İsrail Füze Savunma Teşkilatı Başkanı Moshe Patel, İsrail'in Doğu Akdeniz'deki müttefiki Yunanistan için inşa ettiği 3,5 milyar dolarlık kademeli hava savunma sisteminin komuta-kontrol mekanizmasına ait kaynak kodlarının Atina ile paylaşılmayacağını açıkladı.
İsrail'in kaynak kodunu paylaşmama kararı, Yunanistan'ın kendi hava savunma sistemi üzerindeki özerkliğini tehlikeye atarken, Basra Körfezi ülkeleri gibi İsrail teknolojisini satın alan diğer müşteriler açısından da soru işaretleri yaratıyor.
Middle East Eye'ın haberine göre Yunanistan, ağustos ayında İsrail'den 3,5 milyar dolarlık bir hava savunma sistemi satın alma konusunda anlaşmaya varmıştı. Bu anlaşma, İsrail tarihinin en büyük tekil silah ihracatı sözleşmesi olma niteliğini taşıyor.
Middle East Eye'a konuşan ABD'li bir yetkili, İsrail'in hava savunma sistemleri ihracatını genişletmeyi hedeflediğini ve Birleşik Arap Emirlikleri’ni (BAE) de potansiyel alıcılar arasında gördüğünü belirtti.
Kathimerini dün yayınladığı haberde İsrail'in kaynak kodlarını Yunanistan'a vereceğini söylemişti.
Kaynak kodu neden önemli?
Hava savunma sistemleri komuta-kontrol yazılımları, sensörler, radarlar, önleme füzeleri ve fırlatıcılar dahil olmak üzere çok sayıda karmaşık bileşenden oluşuyor.
İsrail tarafından tasarlanan kademeli hava savunma ağı, insansız hava araçlarından (İHA) uzun ve kısa menzilli füzelere kadar geniş bir tehdit yelpazesini bertaraf etmeyi amaçlıyor.
Komuta-kontrol sisteminin kaynak koduna erişim sağlanması, Yunan mühendis ve teknisyenlerin İsrail’in teknik bilgisine bağımlı kalmadan sistemi güncelleyebilmesine ve bakımını yapabilmesine olanak tanıyordu.
İsrail Füze Savunma Örgütü Direktörü Moshe Patel, Yunanistan'ın Kathimerini gazetesine verdiği mülkiyette Yunanistan'ın koda erişimi olup olmayacağı sorusuna, "Hayır. Çünkü kaynak kodu, anlaşmanın kullanım lisansına dahil edilmedi" yanıtını verdi.
Tepkiler üzerine İsrail'den geri adım
Patel'in bu açıklamasının ardından İsrail Savunma Bakanlığı bir bildiri yayımlayarak Atina'nın çeşitli hava savunma sistemlerinin komuta ve kontrolüne erişmesine imkan tanıyacak "Yunan kaynak kodu" geliştirmek için Atina ile birlikte çalışılacağını duyurdu.
İsrail Savunma Bakanlığı açıklamasında şu ifadelere yer verildi:
"Program kapsamında geliştirilecek Yunan kaynak kodu, ona yapılan tüm değişiklik ve eklemelerle birlikte tamamen Yunanistan'ın özel kontrolünde kalacak ve Yunanistan'ın operasyonel gereksinimlerine göre uyarlanacaktır."
Teknolojik kontrol ve 'Kill Switch' tartışması
İsrail Füze Savunma Örgütü'nün sergilediği ilk çekimser tutum, Tel Aviv'in sistem üzerindeki kontrol düzeyine ilişkin endişeleri tamamen gidermiş değil. Genel bir kural olarak, gelişmiş askeri teçhizat ihraç eden ülkeler sattıkları sistemler üzerindeki teknolojik üstünlüklerini koruma eğilimi gösteriyor.
Örneğin, ABD'nin beşinci nesil F-35 savaş uçakları üzerinde "kill switch" (uzaktan kilitleme/durdurma mekanizması) bulundurduğu yaygın bir kanaat olarak öne sürülüyor. ABD Savaş Bakanlığı (Savunma Bakanlığı) bu iddiayı reddetse de F-35'ler tamamen Amerikan yazılımı, verileri ve programlarına bağımlı olarak görev yapıyor.
İsrail Savunma Bakanlığı, bu anlaşmayla birlikte tarihte ilk kez "balistik füzelerden hava tehditlerine ve düşman İHA'larına kadar geniş bir yelpazeye karşı eksiksiz bir savunma hattı tedarik edeceğini" belirtti.
ABD'den ilk yorum
Kathimerini'nin haberine göre ABD Dışişleri Bakanlığı, Yunanistan ile İsrail arasında imzalanan ve Doğu Akdeniz'deki askeri dengeleri etkileyecek olan Aşil Kalkanı hava savunma ağı anlaşmasını memnuniyetle karşıladığını açıkladı.
Yapılan açıklamada, iki ülke arasındaki bu stratejik iş birliğinin ortak güvenlik hedeflerini ileriye taşıdığı ifade edildi.
Söz konusu anlaşma kapsamında tedarik edilecek orta ve uzun menzilli anti-balistik füze sistemi Davut Sapanı (David’s Sling), İsrailli savunma sanayii devi Rafael ile Amerikalı Raytheon firması tarafından ortaklaşa geliştirilmişti.
Ankara-Atina hattında tarafsızlık mesajı
ABD tarafı, iki NATO müttefiki olan Yunanistan ve Türkiye’ye aralarındaki anlaşmazlıkları ikili müzakereler ve diplomasi yoluyla çözmeleri yönündeki çağrısını yineledi.
Diğer yandan Atina yönetimi, ABD'de 3 Kasım'da gerçekleştirilecek ara seçimler öncesinde, ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio’nun ekim ayında Yunanistan'a yapması muhtemel ziyareti bekliyor.
Diplomatik temaslar sürerken, ABD'nin Atina Büyükelçisi Kimberly Guilfoyle ile Savaş Bakanlığı (Savunma Bakanlığı) Müsteşarı Elbridge Colby bir araya gelerek ikili savunma bağlarını ele aldı.
Görüşmede Yunanistan'ın savunma harcamalarındaki yüksek paya ve orduyu modernizasyon çalışmalarına dikkat çekildi.
Bu modernizasyon hamlelerinin en kritik ayağını ise Yunanistan’ın 2029 yılında teslim almayı hedeflediği 20 adet F-35 savaş uçağı tedariki oluşturuyor.
Kaynak: Gazete Oksijen





