Fransa’da 21 Eylül’de Paris banliyösündeki bir lisede başlayan öğrenci protestoları kısa sürede ülke geneline yayıldı. Okullardaki personel eksikliği, kalabalık sınıflar, kötü durumdaki binalar ve eğitimde eşitsizliklere tepkiyle başlayan hareket, üçüncü haftasında yüzlerce liseyi etkileyen geniş çaplı bir mobilizasyona dönüştü.
Eğitim Bakanı Édouard Geffray, pazartesi günü ülke genelindeki 3 bin 700 lisenin 400 ila 500’ünde güvenlik koşulları nedeniyle derslerin tamamen veya kısmen durdurulacağını açıkladı. Île-de-France bölgesinde ise 160’tan fazla lisenin, yani bölgedeki okulların üçte birinden fazlasının kapalı olması bekleniyor.
Üniversiteler ve sendikalar da harekete katılıyor
Hükümetin asıl endişesi ise hareketin lise sınırlarını aşması. Yükseköğretim Bakanı Philippe Baptiste, pazartesi günü 30 ila 40 yükseköğretim yerleşkesinde eylemler nedeniyle aksama yaşanmasının beklendiğini açıkladı. Baptiste, lise ve üniversite hareketinin ülke çapında daha büyük bir “alevlenmeye” dönüşmesinden korktuğunu söyledi.
Salı günü yeni bir mobilizasyon düzenlenmesi bekleniyor. Lise ve öğrenci örgütleri 6 Ekim'i yeni bir büyük eylem günü olarak ilan ederken, eğitim sendikaları da öğrencilerin taleplerine destek veriyor. CGT, 6 Ekim'de lise ve üniversite öğrencilerinin yanında olacağını açıklarken, çalışanları da gösterilere katılmaya ve mevcut grev çağrılarından yararlanmaya çağırdı.
Eğitim alanındaki sendikalar CGT Éduc'action, FSU, FNEC FP FO, SUD Éducation, UNSA Éducation ve CFDT'nin ilgili federasyonları da öğrencilerin taleplerini destekleyen ortak bir çağrı yayımladı. Sendikalar; öğretmen ve personel eksikliği, kalabalık sınıflar, kötü durumdaki okul binaları ve eğitimdeki eşitsizliklere dikkat çekerken öğrencilerin protestolarına yönelik polis müdahalelerine de tepki gösterdi. 6 Ekim için eğitim çalışanlarına grev ve eylemlere katılma çağrısı yapıldı.
CGT'nin desteği bununla da sınırlı değil. Sendika, öğrencilerin örgütlenebilmesi için ülke genelindeki borsa du travail ve benzeri sendikal alanların açılacağını duyurdu. Enerji sektöründeki çalışanların da 6 Ekim'de kendi talepleri doğrultusunda greve çıkacağı belirtildi.
Taleplerin merkezinde eğitim koşulları var
Protestolar yalnızca belirli okullardaki personel eksikliğiyle sınırlı değil. Öğrenciler okulların fiziksel koşullarının kötüleşmesini, sınıfların kalabalıklaşmasını, öğretmenlerin yerine yeni personel atanmamasını ve eğitimde eşitsizlikleri protesto ediyor. Talepler arasında Parcoursup'un kaldırılması ve yükseköğretime erişimdeki seçiciliğin sona erdirilmesi de bulunuyor.
Sendikalar, öğrencilerin taleplerinin kendi uzun süredir dile getirdikleri sorunlarla örtüştüğünü belirtiyor. FSU ve bağlı sendikalar özellikle öğretmen açığı, sınıf mevcutları, bakımsız okul binaları ve lise reformunun yarattığı sorunlara dikkat çekiyor.
CGT Genel Sekreteri Sophie Binet de öğrencilerin öfkesinin eğitim koşullarındaki bozulmayla bağlantılı olduğunu savundu. Binet, hükümetin birkaç önleminin protestocuların taleplerini karşılamaya yetmeyeceğini belirterek kadro kesintilerinin geri alınmasını istedi.
Hükümet hem taviz hem güvenlik önlemi hazırlıyor
Başbakan Sébastien Lecornu, protestoları yatıştırmak amacıyla bakanlarına öğrencilerin taleplerine ilişkin beş başlıkta çalışma yürütme talimatı verdi. Hükümet ilk kararların ay sonından önce açıklanacağını duyurdu. Lecornu aynı zamanda güvenliğin mümkün olduğu her yerde derslerin yeniden başlamasını istedi.
Ancak hükümetin yaklaşımının diğer ayağını güvenlik önlemleri oluşturuyor. Protestolar sırasında çok sayıda çatışma ve gözaltı yaşanırken, hükümet yaklaşık 5 bin kişinin gözaltına alındığını ve bunların büyük bölümünün reşit olmadığını açıkladı. 24 okulun da yakıldığı veya yağmalandığı bildirildi.
Hükümet ayrıca protestoların ardından “casseurs-payeurs” olarak adlandırılan yasa tasarısının Senato gündemine alınmasını hızlandırdı. Tasarı, bir grup içinde meydana gelen zararlardan, doğrudan eylemi gerçekleştirmemiş kişilerin de belirli koşullarda sorumlu tutulabilmesini öngörüyor. İlk görüşmenin 27 Ekim'de yapılması planlanıyor.
Hükümetin güvenlik vurgusuna karşın öğrenci hareketi şimdilik geri çekilmiş görünmüyor. Paris banliyösünden ülkenin farklı bölgelerine yayılan protestolar, öğrencilerin yanı sıra üniversiteleri ve eğitim sendikalarını da içine alan daha geniş bir mobilizasyona dönüşüyor. 6 Ekim'deki eylemler, hareketin lise protestoları olarak mı kalacağını yoksa daha geniş bir toplumsal ve sendikal mobilizasyona mı dönüşeceğini gösterecek.
Kaynak: Gazete Oksijen

