Neden 25 yıl sonra?

Belgelerin tam olarak neden yıllarca kamuoyuna açıklanmadığı sorusu da tartışmanın önemli bir parçası.

Kent yönetimi, kayıtların yıllarca 68 kutu içerisinde bir belediye ofisinde tutulduğunu ve önemli bir bölümünün ancak 2025'te bulunduğunu söylüyor. Belgelerin farklı kurumların arşivlerinde dağınık halde bulunması ve bazı kayıtların kişisel veya güvenlik açısından hassas bilgiler içermesi, yayımlanmalarının gecikmesinde rol oynayan faktörler arasında gösteriliyor.

Belgeler yayımlanmaya devam edecek

Mamdani yönetimi, salı günü yayımlanan 170 binden fazla sayfanın son belge seti olmadığını açıkladı.

Kent yönetimi, saldırıların ardından Lower Manhattan'daki çevresel kontaminasyona ilişkin diğer kayıtların da inceleneceğini ve gerekli işlemlerin tamamlanmasının ardından önümüzdeki aylarda yeni belgelerin kamuoyuna açılacağını belirtiyor.

Belgelerin açıklanması, 11 Eylül saldırılarının 25'inci yıldönümünden yalnızca birkaç gün önce gerçekleşti.

Mamdani basın toplantısında 9/11 aileleri ve ilk müdahale ekipleri için daha fazla şeffaflık ve hesap verebilirliğin kentin sorumluluğu olduğunu vurgularken, toplantıya ilk müdahale ekipleri ve saldırılardan etkilenen aileler için uzun süredir daha fazla kaynak ayrılması çağrısı yapan Jon Stewart da katıldı.

Yaklaşık çeyrek yüzyıl sonra ortaya çıkarılan arşiv, saldırıların yalnızca o gün yaşanan terör saldırısından ibaret olmadığını; sağlık, çevre, kamu yönetimi ve devletin kriz dönemlerinde topluma hangi bilgileri aktardığı konusunda da uzun süreli bir miras bıraktığını bir kez daha gündeme taşıyor.

Kaynak: Gazete Oksijen