ABD Başkan Yardımcısı JD Vance, Macaristan Başbakanı Viktor Orban’ın seçim kampanyasına destek vermek için bulunduğu Budapeşte’deki iki günlük ziyaretini tamamlamak üzereyken, Trump’tan kariyerinin en ağır dış politika görevini aldı: İran ile yürütülen yüksek riskli barış görüşmelerine liderlik etmek.
Wall Street Journal'ın haberine göre bu görev, Trump sonrası Beyaz Saray’ın varisi olarak görülen genç siyasetçi için en büyük test niteliğinde.
Reuters'ın haberine göre üst düzey bir İranlı yetkili, ABD'nin dondurulmuş İran varlıklarının serbest bırakılmasına onay verdiğini aktardı.
Savaşın ilk günlerinde askeri müdahalelerden uzak durmaya çalışan Vance, şimdi çatışmanın sonucuyla doğrudan bağlantılı bir konuma geldi. Üst düzey bir yetkiliye göre Trump, müzakerelere ağırlık kazandırmak amacıyla yardımcısını bizzat görevlendirdi.
İslamabad masasında dev isimler
Cumartesi günü İslamabad’da gerçekleşecek zirvede Vance’in yanında tanıdık isimler olacak: Trump’ın damadı Jared Kushner ve özel temsilci Steve Witkoff. Altı haftadır devam eden ABD hava saldırılarıyla zayıflayan İran rejimini ise iki deneyimli isim temsil edecek:
İran Meclis Başkanı Muhammed Bakır Galibaf ve geçen yıl "Müzakere: Diplomasinin Gücü" adlı kitabını yayımlayan Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi.
Vance, İran rejiminin kendisini özellikle istediği yönündeki iddiaları reddederek, "Müdahil olmak istedim çünkü bir fark yaratabileceğimi düşündüm" sözlerini kullandı.
Buna rağmen masadaki ayrılıklar derinliğini koruyor. İran'ın uranyum zenginleştirme hakkı konusundaki ısrarı, Beyaz Saray için hala bir "kırmızı çizgi."
JD Vance has landed in Pakistan. This time, Asim Munir is wearing a suit while welcoming him; previously, he wore a military uniform when welcoming the Iranian delegation. pic.twitter.com/hrCDDC6gdB
— Clash Report (@clashreport) April 11, 2026
'Savaşlara hayır' derken kendisini savaşların tam ortasında bulan isim
Vance’in müzakereci kimliği, kendi siyasi tabanında da tartışma yaratıyor. Bir zamanlar "yeni savaşlara hayır" diyen Vance, şimdi bir savaşın ortasında diplomatik çözüm arıyor.
Yakın çevresi, Vance’in anti-savaş görüşleri nedeniyle Trump’ın yanında "yumurta kabukları üzerinde yürüyormuş gibi" hissettiğini söylese de, sözcüsü bu iddiaları yalanlayarak "O kadar yumurta kabuğu üzerinde yürüyor ki, şu an başkanın isteğiyle Pakistan yolunda" dedi.
Oksijen'in notu: "Yumurta kabukları üzerinde yürümek", birini kızdırmamak, bir tartışmaya yol açmamak veya hassas bir durumu bozmamak için aşırı dikkatli, temkinli ve gergin davranmak anlamına geliyor.
Bölgesel güçler Rusya ve Çin faktörü
Eski BM Büyükelçisi Nikki Haley, müzakerelerin sadece bölgesel bir çatışma olmadığını hatırlatıyor. Haley, masada olmasalar da Rus istihbaratı ve Çin silahlarının İran rejimini ayakta tuttuğuna dikkat çekerek, "İranlılar kozlarını kaybederse Çin ve Rusya’nın kaybedecek çok şeyi olur. İran’ın direncini yüksek tutmaya çalışacaklardır" uyarısında bulundu.
Trump ise küresel piyasaları sarsan ekonomik belirsizliği sona erdirmek ve Hürmüz Boğazı’nı kalıcı olarak trafiğe açmak için sabırsızlanıyor. Vance, başkanın ilerleme kaydetmek konusunda "sabırsız" olduğunu ifade etti.
Müzakerelerden ne çıkabilir?
Müzakerelerin başarısız olması durumunda Vance, tüm faturanın kendisine kesileceğinin farkında. Eski Başkan Yardımcısı Mike Pence, Beyaz Saray’ın "güven ama doğrula" yaklaşımını benimsemesi gerektiğini ve ateşkes şartlarından herhangi bir sapmanın "rejimi devirecek ezici bir güçle" karşılanması gerektiğini savundu.
İslamabad’a uçmadan önce gazetecilere konuşan Vance, umutlu ama temkinli bir ton kullandı:
"İranlılar iyi niyetle müzakere etmeye hazırlarsa, biz de açık el uzatmaya hazırız. Ancak bizi oyalamaya çalışırlarsa, karşılarında pek de anlayışlı bir heyet bulamayacaklar."
Kaynak: Gazete Oksijen




