23 Şubat 2026, Pazartesi
Haber Giriş: 23.02.2026 10:16 | Son Güncelleme: 23.02.2026 11:08

12 yıl, Epstein, Netanyahu, Modi: İsrail'in Orta Doğu'ya getirmek istediği müttefiği

Hindistan Başbakanı Narendra Modi’nin İsrail’e yapacağı ikinci ziyaret, iki ülke arasındaki ilişkilerin ulaştığı düzeyi gözler önüne seriyor. İlk kez 12 yıl önce bir araya gelen iki liderin, bir zamanlar mesafeli ve gizli yürüttüğü ilişkiler artık açık bir stratejik ortaklığa dönüştü
12 yıl, Epstein, Netanyahu, Modi: İsrail'in Orta Doğu'ya getirmek istediği müttefiği
A+ Yazı Boyutunu Büyüt A- Yazı Boyutunu Küçült

Hindistan Başbakanı Narendra Modi, 4 Temmuz 2017’de Tel Aviv dışındaki Ben Gurion Havalimanı’na indiğinde, kırmızı halının diğer ucunda İsrailli mevkidaşı Binyamin Netanyahu onu bekliyordu.

Dakikalar sonra iki lider sarıldı. Havalimanında konuşan Modi, ziyaretini “çığır açan bir yolculuk” olarak nitelendirdi; bu, bir Hindistan başbakanının İsrail’e yaptığı ilk ziyaretti. Netanyahu ise 2014’te New York’taki ilk buluşmalarını hatırlatarak, “Hindistan ile İsrail arasındaki kalan duvarları yıkma konusunda anlaşmıştık” dedi.

Al Jazeera'nin haberine göre Modi, 25 Şubat’ta İsrail’e ikinci ziyaretini gerçekleştirmeye hazırlanırken, misyon büyük ölçüde tamamlamış durumda. Bir zamanlar Hindistan’da hoş karşılanmayan ve gizli yürütülen ilişki, bugün Yeni Delhi’nin en açık dostluklarından biri haline geldi.

Modi, Netanyahu’yu sık sık “sevgili dostum” diye tanımlıyor. Bu durum, Uluslararası Ceza Mahkemesi’nin 2024 sonlarında İsrail başbakanı hakkında Gazze’deki savaş sırasında işlendiği iddia edilen savaş suçları nedeniyle tutuklama kararı çıkarmış olmasına rağmen değişmedi.

Pragmatik dönüş ve arkasındaki bedeller

Hindistanlı diplomatlar ve yetkililer, İsrail’e yönelişi “pragmatik bir yaklaşım” olarak savunuyor. Onlara göre teknoloji ve askeri uzmanlık alanında sunabilecekleri nedeniyle İsrail görmezden gelinemeyecek bir ülke. Yeni Delhi aynı zamanda Arap müttefikleriyle ilişkileri güçlendirme çabalarını da sürdürüyor.

Analistlere göre bu dönüşün bir bedeli oldu: Filistin ve Hindistan’ın onunla ilişkileri açısından ve ayrıca bazı uzmanlara göre Hindistan’ın ahlaki itibarı bakımından.

Yeni Delhi merkezli Policy Perspectives Foundation düşünce kuruluşundan kıdemli araştırmacı Anwar Alam, “Hindistan’ın sözde realist dönüşü, Küresel Güney’de sahip olduğu ahlaki gücü zayıflattı” dedi.

Alam’a göre, Filistin topraklarında süren savaş ortamında Modi’nin ziyareti, “ırksal ayrımcılık" uygulayan İsrail devletini meşrulaştırmak anlamına geliyor.

İdeolojik yakınlaşma

Hindistan, sömürgecilik sonrası dünya düzeninde Filistin’in güçlü bir savunucusuydu. 1947’de Birleşmiş Milletler’in Filistin’i bölme planına karşı çıktı. 1988’de ise Filistin’i tanıyan ilk Arap olmayan ülkelerden biri oldu.

Soğuk Savaş’ın sona ermesi Hindistan resmen bağlantısız olsa da Sovyetler Birliği’ne yakındı. Daha sonraları ABD’ye açılım süreciyle birlikte Hindistan, Ocak 1992’de İsrail ile diplomatik ilişkiler kurdu.

O tarihten bu yana savunma iş birliği ilişkilerin omurgasını oluşturdu; son yıllarda ise bağlar başka alanlara da yayıldı.

