12 Eylül 2026, Cumartesi
Gece Modu Gece Modu Gündüz Modu Gündüz Modu
Haber Giriş: 12.09.2026 16:44 | Son Güncelleme: 12.09.2026 16:58

Al Jazeera analizi: BRICS neden önemli, masada neler var?

BRICS liderleri, ABD ve İsrail’in İran savaşı, Rusya-Ukrayna savaşı ve küresel ekonomik sorunların gölgesinde Yeni Delhi’de bir araya geliyor. Zirvede ticaret, enerji, yapay zeka ve dolardan bağımsız ödeme sistemleri de ele alınacak
Al Jazeera analizi: BRICS neden önemli, masada neler var?
A+ Yazı Boyutunu Büyüt A- Yazı Boyutunu Küçült

BRICS ülkelerinin liderleri, küresel siyasette ve ekonomide önemli kırılmaların yaşandığı bir dönemde Hindistan’ın başkenti Yeni Delhi’de bir araya geliyor. 12-13 Eylül’de düzenlenecek 18. BRICS Zirvesi’nin gündeminde ekonomi ve ticaretin yanı sıra ABD ve İsrail’in İran’a yönelik savaşı, Rusya-Ukrayna savaşı ve üye ülkeler arasındaki bölgesel gerilimler bulunuyor.

Hindistan Başbakanı Narendra Modi’nin ev sahipliğindeki zirve için Yeni Delhi’de yaklaşık 30 bin ek güvenlik görevlisi görevlendirildi. Diplomatların kaldığı otellerin çevresindeki yollar trafiğe kapatılırken, Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan ve Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri Antonio Guterres cuma günü başkente ulaştı. Çin Devlet Başkanı Şi Cinping de yedi yıl aradan sonra Hindistan’ı ziyaret ederek zirveye katılıyor.

BRICS’in bu yılki toplantısı, bir yandan grubun küresel ekonomide Batı merkezli kurumlara alternatif olma iddiasını güçlendirmeye çalıştığı, diğer yandan üyeler arasındaki görüş ayrılıklarının arttığı bir döneme denk geliyor.

Al Jazeera, küresel gerilimlerin gölgesinde geçecek zirveyi yazdı:

BRICS’in ağırlığı büyüyor

Brezilya, Rusya, Hindistan, Çin ve Güney Afrika’nın oluşturduğu BRICS, 2006’da kuruldu. İlk BRIC zirvesi 2009’da düzenlendi, Güney Afrika ise 2010’da gruba katıldı.

2023’te Mısır, Etiyopya, İran, Suudi Arabistan ve Birleşik Arap Emirlikleri’nin katılımıyla genişleme kararı alan BRICS’e Endonezya da 2025’te dahil oldu. Böylece grubun üye sayısı 11’e çıktı.

BRICS ülkeleri bugün dünya nüfusunun yaklaşık yüzde 49’unu ve küresel gayrisafi yurt içi hasılanın yaklaşık yüzde 40’ını temsil ediyor.

Grubun temel hedeflerinden biri, küresel ekonomik ve siyasi sistemde Batı’nın ağırlığına karşı daha fazla hareket alanı oluşturmak. Ancak BRICS, NATO ya da Avrupa Birliği gibi üyelerinin dış politika konularında ortak hareket etmek zorunda olduğu bir ittifak niteliğinde değil.

Bu durum, özellikle son dönemde grubun karşı karşıya kaldığı bölgesel krizlerde belirginleşiyor.

Ekonomide gündem: Ticaret, enerji ve dolar

Zirvenin ana başlıklarından biri, Batı yaptırımları altında bulunan üyelerin ekonomilerini güçlendirmek olacak.

Hindistan’ın dönem başkanlığında zirvenin teması “Dayanıklılık, Yenilik, İşbirliği ve Sürdürülebilirlik için İnşa” olarak belirlendi.

Liderlerin ticaret, enerji işbirliği, yapay zeka ve teknoloji alanlarında ortaklıkları geliştirmesi bekleniyor. Özellikle Batı yaptırımlarının Rusya ve İran üzerindeki etkisi nedeniyle sınır ötesi ödeme sistemleri gündemde olacak.

Rusya’nın da BRICS ortaklarıyla ticaret ödemelerinde dijital para kullanımını görüşmesi bekleniyor.

Ancak bu tartışmaların kısa vadede doların yerine geçecek ortak bir para birimine dönüşmesi beklenmiyor. Uzmanlara göre BRICS ülkeleri arasındaki ekonomik farklılıklar, ortak para birimi oluşturulmasını gerçekçi olmaktan uzaklaştırıyor.

Bu nedenle tartışmanın daha çok alternatif ödeme kanalları ve yaptırımların etkisini azaltacak ticaret mekanizmaları üzerinde yoğunlaşması bekleniyor.

İran savaşı BRICS’i zorluyor

Zirvenin en hassas başlıklarından biri ABD ve İsrail’in İran’la savaşı olacak.

BRICS dışişleri bakanları mayıs ayında düzenlenen toplantıda İran’a yönelik savaşı ortak bir bildiriyle kınama konusunda anlaşamamıştı. İran Cumhurbaşkanı Pezeşkiyan’ın zirvede savaşın bölgesel ve ekonomik sonuçlarını gündeme getirmesi bekleniyor.

İran, savaşın başlamasının ardından Körfez’deki ABD askeri hedefleri ve sivil altyapılara yönelik saldırılar düzenledi. Bu saldırılarda Birleşik Arap Emirlikleri’nde 15 kişinin öldüğü belirtiliyor.

