Fransa’daki lise protestoları Avrupa Parlamentosu’nda yeni bir siyasi tartışmanın merkezine yerleşti. Avrupa Parlamentosu’nun sağcı grubu Avrupa Muhafazakârları ve Reformistleri’nin (ECR) Başkan Yardımcısı Charlie Weimers, Avrupa Sol İttifakı’nın (ELA) Avrupa Birliği’nin temel değerlerini ihlal edip etmediğinin soruşturulması için imza toplamaya başladı.
Politico’nun gördüğü e-postaya göre girişim, ELA’nın Avrupa siyasi partileri sicilinden çıkarılmasına kadar uzanabilecek bir süreci tetiklemeyi amaçlıyor. Böyle bir karar, ittifakın AB fonlarını kaybetmesi ve Avrupa siyasi partisi statüsünü yitirmesi anlamına gelebilir.
Weimers, girişimin gerekçesi olarak ELA’nın Fransa’daki üyesi La France Insoumise’i (LFI) gösteriyor. Fransa Başbakanı Sébastien Lecornu’nun ofisi, ülke genelinde yayılan ve bazıları şiddet olaylarına dönüşen lise protestolarının LFI tarafından organize edildiğini öne sürmüştü. LFI bu suçlamayı reddederken, protestoların eğitim sistemindeki personel eksikliği ve kötü koşullara yönelik öğrenci tepkilerinden kaynaklandığını savunuyor. Reuters da Fransa istihbaratının hareketin LFI ve bağlantılı aktörler tarafından organize edildiği yönündeki değerlendirmesini aktarırken, LFI bu iddiayı reddetti.
Weimers'ın girişiminin Avrupa Parlamentosu genel kuruluna taşınabilmesi için 16 Ekim'e kadar en az üç siyasi gruptan toplam 180 imza toplaması gerekiyor. Önerinin 19 Ekim'deki genel kurul oturumunda gündeme gelmesi bekleniyor. Genel kurulda sürecin başlatılabilmesi için merkez sağ Avrupa Halk Partisi'nin desteği de kritik olacak. EPP lideri Manfred Weber'in ofisi konu hakkında yorum yapmadı.
ELA: AB değerlerini ihlal etmiyoruz
Avrupa Sol İttifakı ise girişime tepki gösterdi. ELA Eş Başkanı Catarina Martins, gençlerin daha iyi eğitim talebiyle düzenlediği protestoları desteklemenin AB değerlerinin ihlali anlamına gelmediğini söyledi.
Martins, ECR'nin Avrupa'daki siyasi partilerin AB değerleriyle uyumunu denetleyen mekanizmayı siyasi amaçlarla kullandığını savundu. ELA'nın açıklamasına göre asıl dikkat edilmesi gereken, aşırı sağ partiler hakkındaki benzer ihlal iddiaları.
Fransa'da LFI'nin yasaklanması tartışması da protestolarla birlikte yeniden gündeme geldi. Cumhuriyetçiler'in lideri ve cumhurbaşkanı adayı Bruno Retailleau, 1 Ekim'de LFI'nin yasaklanması konusunun tartışmaya açılması gerektiğini söyledi. Retailleau, partiyi şiddete hayran olmakla suçladı.
Mekanizma sağdan sola kayıyor
Avrupa Parlamentosu temmuz ayında, Almanya'nın aşırı sağ partisi AfD'nin de içinde bulunduğu Avrupa Egemen Milletler Partisi (ESN) hakkında resmi inceleme başlatılmasını istedi. Parlamento 7 Temmuz'daki gizli oylamada 414'e karşı 224 oyla Avrupa Siyasi Partileri ve Avrupa Siyasi Vakıfları Otoritesi'ne (APPF) ESN'nin AB değerleriyle uyumunu inceleme görevi verdi.
ESN, 2024'te AfD öncülüğünde kuruldu. İttifakta Fransa'dan Reconquête ve Polonya'dan Konfederacja gibi partiler de bulunuyor. APPF'nin hazırladığı dosyada ESN üyesi partilerin açıklamaları ve faaliyetleri üzerinden insan onuru, demokrasi, hukukun üstünlüğü ve azınlık hakları gibi AB'nin temel değerleriyle ilgili şüpheler ortaya konuldu. Dosyada ırkçı, antisemitik, LGBTİ+ karşıtı ve göçmen karşıtı açıklamalara ilişkin örnekler de yer aldı.
ESN hakkında başlatılan süreç, Avrupa siyasi partileri açısından önemli bir ayrım da ortaya koyuyor. Avrupa Parlamentosu'ndaki siyasi grup ile Avrupa düzeyindeki siyasi parti hukuken aynı yapı değil. Dolayısıyla ESN'nin Avrupa siyasi partisi statüsünü kaybetmesi, doğrudan AfD'li milletvekillerinin Avrupa Parlamentosu'ndaki siyasi grup faaliyetlerinin sona ermesi anlamına gelmiyor. Esas sonuç, partinin AB bütçesinden aldığı finansmanı ve Avrupa siyasi partisi statüsünü kaybetmesi olabilir.
Şimdi ECR'nin girişimiyle benzer bir mekanizmanın bu kez Avrupa solunun çatı kuruluşu ELA için işletilmesi isteniyor. Ancak iki dosya arasında önemli bir fark bulunuyor: ESN hakkında Parlamento'nun onayladığı resmi bir APPF incelemesi zaten başladı; ELA konusunda ise henüz ECR'nin imza toplama aşamasındaki girişimi söz konusu.
Kaynak: Gazete Oksijen

