Zimbabve’nin başkenti Harare bir süredir Çinli zenginlerin ilgisine uğruyor. Emlak danışmanlarıyla yapılan görüşmelere göre şehirde 500 bin ila 2 milyon dolar arasında değişen lüks konutlara yönelik Çinli alıcıların artan talebi bulunmakta.
Pam Golding Properties ve Guest and Tanner gibi en az iki emlak şirketi, yeni müşterilere hizmet verebilmek için Mandarin dili konuşan personel istihdam etti.
Bloomberg'in haberine göre eXp Realty Harare ofisinde çalışan emlak danışmanı Kura Chihota, Çinli alıcıların çoğunlukla nakit ödeme yaptığını belirterek, bunun işlemleri hızlandırdığını ve müzakerelerde önemli avantaj sağladığını ifade etti.
Diğer ülkelerden farklı bir profil: Zengin Çinli yatırımcılar
Zimbabve’ye gelen Çinliler, diğer gelişmekte olan ülkelerdeki göçmenlerden farklı bir profil çiziyor. Bu ülkelerde Çinli göçmenler genellikle düşük gelirli işçilerden oluşurken, Zimbabve’deki Çinliler çoğunlukla varlıklı kesimden geliyor.
Bu durumun nedeni olarak Zimbabve’nin yüksek okuryazarlık oranı, yerleşik sanayi altyapısı ve eğitimli iş gücü gösteriliyor. Ayrıca ülkenin doğal kaynak gelirlerini artırma politikası, Çinli yatırımcıların madencilik ve iş dünyasında yüksek gelirli pozisyonlara yönelmesine neden oluyor.
“Harare yatırım için doğru yer”
Çin-Zimbabve Değişim Merkezi kurucusu Steve Zhao, Harare’nin yatırım açısından cazip bir şehir olduğunu belirterek, daha önce turist olarak gelen birçok kişinin yatırımcıya dönüştüğünü söyledi. Zhao, Çinli yatırımcıların perakendeden madenciliğe kadar birçok sektörde faaliyet gösterdiğini ifade etti.
Çin-Zimbabve ilişkilerinin tarihi kökleri
Çin ile Zimbabve arasındaki ilişkiler 1970’lere kadar uzanıyor. Çin, bağımsızlık mücadelesi sırasında Robert Mugabe liderliğindeki güçlere destek verdi. Bağımsızlık sonrası Mugabe’nin “Doğu’ya Bak” politikası, Çin ile ilişkilerin güçlenmesini sağladı.
Günümüzde Çinli şirketler, Zimbabve’nin lityum üretiminin büyük kısmını kontrol ediyor. Ayrıca çelik fabrikaları, krom madenleri, enerji santralleri ve tarım yatırımlarıyla ülkede geniş bir ekonomik etki alanı oluşturmuş durumda. Harare Havalimanı’nın genişletilmesi ve yeni parlamento binasının inşası da Çin destekli projeler arasında yer alıyor.
Şehirde “Asya etkisi” hissediliyor
Harare, sömürge döneminden kalan mimari ve kültürel izlerini korurken, yeni Çin etkisi şehirde giderek daha görünür hale geliyor.
Belgravia bölgesinde yer alan San de Li kompleksi, Çin restoranları, süpermarketler ve kumarhanesiyle dikkat çekiyor. Bölgede Mandarin tabelalar, Çin ürünleri ve Asya mutfağı giderek yaygınlaşıyor.
Restoran çalışanları da müşteri talebi doğrultusunda Mandarin öğrenmeye başlıyor. Bölgede çalışan bir garson, özellikle öğle ve akşam saatlerinde yoğunluğun arttığını belirtiyor.
Altyapı sorunları ve ekonomik zorluklar sürüyor
Zimbabve, bağımsızlığını 1980 yılında kazanmış olmasına rağmen, ekonomik politikalar nedeniyle altyapı ciddi şekilde zarar gördü. Başkentte su kesintileri yaşanıyor, sokak aydınlatmaları çalışmıyor ve yollar bozuk durumda bulunuyor.
Yetkililer, Çin yatırımlarının ülkenin ekonomik ve sosyal yapısında önemli değişimlere yol açtığını kabul ediyor. Özellikle gayrimenkul projeleri başkentin bazı bölgelerinin görünümünü değiştirmiş durumda.
Nakit ödemeler ve vergi tartışmaları
Emlak sektöründe faaliyet gösteren birçok kişi, Çinli alıcıların genellikle nakit ödeme yaptığını ve bunun vergi takibini zorlaştırdığını belirtiyor.
Bu durum yasa dışı olmasa da işlemlerin şeffaflığını azaltıyor. Ayrıca yüksek enflasyon ve istikrarsız para birimi nedeniyle mortgage sisteminin yaygın kullanılmadığı ifade ediliyor.
Konut fiyatları hızla yükseliyor
Emlakçılara göre Çinli alıcıların artan ilgisi, Harare’de konut fiyatlarının çift haneli oranlarda yükselmesine neden oluyor.
Lüks bölgelerde yer alan evler genellikle geniş bahçelere, yüzme havuzlarına ve özel enerji ile su kaynaklarına sahip bulunuyor. Bu evler, şehrin en iyi özel okullarına yakın konumda yer alıyor.
Ekonomik fırsat mı, sosyal dönüşüm mü?
Emlak sektörü temsilcileri, Çinli yatırımcıların ülke ekonomisi için genel olarak olumlu bir gelişme olduğunu düşünüyor.
Bir emlak yöneticisi, Çinli alıcı sayısının istikrarlı şekilde arttığını belirterek, diğer yatırımcıların ülkeden çıkmaya çalıştığı bir dönemde Çinlilerin yatırım yapmasının dikkat çekici olduğunu ifade etti.
Zimbabve’de Çin etkisi, ekonomik fırsatlarla birlikte sosyal ve kültürel dönüşümü de beraberinde getiriyor.
Kaynak: Gazete Oksijen



