01 Haziran 2026, Pazartesi
Gece Modu Gece Modu Gündüz Modu Gündüz Modu
Haber Giriş: 01.06.2026 10:13 | Son Güncelleme: 01.06.2026 10:34

Ermenistan seçimleri: Adaylar kim? Türkiye ile ilişkiler nasıl etkilenebilir?

Uzmanlar, muhalefetin iktidara gelmesi halinde bile dış politikada köklü bir yön değişikliği beklenmediğini ifade ediyor
Ermenistan seçimleri: Adaylar kim? Türkiye ile ilişkiler nasıl etkilenebilir?
A+ Yazı Boyutunu Büyüt A- Yazı Boyutunu Küçült

Ermenistan'da seçmenler, 7 Haziran'da yapılacak parlamento seçimlerinde yeni yasama döneminin üyelerini belirlemek üzere sandık başına gidecek. Bu seçimler, Başbakan Nikol Paşinyan'ın 2018'de iktidara gelmesinden bu yana gerçekleştirilen üçüncü genel seçimlerde 17 siyasi parti ve iki seçim ittifakı yer alırken, kamuoyu yoklamalarında Paşinyan'ın liderliğini yaptığı Sivil Sözleşme Partisi önde görünüyor.

BBC'ye konuşan uzmanlar, seçimleri Ermenistan'ın son yıllarda izlediği Rusya'dan uzaklaşma ve Batı ile yakınlaşma politikasının geleceği açısından kritik bir dönemeç olarak değerlendiriyor. Paşinyan'ın yerine farklı bir liderin göreve gelmesinin, Erivan'ın Türkiye ve Azerbaycan'la yürüttüğü normalleşme sürecini etkileyebileceği belirtiliyor.

Paşinyan, Avrupa ile daha yakın ilişkileri savunurken Türkiye ve Azerbaycan'la diplomatik normalleşme girişimlerini de destekliyor. Bununla birlikte uzmanlar, muhalefetin iktidara gelmesi halinde bile dış politikada köklü bir yön değişikliği beklenmediğini ifade ediyor.

Öne çıkan adaylar

Seçimlerde Paşinyan'ın karşısında, 2018'deki halk hareketinin ardından iktidarı kaybeden eski siyasetçiler ile Rusya'ya yakınlığıyla bilinen iş insanları bulunuyor.

Paşinyan'ın en güçlü rakiplerinden biri, Rusya-Ermenistan kökenli milyarder Samvel Karapetyan. Karapetyan, Güçlü Ermenistan İttifakı'nın liderliğini yürütüyor.

Karapetyan hakkında hükümeti devirmeye teşebbüs, vergi kaçakçılığı, dolandırıcılık ve kara para aklama gibi suçlamalar bulunuyor. Ayrıca ittifakın bazı üyeleri de oy satın alma ve miting katılımcılarına maddi çıkar sağlama suçlamalarıyla yargılanıyor. Karapetyan cephesi ise tüm suçlamaların siyasi amaçlarla yöneltildiğini savunuyor.

Seçimlerde öne çıkan bir diğer isim ise eski Cumhurbaşkanı Robert Koçaryan. Koçaryan, Ermeni Devrimci Federasyonu (Taşnaksutyun) ile İleri Partisi'nin oluşturduğu Hayastan İttifakı'nın başında bulunuyor.

İttifak, seçimleri Ermenistan için bir "varlık-yokluk meselesi" olarak tanımlarken, Azerbaycan'a yönelik "taviz politikalarına" son verme sözü veriyor. Koçaryan kampanyasını "Birlikte Başarabiliriz" sloganıyla yürütüyor ve Rusya ile ilişkilerin güçlendirilmesini savunuyor.

Muhalefetin bir diğer önemli aktörü ise Gagik Tsarukyan liderliğindeki Müreffeh Ermenistan Partisi. Tsarukyan seçimlere partisini taşısa da başbakanlık için aday olmadığını açıklamış durumda.

Parti, "Ermenistan'a Teklif" adlı seçim programında Azerbaycan ile barışı öncelikli hedeflerden biri olarak gösterirken, dengeli dış politika, ekonomik büyüme ve sosyal sorunlara çözüm vaat ediyor.

Dış politikada büyük değişim beklenmiyor

Güney Kafkasya ve Türkiye-Ermenistan ilişkileri üzerine çalışan bağımsız araştırmacı Nareg Seferyan'a göre, Ermenistan'daki başlıca siyasi aktörler genel olarak dengeli bir dış politika yaklaşımını benimsiyor.