2014’te Modi’nin iktidara gelişi, ilişkilerdeki en büyük değişimin katalizörü oldu. Modi’nin Hindu milliyetçisi Bharatiya Janata Partisi (BJP), Hindistan’ı dünya genelindeki Hindular için doğal bir yurt olarak gören bir ideolojiye dayanıyor. Bu yaklaşım, birçok açıdan İsrail’in kendisini Yahudiler için bir vatan olarak tanımlamasıyla benzerlik taşıyor.

Hem Modi hem de İsrail, eleştirmenlere göre daha geniş Müslüman karşıtı politikaları meşrulaştırmak için kullanılan bir ifade olan “İslami terörizm”i temel tehditlerden biri olarak görüyor.

Modi döneminde Hindistan, İsrail’in en büyük silah alıcısı haline geldi. 2024’te İsrail Gazze’de savaş yürütürken, Hindistanlı silah şirketleri İsrail’e roket ve patlayıcı sattı.

Modi’nin yaklaşan ziyareti öncesinde iki ülke savunma bağlarını daha da derinleştirmeyi amaçlayan bir mutabakat zaptı imzaladı. Hindistan, İsrail ile ortak balistik füze savunma sistemi geliştirme olasılığını araştırıyor. Modi’nin Kudüs’te İsrail parlamentosu Knesset’e hitap etmesi planlanıyor.

Washington merkezli Crisis Group’un İsrail-Filistin program direktörü Max Rodenbeck’e göre, Modi’nin konuşması BJP döneminde ilişkilerde yaşanan değişimin boyutunu vurgulaması açısından özel önem taşıyor.

Netanyahu için bu desteğin anlamı ne?

Rodenbeck’e göre ziyaret, Netanyahu açısından da kişisel önem taşıyor. İsrail, 7 Ekim saldırısına yol açan istihbarat zafiyetleri, Gazze savaşı ve yargı reformları nedeniyle Netanyahu hükümetinin referanduma dönüşen bir seçim sürecine aylar uzaklıkta.

Ziyaret, “İsrail’de seçim kampanyası başlarken Netanyahu’nun uluslararası devlet adamı imajını güçlendiren adeta kişisel bir jest gibi görünüyor” dedi Rodenbeck.

Gazze savaşı nedeniyle özellikle yükselen ekonomiler arasında İsrail’le açık dostluk sergilemeye istekli ülkelerin sayısı azalırken, Modi’nin ziyareti daha da anlam kazanıyor.

Observer Research Foundation’dan Kabir Taneja, “İsrail’in şu anda çok fazla dostu yok. Hindistan bu rolü üstleniyor. Modi'nin ziyareti İsrail’in tamamen izole olmadığını gösteriyor” dedi.

2017 ziyareti ve Epstein...

Analistlere göre Modi’nin bu haftaki ziyareti, 2017’deki tarihi temasın üzerine inşa edilecek. 2017'deki ziyaretten önce hiçbir Hindistan başbakanı İsrail’i ziyaret etmemişti. Alt düzey diplomatlar dahi İsrail ziyaretlerini Filistin temaslarıyla birlikte yürütürdü.

Modi bu politikayı bozdu. 2017’de Filistin’i ziyaret etmedi; Filistin’e ancak 2018’de gitti. Bu arada Netanyahu’yu Yeni Delhi’de ağırladı. Bu, bir İsrail başbakanının Hindistan’a yaptığı ilk ziyaretti.

2017 ziyareti yakın zamanda yeniden gündeme geldi. ABD Adalet Bakanlığı’nın Jeffrey Epstein dosyaları kapsamında yayımladığı bir e-posta, Epstein’ın Modi’ye yakın bir milyardere gezi sırasında tavsiyelerde bulunduğunu gösterdi.

6 Temmuz 2017’de Epstein, “Jabor Y” diye andığı kimliği belirsiz bir kişiye gönderdiği e-postada, “Hindistan Başbakanı Modi tavsiye aldı ve ABD başkanının yararına İsrail’de dans edip şarkı söyledi. Birkaç hafta önce görüşmüşlerdi… İŞE YARADI!” ifadelerini kullandı.

Hindistan Dışişleri Bakanlığı bu iddiaları “hüküm giymiş bir suçlunun saçma hezeyanları” olarak nitelendirdi.