Ancak İran’ın BRICS üyesi BAE ile doğrudan karşı karşıya gelmesi, grubun savaş konusunda ortak bir tutum oluşturmasını zorlaştırıyor. Hindistan da bir yandan İran’la ilişkilerini sürdürürken diğer yandan İsrail ve ABD ile bağlarını korumaya çalışıyor.

Bu nedenle zirveden ABD ve İsrail’i doğrudan hedef alan sert bir açıklama çıkması beklenmiyor. Bunun yerine ülkelerin egemenliği, toprak bütünlüğü ve meşru güvenlik kaygıları gibi daha genel ifadeler üzerinde uzlaşılması öngörülüyor.

Rusya-Ukrayna savaşı

Rusya’nın Ukrayna savaşı da liderlerin gündeminde olacak.

Ancak BRICS içinde bu konuda ortak bir tutum oluşturmak yeni bir sorun değil. 2025’te Rio de Janeiro’da düzenlenen zirvede yayımlanan ortak bildiride Rusya doğrudan eleştirilmemiş, bunun yerine Ukrayna’nın Rusya’ya yönelik saldırıları kınanmıştı.

Bu yıl da benzer bir dil kullanılması bekleniyor.

Rusya açısından zirvenin daha geniş bir siyasi anlamı da bulunuyor. Moskova, Batı ile ilişkilerinin gerildiği bir dönemde Putin’in Çin, Hindistan ve diğer gelişmekte olan ülkelerin liderleriyle aynı masada görünmesini, Rusya’nın uluslararası izolasyona uğramadığı mesajını vermek için kullanabilir.

Zirve ayrıca ABD Başkanı Donald Trump ile Şi Cinping arasında 24 Eylül’de yapılması beklenen görüşmenin hemen öncesinde gerçekleşiyor.

Şi’nin yedi yıl sonra Hindistan ziyareti

Çin Devlet Başkanı Şi Cinping’in yedi yıl aradan sonra Hindistan’a gitmesi, zirvenin öne çıkan diplomatik başlıklarından biri.

Hindistan ve Çin arasındaki ilişkiler, 2020’de Himalayalar’daki ölümcül sınır çatışmasından bu yana ciddi biçimde gerilmişti. Son dönemde ilişkilerde yumuşama işaretleri görülse de iki ülke arasında sınır anlaşmazlığı, ticaret açığı ve bölgesel nüfuz mücadelesi nedeniyle güvensizlik devam ediyor.

Zirve, Modi ve Şi’ye ikili ilişkilerdeki sorunları ele almak için de fırsat sağlayacak.

Ancak BRICS içinde Hindistan ile Çin'in örgütün nasıl bir rol üstlenmesi gerektiğine ilişkin yaklaşımları da farklılaşıyor.

BRICS ne kadar Batı karşıtı?

BRICS’in büyümesi, özellikle Washington’da grubun ABD’ye karşı ekonomik ve siyasi bir blok haline gelip gelmediği tartışmasını güçlendirdi.

Trump, BRICS’i daha önce “Amerikan karşıtı” olarak nitelendirmiş ve grubun doların küresel hakimiyetini tehdit edebileceğini savunmuştu.

Ancak uzmanlara göre BRICS’in üyelerini tek bir anti-Amerikan çizgide buluşturduğunu söylemek mümkün değil.

Rusya ve Çin, BRICS’i ABD ve Batı gücüne karşı bir denge unsuru olarak görürken Hindistan daha farklı bir yaklaşım benimsiyor. Yeni Delhi, örgütü Batı karşıtı bir ittifak olmaktan çok, Batı dışındaki ülkelerle yeni ortaklıklar kurmasını ve stratejik özerkliğini güçlendirmesini sağlayan bir platform olarak değerlendiriyor.

Bu farklılıkların zirvede ortadan kalkması beklenmiyor.

Asıl mesele: Farklılıkları yönetebilmek

BRICS'in geleceği açısından temel soru, üyelerin bütün jeopolitik meselelerde aynı görüşü savunup savunamayacağı değil, anlaşmazlıklara rağmen ekonomik ve siyasi işbirliğini sürdürebilip sürdüremeyeceği.

İran savaşı, Yemen'deki çatışmalar, Hindistan-Çin sınır anlaşmazlığı ve Rusya-Ukrayna savaşı, grubun üyeleri arasındaki çıkar farklılıklarını açık biçimde ortaya koyuyor.

Buna rağmen ülkelerin BRICS çatısı altında buluşmasının ortak bir nedeni bulunuyor: Küresel kurumlarda daha fazla söz sahibi olmak, Batı merkezli finans sistemine alternatifler geliştirmek ve herhangi bir büyük gücün yaptırım, gümrük tarifesi veya siyasi baskısından kaynaklanabilecek riskleri azaltmak.

Bu nedenle BRICS'in kısa vadede NATO benzeri siyasi bir ittifaka dönüşmesi beklenmese de genişleyen grup, daha çok kutuplu bir dünya düzeninin önemli platformlarından biri olmayı sürdürüyor.

Washington açısından da asıl mesele, BRICS'in birleşik bir anti-ABD ittifakına dönüşmesinden çok, neden bu kadar çok ülkenin böyle bir platforma ihtiyaç duyduğunu anlamak.

Uzmanlara göre ABD, stratejik özerklik arayışını doğrudan düşmanlık olarak gördüğü sürece, ülkelerin BRICS gibi alternatif yapılara yönelme eğilimini daha da güçlendirebilir.

Kaynak: Gazete Oksijen