Seferyan, Paşinyan yönetiminin Moskova'nın etkisinden uzaklaşarak Brüksel ve Washington'a daha fazla yakınlaştığını belirtirken, muhalefetin iktidara gelmesi halinde radikal dış politika değişikliklerinin olası görünmediğini söylüyor.

Ankara Üniversitesi öğretim üyesi Prof. Dr. Yıldız Deveci Bozkuş da seçim sürecinin sert bir siyasi rekabet ortamında geçtiğini belirterek, Paşinyan'ın Batılı ülkelerin desteğini alan bir figür olarak öne çıktığını, muhalefetin ise başta Rusya olmak üzere farklı dış aktörlerden destek gördüğünü ifade ediyor.

Bozkuş'a göre seçimler, Doğu ile Batı arasındaki nüfuz mücadelesinin Ermenistan siyasetindeki yansıması niteliğinde.

Türkiye ile normalleşme gündemde

Uzmanlar, mevcut hükümetin Türkiye ve Azerbaycan ile ilişkilerin normalleşmesi için gerekli görülen bazı adımları attığını ve müzakerelerde çeşitli ön koşulları yerine getirdiğini belirtiyor.

Türkiye uzmanı akademisyen Varujan Geğamyan ise adayların resmi söylemleri incelendiğinde Türkiye ile ilişkiler konusunda büyük farklılıklar bulunmadığını söylüyor. Geğamyan'a göre Ermenistan'da şimdiye kadar iktidara gelen en eleştirel hükümetler dahi Türkiye ile ön koşulsuz diplomatik ilişki kurulmasını destekledi.

Bununla birlikte Geğamyan, Paşinyan hükümetinin Ankara'nın normalleşme sürecinde öne sürdüğü bazı talepleri önceden kabul ettiğini savunuyor. Muhalefetin kazanması halinde ise bu yaklaşımın değişebileceğini düşünüyor.

Nareg Seferyan da muhalefetin Batı ile ilişkileri sürdürmek istediğini, aynı zamanda Türkiye ve Azerbaycan ile normalleşmeye veya en azından fiili bir uzlaşmaya ulaşmaya çalışacağını ifade ediyor.

"Gerçek Ermenistan" yaklaşımı

Paşinyan, muhaliflerinin "taviz" olarak eleştirdiği politikalarını "Gerçek Ermenistan" doktrini çerçevesinde savunuyor.

Bu yaklaşım, Ermenistan'ın devlet kimliğini, dış politika önceliklerini ve ulusal hedeflerini yeniden tanımlamayı amaçlıyor. Paşinyan, geçmişe odaklanmak yerine mevcut gerçeklikler temelinde hareket edilmesi gerektiğini savunuyor.

Bozkuş, bu yaklaşımı pragmatik bir siyasi vizyon olarak değerlendirirken, komşu ülkelerin toprakları üzerinde hak iddiasında bulunmayan ve normalleşmeyi merkeze alan bir anlayış olduğunu belirtiyor.

Seferyan ise Paşinyan'ın mesajını, "Elimizde kalanları koruyalım ve gerçekçi hedefler belirleyelim" şeklinde özetliyor.

Seçimler ikinci tura kalabilir

Anketlerde ilk sırada yer alsa da Paşinyan ve partisinin tek başına iktidar olacak çoğunluğa ulaşamayabileceği değerlendiriliyor.

Nareg Seferyan, seçim sonuçlarının ilk turda netleşmemesi halinde sürpriz olmayacağını belirterek koalisyon senaryolarının gündeme gelebileceğini söylüyor. Koalisyon görüşmelerinin başarısız olması halinde ise en fazla oy alan iki siyasi güç arasında ikinci tur yapılabilecek.

Varujan Geğamyan da mevcut anketlerin yaklaşık beş parti veya ittifakın parlamentoya girebileceğine işaret ettiğini belirtiyor.

Ermenistan'da hükümet kurabilmek için bir parti veya ittifakın parlamentodaki sandalyelerin en az yüzde 52'sini kontrol etmesi ve ortak bir başbakan adayı üzerinde uzlaşması gerekiyor. İkinci tura gidilmesi halinde ise kazanan tarafa bu çoğunluğu sağlaması için ek sandalye veriliyor.