Buna rağmen 2017 ziyareti ikili ilişkileri sağlamlaştırdı. Ticaret hacmi 1992’de 200 milyon dolardan 2024’te 6 milyar doların üzerine çıktı.

Hindistan, Çin’in ardından İsrail’in Asya’daki ikinci büyük ticaret ortağı. Ticarette elmas, petrol ve kimyasallar öne çıkıyor. Eylül ayında iki ülke İkili Yatırım Anlaşması imzaladı ve serbest ticaret anlaşması müzakerelerini tamamlama arayışında.

Halklar arasındaki bağlar

Geride kalan yıllarda halklar arası ilişkiler de gelişti. 7 Ekim 2023’teki Hamas saldırısından sonra İsrail Filistinli işçilerin çalışmasını yasaklayınca, binlerce Hintli İsrail’de inşaat sektöründe çalışmak için başvurdu.

Taneja, “Modi göreve geldiğinden beri Hindistan ile İsrail arasında oldukça derin bir stratejik ve ekonomik ilişki var” dedi. Modi, Hamas’ın öncülük ettiği saldırıyı kınayan ve İsrail’e destek veren ilk dünya liderlerinden biri oldu.

Taneja’ya göre bu durum Hindistan’ın terörle mücadele söylemiyle örtüşüyor: “İsrail, Hindistan’ın terörizm konusunda benzer krizlerle karşı karşıya olduğunu düşündüğü bir ülke.”

Hindistan, Pakistan’ı kendi topraklarında ve Hindistan kontrolündeki Keşmir’de silahlı saldırıları desteklemekle suçluyor. Pakistan ise bazı saldırıların kendi vatandaşlarınca gerçekleştirildiğini kabul etmekle birlikte, bunları eğittiği ya da finanse ettiği iddialarını reddediyor.

Ufukta farklı bir Orta Doğu mu var?

Modi yönetimindeki Yeni Delhi, İsrail’le yakın bağlarına rağmen iki devletli çözümü ve diyalog yoluyla barışı desteklediğini söyleyerek Filistin konusundaki pozisyonunu tamamen terk etmiş değil. Ancak işgal altındaki Filistin topraklarındaki savaş suçları konusunda İsrail’i eleştirme konusunda giderek daha çekingen davranıyor.

Hindistan’ın Filistin’e tarihsel desteği, Soğuk Savaş döneminde birçok gelişmekte olan ülkenin benimsediği bağlantısızlık hareketindeki rolüne dayanıyordu. Hindistan bağımsızlığını kazanmadan önce bile özgürlük mücadelesinin lideri Mahatma Gandhi, İsrail’in kurulmasını “Yahudilerin Araplar üzerine dayatılması” olarak eleştirmişti.

Hindistan artık politikasını bağlantısızlık olarak değil, “stratejik özerklik” olarak tanımlıyor. Taneja’ya göre Orta Doğu, bu politikanın gerçekten işlediği ve kazanç sağladığı tek coğrafya:

“Hindistan’ın İsrail, Arap güçleri ve İran’la iyi ilişkileri var. Bunun bir nedeni, Hindistan’ın bölgesel çatışmalara doğrudan müdahil olmaması.”

ABD Başkanı Donald Trump’ın baskısıyla Hindistan, İran’dan petrol alımını durdurdu ve Orta Asya ile Afganistan’a açılan stratejik kapı olarak gördüğü Çabahar Limanı projesindeki faaliyetlerini sonlandırma yönünde adımlar attı. Trump şimdi İran’a saldırı tehdidinde bulunuyor. ABD, diplomatik görüşmeler sürerken İran yakınlarına savaş gemileri ve jetler konuşlandırdı.

Rodenbeck, “Hindistan muhtemelen ABD ve İsrail’den ağır saldırılar almış ve bölgede artık güç projekte edemeyen bir İran’ın bulunduğu bir Orta Doğu’ya bakıyor olabilir. Böyle bir tabloda İsrail bölgesel bir hegemon olarak öne çıkacaktır” sözlerini kullandı ve ekledi:

'Hindistan muhtemelen bundan fayda sağlamak için konumlanıyor. Ayrıca Modi, İsrail’in Washington’da etkili olduğunu düşünüyor olabilir ve İsrail’le dostluğun Kongre ve Trump nezdinde puan kazandırmasını umuyor; ki Hindistan’ın buna ciddi ihtiyacı var'

Kaynak: Gazete Oksijen